• $8,1577
  • €9,7421
  • 456.603
  • 1379.21
30 Mart 2021 Salı

Koronavirüsle mücadelede başarı nedir?

ABD ve AB ülkeleri kişi başına birkaç bin dolar, euro verdi" diye kıyaslama yapanlar, aldatabildiklerinin aklıyla alay etmekte haklılar.

Dolar basma yetkisine sahip ABD gibi olmamakla da suçlayabilirler Türkiye'yi.

Veya euro basabilen AB gibi olmamakla da suçlayabilirler.

Ya da AB'nin tek para kaynağı Almanya kadar zengin olmamakla...

Bu kıyaslamalara bakıp "Ah evet, işte Türkiye'yi geri düşürdünüz" diyenlerin aklıyla alay edebilirler...

Asgari adalet duygusuna sahip olanların, "Küresel para birimlerine sahip olan ülkeleri daha farklı ve iyi tedbirlerle yakalama şansımız olabilirdi" eleştirileri ise nispeten kabul edilebilir.

En azından bir yıllık koronavirüs deneyimine dayanarak bu şansımızın nasıl olabileceğine dair tespit ve öneriler araştırılabilir.

Ekonomik tedbirlerde küresel para birimlerine sahip olan veya ekonomik gelişmişlikleri ile yıllardır arayı açmış bazı ülkelerle yarışmak mümkün olmayabilir.

Ancak virüsün yaygınlığı, tespiti, tedavisi, vefat ve aşılama gibi 'yönetimsel tedbirlerin' etkili olduğu süreçlerde bütün ülkelerle yarışmak mümkün.

Her ne kadar test kiti, ilaç, tıbbi cihaz, aşı ve teknolojik imkanlarda eşitlik yoksa bile...

Koronavirüs vakası, test, vefat, iyileşme ve aşılamaya ilişkin elimizde çok net bir liste var.

- Toplam vakalarda ABD, Brezilya ve Hindistan nüfusları itibariyla ilk üç sırayı alırken, onları Fransa, Rusya, İngiltere, İtalya, İspanya, Türkiye ve Almanya izliyor.

- Toplam iyileşen sayısında da ilk üç ülke değişmiyor. Onları Rusya, İngiltere, İspanya, Türkiye, İtalya ve Almanya izliyor.

- Türkiye vaka sayısında 9. sıradayken, tedavi edilerek iyileşen sayısında ise 7. sırada.

Bu da Türkiye'nin daha iyi tedavi imkanları sağladığı anlamına geliyor.

Öte yandan; Türkiye ile Almanya'nın nüfusları birbirine çok yakın ve salgının başından bu yana verileri de birbirine yakın.

Bu yüzden iki ülke kıyaslaması fikir verecektir.

- Türkiye'de bulaş sayısı 3.2 milyon, Almanya'da 2.8 milyon.

- Almanya'da vaka sayısı Türkiye'den yaklaşık 420 bin daha az, ancak iyileşen sayısı Türkiye'de 460 bin daha fazla.

Bunun anlamı da şu: Almanya uzun süreli ve yaygın 'tam kapanma' ile Türkiye'ye göre vaka sayısını biraz azalttı, ancak Türkiye daha iyi tedavi imkanları sağladı.

Bugün için aktif vaka ve kritik hasta sayıları önemli; zira sağlık sistemi üzerindeki yükü onlar oluşturuyor.

- Dünyada aktif vaka sıralamasının Avrupa tarafında Fransa ikinci, Belçika 4., İtalya 5., İngiltere 7., Türkiye 13. Almanya ise 15. sırada. Türkiye (220 bin) ile Almanya (215 bin) arasındaki fark ise 5 bin vaka.

- Kritik hasta sayısında ise Fransa 4 bin 872 ile 4., İtalya 3 bin 679 ile 7., Almanya 3 bin 209 ile 9., Türkiye ise bin 968 hastayla 16. sırada.

Türkiye'nin kritik hasta sayısında 16. sıraya kadar düşmesi, sağlık hizmetlerinde Avrupa'ya attığı farkı göstermesi açısından önemli.

Bir başka kıyaslamayı -ne kadar acı olsa da- vefat sayılarında ve milyon kişide vefat sıralamasında yapabiliyoruz.

- Vefat sayısında ABD 562 bin 530, Brezilya 312 bin 299 kişiyle ilk iki sırayı alıyor. İngiltere (126.592), İtalya (107.933), Rusya (98.033), Fransa (94.596), Almanya (76.468) ve İspanya (75.010) 5 ila 10. sıraları paylaşıyor.

Türkiye ise bu listede 31 bin 076 kayıpla 19 sırada.

- Almanya ile kıyaslandığında yarı yarıya daha az kayıp veren Türkiye'den sonra gelen ülkelerde kayıp sayıları az farklarla sıralanıyor.

- Aynı şekilde, milyon kişide vefat sıralamasında ise ABD ve Avrupa'nın nüfusu çok daha az ama gelişmişliği ve zenginliği daha fazla olan ülkeleri ilk sıraları alıyor.

Örneğin Çekya, Belçika, İngiltere, İtalya, ABD, İspanya, Fransa, İsveç, İsviçre, Avusturya, Hollanda, Almanya, İsrail, Kanada, Danimarka hatta birkaç yüz bin nüfuslu Monako bile bir milyon kişide ölüm sayısında ilk sıraları alırken, Türkiye 366 kayıpla 77. sıraya kadar geriledi. Dünya ortalaması ise 359...

Bu listede de Almanya'nın 43, İsrail'in 55. sırada olduğuna dikkat çekerim.

Bugünün ve geleceğin en önemli verisi ise aşılama.

- 27 Mart itibariyla dünyada en çok aşılama yapan ülkeler listesinde ABD 140.18 milyon ile ilk sırayı alırken, İngiltere 33.68 milyon aşılama ile ikinci sırada.

- Üçüncü sırada ise Türkiye var, 14.65 milyon aşılama ile.

- Almanya 12.71 milyon, Fransa ise 10.39 milyon aşılama ile Türkiye'yi izliyor.

- Bu listede ABD (Moderna), İngiltere (AstraZeneca), Almanya'nın (BioNTech) kendi aşılarını ürettiğini ve sınırlı da olsa birbirleriyle paylaştığını unutmayalım.

Bu ülkeler üretici olmalarına rağmen yeterli üretimi yapamıyor ve aşılama yavaş ilerliyor.

Türkiye ise Çin'den aldığı halde aşılamada dünyanın üçüncü ülkesi oldu.

Üstelik Türkiye test, ilaç, tedavi ve aşılamayı vatandaşlarına tamamen ücretsiz sağlıyor.

İki ay içinde Çin'den planlanan ilk 50 milyon dozun tamamlanması ve ikinci 50 milyon dozun gelmesi ile nüfusun yüzde 60'tan fazlası aşılanmış olacak.

Almanya'dan ilk parti BioNTech aşıları geldi.

Ayrıca Rusya'nın etkinliği kanıtlanmış ve AB tarafından da temini konuşulan Sputnik V aşısı için görüşmeler sürüyor.

Bu rakamlar, yaza kadar Türkiye'nin aşılama sorununun kalmayacağını gösteriyor.

Yerli aşıda ise 3. faz deneylerine, yani gönüllüler üzerinde son testlere gelecek ay başlanacak; kullanım için sonbahar ayları gösteriliyor.

Bu da, gelecek yıldan itibaren kendi halkımızı yerli aşı ile koruyabileceğimizi gösteriyor.

Bir kıyaslama yapılacaksa, bu veriler üzerinden yapılmalı.

Türkiye'nin genç ve hareketliliği yüksek bir nüfusu var.

Bu nüfus göçlerle kentlere yayılmış, ancak güçlü aile bağları nedeniyle aralarında hâlâ yüksek bir trafik bulunuyor.

Tarım ve turizm trafiği de oldukça fazla.

Üretim ve hizmet ekonomisi 'istihdam yoğun' sektörlere dayalı.

Bu itibarla sosyal ve ekonomik hareketliliği 'tam kısıtlamak' oldukça güç.

Ayrıca böylesi bir kısıtlamayı hiçbir ekonomi tam olarak karşılayamaz.

Örneğin Almanya, 'vaka sayısı yüz binde 100'ü geçerse tam kapanmaya gideriz' demesine rağmen, bunu yapmadı.

Türkiye küresel koronavirüsle mücadele listesindeki konumunu reformdan geçirilmiş sağlık sistemi, sağlık tesisleri ve sağlık ordusunun fedakar çabalarına, aynı zamanda sistemin iyi yönetilmesine borçludur.

'Sağlık çalışanları iyi ama sistem kötü, yönetim liyakatsiz, hastaneler masraflı' demek siyaset değil 'ayıp'tır.

Bunların Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonu ve liderliğiyle yapıldığını biliyor olmak bazılarını akıl ve izandan uzaklaştırmış.

İnanmadıkları bir 'muhalefeti' sürdürmekte giderek daha fazla zorlanıyorlar.

Zira küresel koronavirüsle mücadele verileri Türkiye'nin başarısını teyit ediyor.

Türkiye bunlara takılmadan, eksiklerini de gidererek, koronavirüs sonrası turizm, üretim, ticaret fırsatlarına hazır olmaya odaklanmalı.

KORONAVİRÜS SONRASI TÜRKİYE'NİN FIRSATLARI

Türkiye sağlık sistemi koronavirüs salgınında imkan ve kabiliyetlerini bir kez daha kanıtladı.

Aşılamanın tamamlanması ve aşı pasaportu ile birlikte turizmde geçen yılki 17 milyonun iki katı bekleniyor; bence bunun üzerine çıkacak.

Zira özellikle Avrupa ülkelerinde aşı güvencesiyle tatil planları yapanlar AB ülkelerinden daha fazla Türkiye'yi tercih edecekler.

Avrupalı şirketler ürün temini için Çin, Hindistan yerine daha fazla Türkiye'yi tercih edecek, Türkiye'nin üretim ve ihracatı artacak.

Bunlara bağlı olarak istihdam artacak, işsizlik azalacak, halkın ve devletin gelirleri artacak.

Doğu Akdeniz enerji havzasındaki tartışmaların bitmesi ve Karadeniz doğalgazının devreye girmesi güçlü bir enerji desteği sağlayacak.

AB ile göç ve Gümrük Birliği anlaşmalarının yenilenmesi Türkiye için önemli kazançlar sağlayacak.

ABD ile siyasi gerginliğin en azından 'masaya indirilmesi' ekonomi üzerindeki siyasi riskleri azaltacak.

Suriye'de sıcak çatışma ve terör tehdidinin azaltılması da sağlanabilirse, Türkiye ayağındaki prangaları atabilecek.

Buna karşın, özellikle savunma sanayiinde yerli üretim ve ihracat artışı, büyümeye güçlü destek verecek.

Bunlar hayal değil, halen olmakta ve yürümekte olan süreçler...

Tek bir şeye ama çok güçlü şekilde ihtiyacımız var: İç cephede birlik ve beraberlik...

<p>Peki, kod 29 olarak bilinen fedih kodunun kaldırılması ne  anlam ifade ediyor? Çalışma hayatından

Kod 29'un kaldırılması ne anlam ifade ediyor?

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler

Petranboard'u kapan zirveye koştu

Muş'un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı