• $7,3494
  • €8,9413
  • 437.211
  • 1536.11
19 Kasım 2011 Cumartesi

Demokrasiyle vedalaşan Avrupalılık

Demokrasi bütün tarihsel ağırlığından kopartılmış bir halde Avrupa'da küresel mali finansın rehinesi haline gelirken, Suudi Arabistan ve Katar'ın Suriye'ye sertçe 'demokrasi' telkini şaşkınlık bile yaratamıyor.
Kapitalizm ve demokrasinin birbirini büyütüp beslediği tezi tarih çöpü olurken; IMF, AB ve Avrupa Merkez Bankası'nın otoriter dayatmalarıyla Yunanistan ve İtalya'da kurulan teknokrat hükümetler, siyasi temsilin de hanidir mali piyasalara tabii kılındığını kanıtlıyor.
Arap muhalif halk hareketlerini yere göğe koyamayan gelişmiş Avrupa demokrasilerinin 'liberal maskesi', küresel mali finansın çıkarlarının 'bodyguard'lığını yaparken fena halde düştü.
Almanya güdümlü AB'nin Yunanistan'da halkın onayına ve siyasi kararına sunulmasına bile müsaade etmediği acı reçete/ekonomi paketi, Avrupa'nın kendinden menkul 'evrensellik' iddiasındaki demokrasi idealinde 'halk iradesinin' yer almadığını teyit etti.
2008 finans krizinden beri 'derin saadet zinciri mimarisine' kurulmuş bankaların devasa borçlarını mülklenmiş AB ülkelerinin artık çeviremedikleri borç krizinin geldiği yerde 'devrimlerden' kırılan Arap halk hareketliliği de AB'nin 'demokrasi' tasarrufunun da dünya kapitalist sisteminin beka ve çıkarlarıyla çok yakından ilişkiliydi...
Arap ülkeleri 'demokratikleştirme kolonizasyonuyla' neoliberal coğrafyaya katılırken Avrupa'nın mali iflas sarmalına sokulmuş ülke halklarının kamusal hakları gasp edilerek ödetilecek ağır borç reçeteleri için demokrasi rafa kaldırılıyor...
Sonuçta neoliberalizmin güncellenmiş iki farklı ve çelişik gibi görünen versiyonu aynı tarihsel süreçte işletilip sonuçta piyasa tiranlarına büyük sermaye ve kaynak aktarımı kavşağında bulaşacaktı...       
Hiç kuşkusuz İtalya ve Yunanistan'da atanan 'bankacılar hükümetler' ve neoliberal teknokrat başbakanların halkın değil küresel finans kapitalinin taleplerini icra edecekleri açıktı...             
Yunan halkının 40 yılı aşkın demokratik kazanımları IMF, AB ve Avrupa Merkez Bankası gibi küresel sermayenin ulusüstü yapıları tarafından tasfiye edilirken, kriz üzerinden genişleyen sermaye birikimi Yunan halkının gelecek 40 yılına el koyuyordu.  AB şimdi hızla Yunanistan'ı neoliberal politikalarla finansal müstemlekesi haline getirerek, kamu varlıklarından başlayarak emek piyasasını esneterek işlerini bitirecekler, tembel Yunanlı propagandası ardındaki Yunan bankalarının içini küresel finansla mali dolap çevirip boşaltan Yunanlı elit-siyasetçi-yatırımcı adları tabii ki anılmayacaktı.    
Ayrıca hanidir Batı demokrasilerinde üreticilikten ağır tüketici konumuna getirilmiş kitleler için 'temsili demokrasinin' popüler kültürün geri bildirimi kalmamış bir yan dalı olmaktan öte farkı kalmamıştı.
Ama artık tarihsel olarak demokrasi kapitalist sistemin şartı olmaktan çıkarılarak yerine piyasaların otoriterliği geçiriliyor.
Bu arada Yunanistan'ın yeni başbakanı Papadimos, İtalya'nın yeni başbakanı Monti ve yeni Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi'nin ABD'yi finans devi Goldman Sachs'la kesişen geçmişleri tesadüf olmasa gerek değil mi?

<h3>Başkan Erdoğan'da aşı açıklaması</h3><h3>'50 MİLYON DOZ AŞI GELECEK'</h3><p>Başkan Erdoğan, Kovi

26 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ahır yapımı sırasında bulduğu taşların gizeminin çözülmesini istiyor

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler