• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
16 Mart 2021 Salı

Biden-Erdoğan görüşmesi neden gecikti?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden'in 'hâlâ' görüşmemiş olması, Türkiye'deki 'anti-emperyalist' siyasi muhalefet ve medyanın konusu oldu.

Hâlâ ABD başkanlarının telefonunu 'önem verme' olarak görüyorlar.

ABD medyasının gündemi de 'paralel'...

Associated Press haber ajansı, "Türk yetkililerin Beyaz Saray'dan telefon gelmemesini önemsizmiş gibi göstermeye çalıştığı"nı savunmuş örneğin.

***

Ancak, hakkını teslim etmek gerekirse, bunun dışında, ABD medyasının yorumları Türkiye'deki 'anti-emperyalist' çevrelere kıyasla daha tutarlı ve 'objektif' bile sayılabilir.

AP, iki ülke arasındaki sorunları şöyle özetledi:

- Suriye'de ABD'nin terör örgütü YPG ile işbirliğine Türkiye'nin tepkisi,

- Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması,

- Karşılığında ABD'nin Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programından çıkarması,

- Biden'ın kampanya döneminde "Erdoğan'a karşı muhalefete destek vermeliyiz" demesi,

- Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in Türkiye'den 'sözde müttefik' diye söz etmesi...

***

Haberde, iki tarafın da 'direnç noktalarına' ilişkin şu saptamalar yapılıyor:

- Türkiye S-400'lerin NATO'ya tehdit olmadığını belirtiyor ve çözüm için diyalog öneriyor. Washington ise 'Rus sistemi Türk topraklarında olmasın' diyor.

- Biden, demokrasi ve insan hakları reformlarıyla Osman Kavala'nın cezaevinden çıkmasını istiyor. Türkiye, ABD'nin FETÖ elebaşının iadesini istiyor.

***

AP, iki tarafın birbirine karşı politikalarındaki değişimi de şöyle özetledi:

- Türkiye demokratik ve ekonomik reformlarla dış yatırımcıları çekmeye, NATO müttefikleriyle sorunları onarmaya çalışıyor.

- Biden da ittifaklar ve geleneksel ilişkileri onarmak, NATO'yu güçlendirmek, Türkiye ile ilişkileri yeniden inşa etmek ve Ankara'yı Rusya'nın etkisinden çıkarmak istiyor.

***

Görüşme gecikti, çünkü iki lider de 'iyi bir başlangıç', en azından 'yeni sorun üretmeyen bir başlangıç' yapmak istiyor.

Ancak Türkiye tarafında 'ABD-YPG ilişkisi', ABD tarafında da 'S-400' konusu 'temel sorun'.

Diğer konular, Erdoğan ve Biden'in ortaklaşa önemsedikleri 'ikili ilişkiler ve NATO ittifakının güçlendirilmesi' hedeflerinin yanında kolay çözülebilir.

İlk görüşmede bu iki temel sorunun nasıl ele alınacağına dair bir mutabakat oluşturmak için -Amerikan deyimiyle- 'ofisler arası' görüşmeler devam ediyor, sona yaklaştığı bilgileri geliyor.

Bunun anlamı şu;

Görüşme hazırlıkları süreci Biden'in ofisinde hangi gerekçelerle uzadıysa, Erdoğan'ın ofisinde de aynı gerekçelerle uzadı.

***

Ama Türkiye'de buna dair bir 'anti-emperyalist' yorum okuyamazsınız.

Görüşme gerçekleştiğinde de okuyamayacak, aynı çevrelerden "ABD kötü ama Biden haklı" yorumları dinleyeceksiniz.

Türkiye'de 'anti-emperyalist' çevrelerin dayanak verdiği HDP'nin YPG'ye, YPG'nin de ABD'ye sırtını dayamasına bakınca...

Çok da fazla şey etmemek lazım...

KANUN MARİFETİYLE SUSTURMAK!

Daha önce konu edindiğim için tekrar değineceğim.

CHP İstanbul Milletvekili Prof. Mehmet Bekaroğlu, İletişim Başkanı Prof. Fahrettin Altun'un 'kanun marifetiyle susturulması' için TBMM'ye teklif vereceğini açıkladı.

Gerekçe olarak da, 657 Sayılı Kanun'daki "Devlet memurları ... siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar" hükmünü gösterdi; "Fahrettin Altun'lar, Mehmet Uçum'lar, bakan yardımcıları, istisnai memurlara siyaset yasaktır" dedi.

Altun da, "Yasalar çerçevesinde görevimizi yaptığımızı onlar da çok iyi biliyorlar, engellemek istiyorlar. Cumhurbaşkanımızın emrinde bütün dünyaya hakkı, hakikati haykıracağız" dedi.

Altun'un söz ettiği 'yasal çerçeve', İletişim Başkanlığı'nın kuruluşuna ilişkin 2018 tarihli ve 14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi. Kararname İletişim Başkanı'na "Kamuoyunun ve ilgili makamların zamanında ve doğru bilgilerle aydınlatılması, Türkiye hakkındaki propaganda faaliyetlerini takip etmek, gerekli tedbirleri almak, Cumhurbaşkanı tarafından verilen diğer görevleri yapmak" gibi görevleri veriyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde Cumhurbaşkanı'nın konumu gereği, Cumhurbaşkanlığı ve kabinenin kimi kadroları artık 'siyasi nitelikli'.

CHP de bunu biliyor, ancak 'eski sistemden kalan algıya dayalı yanıltma siyaseti' yürütüyor.

İletişim Başkanı'nın iletişim kurmasını veya bakan yardımcısının siyaset yapmasını 'yasaklama' mantığının arkasında bu var.

Bu siyasetin bir başka görüntüsü de yine Altun ile Cumhurbaşkanlığı ekibi ve AK Parti yetkililerinin açıklamalarını birbiriyle yarıştırarak tartışma yaratma çabalarında görülüyor.

Ancak bu siyaset artık ne bir tartışma yaratıyor ne de kendilerine destek veren medyada haber değeri görüyor.

KÖTÜ MÜTTEFİK BAĞIMLILIKTAN KURTARIR

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) 2016-20 dönemi raporuna göre, Türkiye'nin savunma sanayii ithalatı son 5 yılda yüzde 59 geriledi; ihracatı ise yüzde 30 arttı.

Bunda, özellikle son iki yılda ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı ambargolar etkili oldu; ABD'den ithalat yüzde 81 azaldı.

SIPRI, Türkiye'nin yerli savunma sanayiinde büyüdüğüne işaret etti.

Daha sırada yerli jet motoru, savaş uçağı ve gemiler var...

Bizim 'anti-emperyalist' cenah, buna da bağımsızlık gözüyle bakmaz.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Belgrad Ormanı'ndaki devasa çukur şaşkına çevirdi

Bakan Soylu, Salgınla Mücadele Değerlendirme Toplantısı'na katıldı

8. Cumhurbaşkanı Özal'ın ölümünün üzerinden 28 yıl geçti