• $8,4393
  • €10,2002
  • 492.939
  • 1441.33
26 Nisan 2021 Pazartesi

Ne bekliyordunuz ki…

Ermeni isyanı, Birinci Dünya Savaşı öncesi, sırası ve sonrasında Osmanlı'yı parçalamak için planlanmış bir milliyetçi kışkırtmadır.

Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Ortadoğu'da, Yemen'de, Libya'da savaşan Osmanlı'yı içeriden vurmaya, iç sorunuyla uğraşmak zorunda bırakmaya yöneliktir.

1980'lerden itibaren PKK terörü de benzer milliyetçi kışkırtmanın ürünüdür.

Ve amacı aynıdır, Türkiye'yi parçalamaya, bu olana kadar baskı altına almaya çalışmak.

Dün;

Fransa'dan gönderilen Ermeni çetecilerin kışkırtmalarıyla başlayan olaylar hakkında gerçekleri kimden duyabilirsiniz?

O günlerde Osmanlı ile Balkanlar'dan Kırım'a, Kafkaslar'a kadar mücadele içinde olan Rusya'dan mı?

Osmanlı ile Irak'tan Filistin'e, Arabistan'a, Mısır'a kadar savaşta olan İngiltere'den mi?

Osmanlı ile Suriye'den Lübnan'a kadar savaşta olan Fransa'dan mı?

Osmanlı'ya karşı Mart-Nisan 1915'te Çanakkale'ye dayanan Avrupa'nın 'alayı'ndan mı?

Osmanlı'nın Ermeni vatandaşlarına 'çete' gönderenler, Osmanlı'dan soykırım bekliyor ve bunun propagandasını yapmaya hazırlanıyorlardı zaten.

Zira bizzat kendileri, soykırımlarıyla 'dönemin ruhu'nu yaratmışlardı.

Ama Osmanlı soykırım yapmayınca, sadece propagandasını yapmak zorunda kaldılar.

Osmanlı Osmanlılığını yaptı.

Düşman da düşmanlığını...

Bugün;

Türkiye, Suriye'de üç harekatla iki terör örgütünü püskürten ve güvenli bölgeler oluşturarak terörü sınırından uzakta tutan; emperyalist terör kuşağı projesini bozdu.

Türkiye, Katar'da emperyalist işbirlikçisi komşu aşiret rejimlerinin darbe ve işgal girişimlerini önledi.

Türkiye, Mısır'da askeri, Suudi Arabistan'da saray içi darbeye tavır koydu, İslam Dünyası halkları nezdinde meşruiyet kazanmasını engelledi.

Türkiye, Libya'da emperyalistlerin maşa olarak kullandığı çetenin meşru devleti ele geçirmesine engel oldu.

Türkiye, Azerbaycan'ın Ermenistan tarafından 30 yıldır işgal altında tutulan Karabağ topraklarını özgürlüğüne kavuşturdu.

Türkiye, sadece Bosna'da değil, Kosova, Arnavutluk, Bulgaristan, Sırbistan ve Macaristan'da yeniden siyasi ve ekonomik işbirliklerini güçlendiriyor, dostlukları tazeliyor. (Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "Balkanlar'ı Türklere bırakmamalıyız" hayıflanması sıradan bir söz değildi.)

Son 10 yıldaki bu adımların haritasına dikkat edin, yüz yıl önceki haritayı göreceksiniz.

Türkiye, bütün bunları ABD dahil 'müttefiklerine rağmen' ve 'ittifakın rakibi' Rusya ile işbirliğiyle yapmak zorunda kaldı.

Ne bekliyordunuz?

ABD Türkiye'yi baskı altına almak için Ermeni lobisini bugün kullanmayacaktı da ne zaman kullanacaktı?

Türkiye Türklüğünün, Müslümanlığının, 16 devlet kurmuş atalarından aldığı mirasın gereğini yapıyor.

Biden de 'Bidenliğini' yapıyor.

Çanakkale'deki Osmanlı mı soykırım yaptı!?

1915'te Osmanlı sadece üç kıtada onlarca isyancı çete ve devletle savaşmıyordu.

Aynı zamanda dünyanın en büyük donanması Çanakkale'den ülkenin kalbine saldırıyordu.

Çanakkale'de İngiltere'nin Avustralya ve Yeni Zelanda'dan topladığı ordu (ANZAC) nasıl bir Osmanlı ordusuyla, Mehmetçik'le karşılaşmıştı?

Avustralya'nın ulusal kimliğinin oluşmasında en büyük etken, ANZAC askerlerinin, cephede karşılaştığı Türk askerlerinden gördüğü 'savaş ahlakı' oldu. ANZAC askerlerinin anıları bunun kanıtıdır.

Savaşın en sıcak cephesinde 'düşmanına' karşı yüksek bir ahlaki tutum gösteren Türk milletini, aynı günlerde kendi halkına soykırım uygulamakla suçluyorlar!..

Fındık kadar aklı olan, bir dakika durup düşünür...

Düşünmeden yargılamak için kötü değil 'kirli' olmak gerekir.

İtina ile işbirlikçi yetiştirilir

Yüz-yüz elli yıl önce kışkırtmalarda nasıl taktikler ve işbirlikçiler kullanılıyorsa, bugün de kullanılıyor.

Sömürgecilerin taktiği, Osmanlı'yı 'işgalci' göstererek 'ulus-devlet' vaadiyle halkları milliyetçi duygularla kışkırtmaktı.

Bunun için işbirlikçi aşiretlerle çalıştılar.

Onların çete terörüyle başlayan isyanlardan yararlanarak, Osmanlı topraklarını parçaladılar.

İsyanlara katılanlar 'işgalciye karşı' savaştıklarını sanıyorlardı, her şey olup bittikten sonra 'ulus-devlet' yerine sömürgecilere bağlı bir 'aşiret devleti' kurulduğunu görünce emperyalistler için savaştıklarını anladılar.

Türkiye'de terör örgütü PKK ve uzantılarıyla yürütülen, Türkiye'yi 'Neo-Osmanlı' gösteren kampanya da farklı değil...

Bu kez işbirlikçileri sözde 'anti-emperyalist'ler!

Çünkü yüz yıl öncesi için ne kadar 'milliyetçi' yetiştirmişlerse, bugün için de o kadar 'anti-emperyalist' yetiştirdiler.

Yüzlerine vurulduğunda da utanmazlar.

Zira emperyalistler utanacak olandan işbirlikçi edinmezler...

Bir yönüyle Biden Türkiye'ye iyilik yaptı.

İşbirlikçileri tespih tanesi gibi arkasına dizildiler...

Çocukluğu, öğrenciliği, askerliği isyanlar, savaşlar ve siyasi çalkantıların yaşandığı yıllarda geçen; büyük savaşlarda liderlik ederek Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna imza atan Atatürk'ün ' cepheyi güçlü tutmak' uyarısını hatırlıyor musunuz?

<p>Bedir Acar, 'Görüntüler öyle acımasız ve vahşi ki 21. Yüzyılda devlet terörünün kitabını yazıyorl

İsrail aslında neyden korkuyor?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor