• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
17 Kasım 2011 Perşembe

Devlet, KCK ve gerçek liberaller

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Bir süredir 'kutsal amaçlar' uğruna cinayeti, zulmü, haksızlığı ve şiddeti meşru gören zihniyet üzerine yazıyorum. Bu vicdansız zihniyetin siyaset felsefesindeki adı kolektivizm. Kolektif, soyut ve geleceğe dönük bir değer, amaç ve hedef uğruna tekil bir varlık olan insanın haklarına tecavüz etmeyi meşru ve haklı sayan bir zihniyet bu. Bu totaliter zihniyet, karşımıza farklı formlarda çıkabiliyor, çıktı da yıllarca... Formları farklı ama özleri tamamen aynı sağ ve sol kolektivist ideolojiler 'birbirine zıt' gibi pazarlandı. 80 öncesi kof ve içi boş çatışmalarda binlerce insan öldü. Sonunda en 'baba' kolektivist zihniyet geldi çöktü bu halkın başına. 'Kemalizm' adına askeri darbeyi meşru bulan TSK kolektivizmi milyonlarca insana zulmetti, işkence tezgahlarından geçirdi...
***
Sol-kolektivizm 'devrim' adına kanıyla, canıyla somut bir varlık olan insanın katledilmesini 'şartlar gereği' yahut 'devrimci mücadele gereği' meşru buldu ve utanmadan bir de bunu 'insanlık adına' yaptığını iddia etti. İnsanlık adına insanları katletmeyi meşru gören korkunç bir mantıktı bu...
Aynı şekilde sağ-kolektivizm 'devlet' adına ve 'Türk milliyetçiliği' adına insanları sorgusuz sualsiz katletmeyi meşru buldu. 'Devletin menfaatleri' deyince totaliter sağcı zihniyet için akan sular duruyordu. Cinayetler, haksızlıklar, zulümler bir anda 'devletin varlığı için verilen mücadele gereği' meşru ve haklı görülüyordu. Devlet adına işlenen cinayetler ülkesi oldu Türkiye. On binlerce katledilmiş insanımızın failleri bulunamadı çünkü o katiller 'devlet adına' korunuyordu...
***
İşte bu devlet terörü kendi kolektivist zihniyetine paralel bir terör örgütü yarattı. PKK aynı totaliter mantıkla 'devrimci mücadele adına' ve 'Kürt milliyetçiliği' adına kendi gibi düşünmeyen herkesi infaz eden bir terör olarak ortaya çıktı. Bir yandan JİTEM eliyle yürütülen devlet terörü, öbür yanda PKK terörü bu toprakları kan gölüne çevirdi. Askeri vesayet terörü PKK terörünü, PKK terörü askeri vesayet terörünü besledi. Devletin ve PKK'nın savaş baronları ortak hareket ediyor, birbirilerine taşeronluk yapıyor, olan yine bu toprakların halkı olan bizlere, Türklere, Kürtlere, hepimize oluyordu...
***
Askeri vesayete, Kemalizm'e ve devletin zulmüne hep karşı çıkmış kimi sosyalist kalemlerin PKK zulmüne karşı sessiz kalması ve hatta bu zulmü dolaylı olarak desteklemesi beni şaşırtmıyor maalesef. KCK adlı totaliter terör devleti yapılanmasına verdikleri destek de sürpriz değil. Zaten istisnalar hariç bu ülkenin birçok sosyalistinin tahayyülündeki devlet düzeni KCK'nın arzu ettiği kolektivist yapıdan farksız. 'Devrimci şiddet' kavramını beyninden atabilmiş, Che Guevara gibi şiddeti yücelten barbar bir figüre net bir dille karşı çıkabilen vicdanlı sosyalist sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Dolayısıyla Radikal yazarı Orhan Kemal Cengiz'in çok haklı olarak söylediği gibi Türkiye'nin anti-Kemalist solundan çok sayıda PKK yandaşı aydının çıkması doğal. Bunlara bir de son zamanlarda çaresizlikten PKK'ya yanaşan pro-Kemalist, eski Ergenekoncu kimi solcular eklendi. Daha iki sene önce 'Kürt açılımı deyip durmayın Türk sorunu çıkartacaksınız' diyerek son derece ulusalcı ve faşist bir tavır alan ama Ergenekon'dan umudunu kesince PKK'ya ve KCK'ya yanaşan bir grup bu. Hükümeti ancak terörün çıkartacağı bir devrimci halk savaşının devirebileceğine inanan kör şiddet yandaşı bir kolektivist ittifak...
Gerçek liberaller asla bu kolektivist tezgahın parçası olmazlar, olamazlar! Olmuyorlar da... Onlar devletin zulmüne de PKK'nın ve KCK'nın zulmüne de aynı sertlikte karşı çıkıyorlar. KCK soruşturmasındaki kimi 'suyunun suyunun suyu' gereksiz tutuklamaların yanlışlığına işaret ediyor ama bu soruşturmanın özünde doğru olduğunu söylüyorlar.  Bu arada bir de eski kolektivist inançlarını tam olarak terk edememiş liberal bilinenler var. Onlara kolektivist inançlarla liberalizmin yan yana yürüyemeyeceğini hatırlatmak isterim...

<h3>Siyasetin gündemi reform ve ittifak çalışmaları oldu. Peki muhalefet neden reform ve ittifak çal

Siyasetin gündeminde ne var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri ile görüştü

Bülent Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında incelemelerde bulundu