• $ 8,3465
  • € 9,6728
  • 504.287
  • 1112.37
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Böyle bir ülkeyle gurur duyulur

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu paylaştı.

- 2018’de 84, 2019’te ise 76 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yurt dışından tedavi amacıyla ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi.

- 70’in üzerinde ülkeden 60 binden fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Türk Hava Yolları özel seferleriyle ülkesine getirildi.

- Türkiye’de kalan 20 bine yakın yabancı aynı operasyonla ülkelerine götürüldü.

- Hatta, kendi ülkesi tarafından alınamayan başka ülke vatandaşları da THY uçaklarındaki yer durumuna göre önce Türkiye’ye getirildi, buradan ülkesine gönderildi.

- En son Cibuti’de mahsur kalan 3 Yunan denizci bu şekilde Yunanistan’a taşındı.

- Aralarında İtalya, İspanya ve İngiltere’nin de bulunduğu 57 ülkeye tıbbi malzeme yardımı yapıldı.

- Türkiye’nin akademi dünyası da ‘salgından sonra dünya nasıl değişebilir, Türkiye nasıl bir konum alabilir’ sorusu üzerinde kafa yoruyor. Dışişleri Bakanlığı’nın Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM), bu konudaki çalışmaları bir araya getirerek, dış politika uygulayıcılarına sundu.

***

Bütün bunlar, yurt içinde koronavirüs hastalarına ücretsiz tedavi sağlanırken ve maske ücretsiz verilirken;

İlkokuldan üniversiteye uzaktan eğitim verilirken;

Kapalı veya geliri azalan işyerleri için erteleme, kredi imkanları sunulurken;

Zorunlu ücretsiz izne çıkarılan çalışanların maaşlarının yarıdan fazlası ödenirken;

Ayrıca 4 milyon haneye nakit yardım yapılırken;

Salgını fırsat bilerek terör yapmaya çalışan örgütlerle mücadele edilirken oldu.

Ben gurur duydum.

KILIÇDAROĞLU O HAVUZA BOŞUNA SİMİT ATTI

Bu köşeye ‘Dikiz, haysiyet, onur’ başlığıyla konu ettiğim, CHP Üsküdar İlçe Başkanı’nın, İletişim Başkanı Prof. Fahrettin Altun’un evini gözetlemesi hadisesi CHP için şöyle bir batağa dönüştü:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir sosyal medya yayınına katılarak şöyle dedi: “Üsküdar ilçe başkanımız öyle bir evinin fotoğrafını filan, yok böyle bir şey. Oradan geçiyor aslında. Özel bir fotograf çekme, özel bir şey yapma, yok öyle bir şey… Bizim ilçe başkanımızın fotoğraf çekmediğini orada göreceksiniz. Dolayısıyla böyle gidip bir takipçilik ya da işte nedir ne değildir diye değil yani bakıp, bakmak istemiş orayı.”

Konuşmanın başlığı ‘yok öyle birşey’ ama içeriği ‘nedir ne değildir diye bakmak istemiş!’

İlçe başkanına böyle bir ‘parti görevini’ Genel Başkan’ın vermeyeceğini, zira tanıyabildiğim kadarıyla Kılıçdaroğlu’na bunu yakıştırmadığımı yazmıştım.

Belli ki o vermemiş.

Keşke Kılıçdaroğlu, ‘ilçe başkanımız ve il başkanımız üzerlerine vazife olmayan bir iş yapmışlar’ dese, kendisini zor durumda bırakan adamlarını korumak isterken yukarıdaki gibi cümleler kurmak zorunda kalmasa.

***

Ama adamları hiç de Kemal Bey’i düşünüyor gibi görünmüyor.

Zira CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş bir video yayınladı ve şöyle dedi: “Ben CHP Üsküdar İlçe Başkanı olarak aynı zamanda partinin Grup Başkanı olarak Fahrettin Altun beyin evinin yanında bulunan araziyi görmek için gittim. Bir inşaat çalışmasğı olmadığını gördüm. İl başkanımı aradım, kendisine raporladım. ‘Burada bir inşaat faaliyeti yok’ dedim ve Whatsapp’tan kendisine arazinin fotoğrafını gönderdim.”

Böylece kendisine ‘gözetleme, raporlama’ görevi veren CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun twitter’dan yaptığı “CHP ilçe başkanı partisinin talimatıyla inşaatın yasak olduğu arsayı kontrol etmek için gitmiştir” açıklamasını doğruladı.

Ama ‘yandaki arazi’ dediği Prof. Altun’un kiraladığı, yani artık ‘evin parçası, özel mülkiyet’ sayılan bir arsa; tıpkı çoğumuzun oturduğu ‘kiralık ev’ gibi.

***

Ben bu politik/polislik hikayeden iki sonuç çıkardım:

Bir: CHP İstanbul İl Örgütü, Genel Başkan’dan bağımsız bir ‘örgüt’ olarak çalışıyor ve ‘paralel CHP’ görüntüsü veriyor.

İki: Kimse ahlaksızlıkları ve yalanlarında boğulmuyor; aksine üzerinde sörf yapıyorlar. Kılıçdaroğlu ahlaksızlık ve yalan havuzuna boşuna simit atıyor…

‘ÇAV BELLA’ İLE 23 NİSAN KUTLAMAK

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in 23 Nisan kutlamasını gördüm. Kamyonetin arkasında ‘Bella Ciao’ müziği eşliğinde garip hareketlerle sevincini gösteriyordu.

Benim takıldığım o hareketler değil, çalan müzik.

Bella Ciao İtalyanca ‘elveda güzelim’ demek.

Müzik aslında bir İtalyan halk müziği. Bir zamanlar Po vadisindeki pirinç tarlalarında çalışan işçinin evden ayrılırken eşiyle vedalaşması ve toprak sahibine isyanını anlatan şarkı, Musollini döneminde sözleri değiştirilerek faşizme karşı komünistlerin şarkısı olmuş.

İnternette araştırınca çok benzer bir müziğe rastladım. Yahudi halk müziği Klezmer formundaki ‘Koilen/kömür’ adlı şarkı, Smithsonian kayıtlarında 1908-1927 aralığına tarihlenmiş. Yokluk yıllarında bir küçük çuval kömür arayışını anlatıyor.

***

Ya İtalyan Yahudilerinden İtalyan kültürüne geçmiş veya tersi.

Ama ‘son tahlilde’ önce komünist partizanların sonra solcuların ve hatta ergenlerin anne babasına direniş sembolü olmuş.

***

Sadede gelirsek;

Şarkının ne etnik ne de komünist versiyonu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni veya onun yürüttüğü Milli Mücadele’yi anlatmaz, temsil etmez.

Bu Milli Mücadele’yi ‘solculaştırma’ çabasının bir ürünü.

Her ne kadar birçokları gibi başkanın da bunu bilinçsiz yaptığını düşünsem de, CHP’yi bu kulvara sokanlar için aynı şeyi söylemem.

Çünkü önce CHP ‘solculaştırıldı’… Türkiye’de sol düşünce oluşmayınca, ‘solculaştırma’ yoluna gidilmişti.

Bu da o sürecin bir parçası.

Millete ve eski’ CHP’lilere de ne kadar uyar derseniz, İzmir’in CHP’li başkanının hareketleriyle müziğin uyumuna bakın derim.

30 Ekim 2020 Güncel Haberler

30 Ekim 2020 Güncel Haberler

İzmir'de enkaz altındaki anne ve 4 çocuğuna ulaşıldı

İzmir'de enkaz altındaki anne ve 4 çocuğuna ulaşıldı

İzmir'de 6.6 büyüklüğünde deprem! İşte ilk f

İzmir'de 6.6 büyüklüğünde deprem! İşte ilk fotoğraflar

Bakan Karaismailoğlu, Kahramanmaraş-Göksun kara yolunda yapılan ç

Bakan Karaismailoğlu, Kahramanmaraş-Göksun kara yolunda yapılan çalışmaları inceledi