• $7,3656
  • €8,9089
  • 410.826
  • 1528.82
14 Haziran 2012 Perşembe

Başbakan'ın konuşması

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Salı günü Başbakan'ın grup konuşmasını dinlerken değişik duygular yaşadım. Ne tuhaf bir ülke bu ülke diye düşünürken buldum kendimi. Bu hisse kendimi bildim bileli kapılırım ama o gün o konuşmayı dinlerken bir uçtan diğer uca savruldum. 'Tuhaflık' hissi hem mutluluk hem de umutsuzluğu ardı ardına çağrıştırıyordu sanki. Size nedenlerini anlatacağım...
'BİLİNMEYEN BİR DİL'DEN SEÇMELİ DERSE
Başbakan'ın konuşması ile okullarda artık Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulacağı kesinleşti. 5. yıldan itibaren talep doğrultusunda sınıf açılabilecek. Yıllarca yok sayılan Kürtler ve Kürtçe'den sonra bence bu insanlık adına çok küçük ama bizim için çok büyük bir adım. Demek ki istenirse yapılabiliyormuş...
Bu ülkenin demokratikleşmesini istemeyen bazıları hemen 'İyi de Kürtçe öğretecek eleman mı var?' diye homurdanmaya başladılar. Kürt kimliğini ve dilini yıllarca tanımayan bir devlet sisteminin bıraktığı hasar çok büyük, eleman bulmakta tabii ki ilk etapta zorlanılacak ama yine son yıllarda bu iktidarın yarattığı iklimle Kürtçe dili bölümü açılabildi ve bu artarak devam edecek. Bir süre sonra  sıkıntı kalmayacak. Ben bu kadar önemli bir adım atılmışken eski sistemin handikaplarına dayanarak bardağın boş tarafını göstermeyi demokratikleşmeye direnç olarak yorumluyorum. Ancak 4+4+4 ile ilgili bir eleştirim var: Keşke Kürtçe'nin adı 4+4+4 paketi geçerken somutlaşsaydı, Başbakan açıklamadan önce de Kuran'ın seçmeli ders olduğunu bildiğimiz gibi bilseydik. Keşke bu paket bu kadar apar topar hazırlanıp, kabul edilmese de üzerine tüm detaylar somutlaşasa kadar çalışılsaydı...
SIRADA OSMANLICA OLMALI
Bir de Kürtçe dersler başlarken bizi geçmişimiz ve benliğimizden uzaklaştıran bir yanlıştan da dönülmesinin yolu açılmalı ve Osmanlıca da seçmeli ders olarak müfredata girmeli. Şeyh Galip'i, Fuzuli'yi okuyamayan, anlayamayan nesiller olarak tarihe geçtik biz. Tanpınar gibi Türkçe yazan kıymetli isimleri bile sözlüksüz okuyamayan nesiller olarak... Bu bir kültürel soykırım. Bu soykırımın sona ermesi için Osmanlıca da muhakkak seçmeli ders olarak okullarda okutulmalı.
Başbakan'ın konuşmasında beni heyecanlandıran başka bir müjde daha var. Başbakan'ın söylediğine göre talebe bağlı olarak Hıristiyan ve Yahudi vatandaşlara din dersi verilebilecek. Bu da nihayet devletin halkın tümüyle barışmaya doğru evrildiğini gösteren çok önemli bir işaret.
HANİ ORTA OKULLARI AÇILACAKTI
4+4+4'te çok vahim bir yanlış yapılıyor. Şayet bu yanlışta ısrar edilirse toplumda bir kesimin kayrıldığı hissi önüne geçilemez şekilde güçlenecek. 4+4+4 diyerek ortaokulların yeniden açılması mümkün hale getirildi. Bu çok önemliydi, çünkü 28 Şubat'ın meyvesi olan 8 yıllık kesintisiz eğitim imam hatiplerin orta kısmını kapatmayı amaçlarken imam hatipler kadar yabancı dil eğitimi veren özel okul ve Anadolu liselerine de zarar vermişti.
Ancak tuhaf bir karar alınmış ve imam hatiplerin orta kısmı açılırken İstanbul Erkek, Galatasaray gibi okulların orta kısmının açılamayacağı açıklanmış. Neden böyle bir karar alındı, anlayan varsa anlatsın... 4+4+4 paketi geçerken ben bunun yabancı dil eğitimine ne kadar yarar sağlayacağı üzerinde durmuştum. Demek yanılmışım... Şayet söz konusu okulların eskisi gibi liseleri açık kalacaksa o zaman bu düzenleme son derece tek taraflı bir düzenleme olacak. Buna yüksek sesle karşı çıkmamız gerek! Bu ülkede kurtarılması gereken yalnızca imam hatipler değil!

<p>Fenerbahçe transferlerden beklediği performansı alabildi mi?</p><p>Galatasaray'da Mustafa Muhamme

Süper Lig'de çetin mücadele devam ediyor

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik