• $7,3859
  • €8,9519
  • 436.679
  • 1463.44
19 Kasım 2011 Cumartesi

Bunun adı parti içi savaş!

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

CHP'nin içindeki sular bir türlü durulmak bilmez. Hep bir güç çekişmesi, ayak oyunları, kişisel iktidar kavgaları... Parti birkaç gündür de Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün Dersim katliamıyla ilgili söylediği sözler nedeniyle kaynıyor. 'Katliamın sorumlusu devlet ve CHP'dir. Atatürk de bu olaylardan haberdardır' diyen Aygün'e bir grup adeta kazan kaldırdı. Haluk Koç, Nur Serter, İsa Gök gibi 'ulusalcı-Kemalist' isimlerin resmi tarih tezinin dışına çıkmayalım, kutsallara dokunmayalım, gerçeklerin üstünü örtelim tavrının tipik bir örneği bu...
Bu tabloya bakıp da bazıları hala yaşananlara parti içi demokrasi deyince şaşırıp kalıyorum. Böyle diyenlerin parti içi demokrasiden anladıkları, bir milletvekili tarihi gerçekleri hatırlattı diye ondan savunma istenmesi mi? Yıllarca unutturulmaya çalışılanlara dokunulunca partiden atılması mı? Şayet demokrasiden anladıkları bu ise, o zaman zaten tartışmanın, sonuç aramanın hiçbir anlamı yok, zira bu durumunda bir sorun görmeyenlerle ortak bir dilimiz yok...
***
CHP'de yaşananlar parti içi demokrasi filan değil, partinin kuruluşundan beri hakim olan faşist-ulusalcı çizginin birkaç demokrat sesten rahatsız olup kazan kaldırması. Kimseyi kandırmasınlar, buna olsa olsa parti içi savaş denir!

Ahmet Altan'dan
CHP'deki kavgayı anlatırken bugün hala, utanmazca gözümüze sokulan bir gerçeği hatırlatmış Ahmet Altan dünkü yazısında: Sabiha Gökçen'in isminin bir havaalanına verilmiş ve bugün hala kullanılıyor olduğu gerçeğini... Bu ayıbı bir de ben hatırlatmak istedim. Altan üstadın vurucu satırlarını aynen alıntılayarak:
***
'Bu ülkede Dersimlileri bombalayan Sabiha Gökçen'in adı bir havaalanına veriliyorsa sadece CHP değil, bütün partiler utansınlar. Kürtlerin katilinin adını taşıyan bir havaalanından Kürtleri yolculuk etmeye zorlayan bu devlet utansın. O havaalanının adı bir gün değişecek. Sivil halkın üzerine bomba atan birinin adı havaalanına verilemez çünkü... Bu devlet Kürtleri böyle delirtiyor işte, öldürüyor. Öldürdüğünün söylenmesini yasaklıyor, öldürdüğü söylendiğinde pişkince reddediyor, katilin adını havaalanına veriyor, sonra da 'biz kardeşiz' diyor...'

Yanı başımızdaki gizli cennet
İstanbul kah güneşli, kah bulutlu ama soğuk ve hüzünlü kış mevsimine girdi yine. Ben en çok sonbaharın çekilip, kışın kendini gösterdiği şu günleri yakıştırıyorum bu şehre. İnsanda kaçma, içe kapanma, kendini dinleme hisleri uyandırıyor. Böyle günlerde fırsat bulunca sığındığım yakın bir limanım da var. Büyükada'da bir butik otel...
***
Adanın en sakin ucunda, denizin kenarında tam bir kendini dinleme merkezi Aya Nikola. Nostaljik 8-10 odası var. Hepsi denizin önünde. Hele yağmurlu bir sabaha uyandıysam... Camın önündeki koltuğa oturuyorum ve damlaların denize vuruşunu dinleyip adeta bir ayin yapıyorum. Gündeliğin yanı başında uzaklara, çok uzaklara uçuyor, Kaf dağının ardında kendimi yeniden bulup geri dönüyorum. Otel dediğime bakmayın, sahibi Aysel Hanım kendi evi gibi işletiyor bu mekanı. Pek kimselere de duyurmuyor.
Ama o duyurmasa da ben sığındığım bu limanı sizlere anlatmak istedim. Kim bilir, belki bu kış günlerinde sizin de içinizden içinize bakmak geçiyordur. Belki siz de kargaşayı Kaf dağının ardında bırakmak istiyorsunuzdur. Bir tavsiyeye ihtiyacınız vardır. Belki...

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı