• $28,9198
  • €31,3035
  • 1882.6
  • 8087.24
6 Ocak 2023 Cuma

Türk'le ne derdiniz var?

Altılı Masa ortaklarından DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Anayasa'nın 66. maddesinin birinci fıkrasındaki, "Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür" ifadesinin 'çağımızın gereği olarak, kapsayıcı bir anlayışla yeniden ele alınmasını' teklif etti.

Ardından DEVA Partisi Kurumsal İletişim ve Tanıtım Başkanı Sanem Oktar, "Siz başka bir tarif mi getiriyorsunuz? Anayasadan Türklüğü çıkarıyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Doğru. Kabul edeceğimiz vatandaşlık anlayışında herhangi bir etnik, dini ya da kültürel kimliğe atıf yapılmayacaktır."

Oktar, 66. Madde'nin ikinci fıkrasındaki "Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür" ifadesi için de şunu önerdiklerini açıkladı: "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ile esaslar din, dil, etnik köken, mezhep ve benzeri farklılıklar gözetilmeksizin kanunla düzenlenir."

***

Anayasa'nın 6. Madde'sinin tamamı şöyle: "Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz."

***

Buradaki 'Türk' ifadesinin 'ırk' veya 'etnik kimlik' tanımı yapmadığı daha nasıl açık yazılabilirdi!

Bu tanım, bu ülkede diğer etnik aidiyetleri 'yok etme, eritme' amacıyla kullanılmaya çalışıldı, doğru.

Ama milletin 'her etnik gruptan' oluşan büyük çoğunluğu bunu 'asla' kabul etmedi.

Ama buna karşı kendi etnik aidiyetlerini ayırmadı veya öne çıkarmadı.

Aksine, 'Türk' tanımına sahip çıktı.

Ve

Ülkeye 'hükmetme' yetkisini sadece kendinde gören bir azınlığın bu girişimini, ayrımcılık yapmadan, kırmadan, dökmeden, meşru siyaset eliyle ortadan kaldırdı.

Biz buna 'millet iradesi' diyoruz.

***

HDP'nin 'Türk' rahatsızlığı, sırtını dayadığı YPG/PKK'nın maaşını ödeyen ABD'nin isteği üzerine sırf 'Kürt-Türk ayrımcılığı' çıkarmak içindir.

Bunu sağır sultan da biliyor.

Ama muhafazakar siyasetin içinden gelenlerin Türk rahatsızlığı nereden geliyor?

'Amerikalılar, Avrupalılar gibi olalım' ezikliğinden mi?

Oysa Amerikalılar da Avrupalılar da öyle değil.

Amerikalı Amerikalıdır; ancak çok özel gereklilik olduğunda 'Afro-Amerikan' veya 'İndi-Amerikan' ya da Beyaz Amerikalı gibi tanımlar kullanılır. O da uluslararası alanda kullanılmaz, herkes Amerikalıdır.

Ya da Belçikalılar, ancak ülke içinde gerekli durumlarda 'Valon' veya 'Flaman'dır; onun dışında Belçikalıdır...

İngilizler için konuşmaya bile gerek yok.

***

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, hem genel başkanını hem genel başkan yardımcısını yalanlamak pahasına, "Anayasadan Türklüğün çıkarılması gibi bir şey söz konusu değil. Anayasa'nın 3'üncü maddesi ile ilgili bizim herhangi bir önerimiz yok" açıklaması yaptı.

Yeneroğlu, Almanya'da kaldığı uzun yıllar boyunca, farklı etnik kökenlerden gelenlerin anayasal vatandaşlık olarak ne kadar 'Alman' kabul edildiklerini iyi bilir.

Türkiye'de, anayasadaki 'Türk' ifadesinin, bir 'büyük devlet' bakiyesi Türkiye Cumhuriyeti için gereken kapsayıcılığı içerdiği bu kadar açıkken ve kabul edilmişliği 'yeniden onarılmış' iken, tartışmaya açmak ne anlama geliyor?

Türkiye'de etnik ayrılık çıkarmak sadece 'müstevlilerin' işine yarar.

Ve onların Türkiye'ye karşı kullandığı terör örgütünün ve uzantılarının...

Türk kadar başınıza taş düşsün diyeceğim, ağır gelecek!

FİYAT DONDURMA: EVET AMA YETMEZ

AKŞAM'da yılın ikinci günü 'İndirimler raflara yansımalı' manşetini atmıştık.

Alt başlığı şöyleydi: "Hükümet yeni yıla sanayide gaz ve elektrik fiyatlarında indirimle girdi. Akaryakıt fiyatları geriledi, döviz durgun. Halk, market ve markalardan da indirim bekliyor."

İlk adımı, belli ürünlerde 'fiyat dondurma' açıklamasıyla bir market yaptı, onu diğerleri izledi. Dün de Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati "Tüm işletmelerimize benzer uygulamaları hayata geçirmeleri için çağrıda bulunuyorum" dedi.

26 Aralık'ta Ticaret Bakanı Mehmet Muş, en yaygın 4 zincir marketin üst yöneticileriyle bir araya gelmiş ve "Asgari ücret zammı sonrası etiket fiyatlarıyla ilgili uyarılarda bulunduk" açıklaması yapmıştı. (Onlardan ikisi bu yazı yazılırken de henüz bir indirim açıklaması yapmamıştı.)

***

Bunlar 'sahalarda görmek istediğimiz' güzel şeyler.

Keşke mart, nisan aylarında bu açıklamaları yapsalardı.

İngiltere'de zincir marketler yapmıştı bunu.

Tüketiciyle, müşteriyle, halkla dayanışma mesajı olarak değer buldu.

Bizde ise çalışanların ücret zamlarının girdilerdeki düşüşlerle dengelendiği, zaten fiyat artışları için gerekçe kalmadığı zamanda yapıldı.

Haliyle ucuz kahramanlık olarak nitelendi.

Yine de iyimserim.

Bu yüzden 'ama, fakat' demeden manşete taşıdık fiyat donduran, az da olsa indirim kararı alan markaları.

O 'ama'yı yorum için burada kullanıyorum:

Evet ama yetmez; devamını görmeliyiz.

RAMBO'YU FİLOZOFLAŞTIRAN 'ZAMAN'

Ondan felsefi bir alıntı yapacağım aklıma gelmezdi.

Rocky (1976), Zafere Kaçış (1981) ve Rambo (1982) filmleriyle sinema tarihine adını yazdıran 76 yaşındaki Sylvester Stallone, 50 yıllık kariyerini The Hollywood Reporter dergisine değerlendirirken, "Her şeyi bildiğimi sanıyordum. Dönüp bakınca ne kadar da utanç verici" demiş.

Çocukken babanızın her şeyi bildiğini sanırsınız.

Gençken kendinizin...

Orta yaşta bilmediklerinizi öğrenmeye çabalarsınız.

Ve nihayet önünüzde, arkanızda bıraktığınızdan daha az zaman kaldığında, her şeyi bildiğinizi 'sandığınızı' anlarsınız...

Gençlik 'hata' dönemidir, çok da kasmayın, tamam...

Ama en azından daha az utanmak için sosyal medya paylaşımlarınızı 'düşünerek' yapın...

<p>Merkez üssü Gemlik Körfezi olan ancak 5.1 ve 4.5 büyüklüğüyle Mudanya'yı derinden sarsan depremde

Deprem esnasından çarpıcı görüntüler... Diş hekimi hastasını da alıp böyle kaçtı

Türkiye'nin tek su altı deniz parkı! Yıldızkoy'da mikroplastik tespit edildi

6 Aralık 2023 ŞOK aktüel ürünler kataloğu

Merapi Yanardağı kül püskürttü! Patlamalar nedeniyle 11 dağcı hayatını kaybetti