• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
16 Ekim 2021 Cumartesi

Haber maaş değil, sahtekarlık ve yüzsüzlük

AKŞAM, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinin iki yıldır nasıl yönetildiğini yazdı.

Kaynaklarımız 'ben de öyle duydum'dan ibaret değil.

Bizzat İBB Faaliyet Raporu ve şirketlerin genel kurul karar tutanakları...

Tutanaklar da şirketlerin internet sitelerinde yayınlanmış.

Ana sayfadaki Bilgi Toplumu Hizmetleri sekmesinden belgelere ulaşılabiliyor.

İlk düzensizlik burada ortaya çıkıyor.

Zira her şirketin sitesinde aynı yerden bu belgelere ulaşılamıyor.

Bazı şirketler bunu 'hakkımızda' sekmesinin altına koymuş, bazıları faaliyet raporları sekmesinin...

Neyse ki 'aranınca' bulunabiliyor!

Bazılarında '404' hata kodu verse de!

***

İkinci sorun, bulduğunuz raporlarda.

Yönetim kurulu üyelerinin TC kimlik numaraları, Kişisel Verileri Koruma Kanunu gereği yayınlanamaz. Bu nedenle boş bırakılır. Ancak İBB şirketlerini yönetenler, bazı tutanaklarda TC numaralarını açıkça yayınlamış, bazılarında üzerini tükenmez kalemle karalamış, bazılarında siyah bant çekmiş!

Bazı şirketlerde ise yönetim kurulu üyelerinin isimlerinin bile üzeri karalanmış!

Bir düzen, intizam, kural yok...

Toplantı salonundan son çıkanın dediği oluyor veya belgeleri internet ortamına yükleyen görevliler nasıl uygun gördüyse!

***

Üçüncü sorun ise tutanakların içeriğinde.

İBB şirketlerinden İGDAŞ, doğrusunu yapmış, Genel Kurul'da yönetim kurulu üyelerinin arttırılan huzur hakkı tutarlarını açık yazmış.

Ancak İBB internet sitesinde 'şirketler' başlığı altında sıralanan 28 şirketin 27'sinde durum böyle değil.

İki şirketin genel kurul tutanaklarına sitelerinden ulaşamadım.

Bir şirketin tutanaklarında 3 YK üyesi ve toplam 9 çalışan var ve onlar huzur hakkından feragat etmiş.

Kalan 24 şirketin yönetim kurulu üyelerinin huzur hakları Genel Kurul'da belirlenmiş, ancak yayınlanırken ya rakamların üzeri karalanmış veya 'daksil' ile kapatılmış!

Yani halktan gizlenmiş.

***

AKŞAM'ın yayınladığı belgelerde 'haber' ne?

Önce 'ne değil' den başlayayım.

Belediye şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkı alması haber değil.

Eğer, o şirketlerin yönetiminde 'tam zamanlı' mesai/emek harcayanlar gibi bir 'maaş' boyutunda değilse ve eğer şirket toplantılarına katılıyor, politikalarına yön veriyor, hizmetlere katkı sağlıyorlarsa, yönetim kurulu üyelerinin hakkıdır, hukukidir, yasaldır.

Huzur hakkı ödemelerine zam yapılması da haber değil. Eğer o şirketlerin yönetiminde 'tam zamanlı' mesai/emek harcayanlara yapılan zamdan fazla değilse, haktır, hukukidir, yasaldır.

***

Ama;

Halkı bilgilendirme belgeleri her şirketin internet sitesinde farklı yerlere konuluyor, kiminde yasaya aykırı olarak TC numaraları yayınlanıyor, kiminde karalanıyor, kiminde çıkarılıyor, kiminde ise yönetim kurulu üyelerinin isimleri bile karalanıyorsa, bu yönetime getirilenlerin 'görevin gerektirdiği liyakate sahip olmadığı' anlamına gelir, haberdir.

Yönetim Kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ödemelerinin, buna yapılan zamların 'karalanarak' veya 'üzeri kapatılarak' yayınlanması ise doğrudan 'halktan bilgi saklamak'tır ve hiç izaha muhtaç olmayacak şekilde haberdir.

Bu şirketlerin 'kardan zarara geçmiş' olmasının haber niteliği de tartışılamaz.

Ama derseniz ki, 'böylesi bir yönetimde bu normal, haber sayılmaz' haklısınız!

Ya da iyi tarafından bakarsanız, 'utanmış olmaları' ihtimali de takdire şayan bulunabilir!

***

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve şirketlerinin 'kötü yönetildiğini', 'arpalık haline getirildiğini', 'israf yapıldığını', 'yandaşların çifte maaşa bağlandığını', effaf olunmadığını' iddia ederek seçim kampanyası yürütenlerin ortaya koyduğu 'icraat' budur.

Ve bu belgelere İBB'den ne de şirketlerden ses seda yok!

Başkalarının huzur haklarını bire 5 katarak diline dolayanlar, söz konusu 'kendi adamları' olduğunda huzur içinde uyuyabiliyorlar!

Olsun...

Bu memlekette 'yüzsüzlüğün' asıl haber olduğu konusunda ısrar edeceğiz!

***

Son söz;

Kamuda şeffaflık esastır.

Belediye şirketlerinde de bütün kamu kurumlarında da kamuya açık belge ve raporların, kurumların internet sitelerinde 'kolay erişilebilir' yerlerde duyurulmasını sağlayacak bir 'standart' getirilmeli.

Böylece, 'üç maaş, beş maaş' iddialarından siyasi çıkar bekleyenlere halk gereken karşılığı verebilir.

Çalışma bakanı solcu olsa...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Vedat Bilgin, sessiz sedasız ama işçiler için tarihi önemde bir çaba içinde.

Lafla değil, icra makamı olarak...

İki gün önce patronlara söyledi bunu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu›nun (TİSK) düzenlediği Ortak Paylaşım Forumu›nda...

"Sendikalar kanunumuz, iş kanunumuz, toplu sözleşme kanunumuz çok eski, yenilememiz lazım" dedi.

"Örgütlenme özgürlüğünün önünü açmamız lazım. Bunu yaptığımızda kayıt dışıyla mücadelede ciddi bir mesafe alırız. Sendikal örgütlenmesi olan, sigorta ve vergi borcu olmayan işletmelerimize Beyaz Bayrak Ödülü vereceğiz" diye 'yol haritası' ve 'teşvik' açıkladı.

Hayıflandım, daha güçlü duyurabilirdik bunu. Gelişmeleri daha çok gündemde tutacağız.

***

'İşçi sınıfının örgütlenmesi' adına sadece nutuk çekmekle kariyer yapmış, onu da ancak ekonomik kriz, grev, toplu sözleşme süreçlerinde 'işçi oyu'nu siyasete devşirmek için dillendirmiş siyasetçileri, hatta sendikacıları düşünün; sonra Bakan Bilgin'in bu 'yol haritası'na kadar getirip patronların önüne koyduğu çalışmayı kıyaslayın.

Sosyal medyada sevdiğim bir kalıp var; "Avrupa'da olsa beğenirdiniz"...

Lafın tamamını deliye söyletirler...

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı