• $32,8587
  • €35,3352
  • 2488.26
  • 10739.9
27 Eylül 2022 Salı

Sultanahmet'e dokunmayın

İBB, Sultanahmet Camii'nin önündeki Atmeydanı'nı tamamen ortadan kaldıracak bir projeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Milyonlarca yerli-yabancı turistin ziyaret ettiği, etrafı Osmanlı eserleriyle süslü meydanın, Bizans dönemi hipodrom kalıntılarının ortaya çıkartılması için yıkılmasıyla İstanbul'un en değerli mekânı bir inşaat çukuruna dönüşecek.

Bu çalışma "bilimsel olmaktan çok politik bir amaca" hizmet ediyor. Neden mi?

İstanbul'daki Bizans eserlerinin büyük çoğunluğu fetihten bu yana korunuyor. Ayasofya başta olmak üzere neredeyse tüm ibadet mekânları işlevini değiştirip camiye dönüştürülseler de, bina hüviyetlerini muhafaza ettiler. Kalenderhane (Akateleptos), Fenari İsa (Lips), Gül (Theodosia), Zeyrek (Pantokrator) camileri bunun en güzel örnekleri. Aya İrini gibi camiye dönüştürülmeden yaşayan örnekler de mevcut. Valens Su Kemeri (Bozdoğan) ya da Yerebatan Sarnıcı gibi sivil yapılar da asırlarca işlevlerini koruyarak yaşadılar ve hâlâ ayaktalar. Yani Türkiye'de ne Osmanlı ne de Cumhuriyet devrinde Bizans eserlerine karşı bir husumet olmadı.

Bu yüzden bazılarının iddia ettiği gibi kimse Osmanlı öncesi eserlere karşı düşmanca bir tavır içerisinde değil. Bilakis büyük bir devlet ve köklü bir medeniyetin varisleri olarak tüm tarihi mirası kendimize ait bildik. Oysa 5 asır boyunca bize ait olan Selanik'te ve 350 yıl yönettiğimiz Atina'da Yunanlar neredeyse hiç Türk eseri bırakmadılar. Hepsini yaktılar, yıktılar. Bugün bu şehirlerde asırlarca Türklerin yaşadığına dair bir ize çok zor rastlarsınız.

Öyleyse CHP'li İBB ne yapmak istiyor? Üzerinde şu anda Sultanahmet Camii, İbrahim Paşa Sarayı ve Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası'nın bulunduğu alanın orta yerinde yıllarca sürecek arkeolojik kazı yapmak ne anlama geliyor? Üstelik bu alanda 13. yüzyılda Latin işgali sırasında tamamen yıkılmış hipodromun sadece Spina Duvarı'nın var olduğunu biliyoruz. Atların koşusu esnasındaki düzeni sağlamak için yapılan bu duvarın ortaya çıkartılması için en az 5 metre derinliğinde bir çukur açmak gerekiyor.

İBB Genel Sekreter Yrd. Mahir Polat'ın verdiği bilgiye göre alanda 25 metre genişliğinde ve 150 metre uzunluğunda bir kazı yapılacak. Bu zaten meydanın tamamı demek. Böylesi bir çukur, Atmeydanı'na onlarca yıl boyunca tek bir turistin gelmemesi demek. Alman Çeşmesi'nden Rektörlük Binası'na kadar alanda bulunan tüm esnafın kepenk kapatması, Sultanahmet Camii'nin bir cephesindeki kapılarının işlevini yitirmesi demek.

Burada arkeolojik bir sondajdan bahsetmiyoruz. Hipodromun bir kısmı üzerine 16. yüzyılda inşa edilen ve şu anda Türk-İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan İbrahim Paşa Sarayı'nın bodrum katında hipodroma ait kalıntılar zaten görülebilir. Merak edenler burayı ziyaret edebilir. Meydana 4. yüzyıldaki halini gösteren panolar da konulabilir. Fakat sırf 86 yıllık esaretinden sonra camiye çevrilen Ayasofya'nın karşısında bir Bizans eserini ortaya çıkartmak için bu işe girişiliyorsa bilsinler ki yanlış yoldalar.

İBB projenin diğer kısmının ise Sphendone'un ortaya çıkartılması olduğunu açıkladı. Bu kısmın üzerinde 1898 tarihli Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası ile 1868 tarihli Sultanahmet Mesleki Teknik Anadolu Lisesi var. İş sırf hipodromun bir parçası daha ortaya çıksın diye bu binaların yıkılmasına kadar varır mı? Neden olmasın? Bu CHP'nin daha önce yapmadığı bir iş değil. 1940'ta Henri Prost istedi diye 134 yaşındaki Taksim Topçu Kışlası'nı yıkan bir zihniyet kışlaya göre daha yeni olan binaların yıkılmasını isterse şaşırmalı mıyız?

İbrahim Paşa Sarayı'na dokunabilirler mi? O kadarına cesaret edemezler herhalde. Fakat Milli Mücadele'nin başladığı 19 Mayıs günü tüm protestolara rağmen İstanbul'da bir pontusçuya konser verdirenlerden beklemiyor değilim.

<p>19 yaşındaki Arda Güler, Avrupa Şampiyonası tarihinde gol  atan en genç oyuncu oldu.</span><br></

Tahtın yeni sahibi Arda Güler!

Dünya mirası Nemrut bayramda ziyaretçi akınına uğradı

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!

Dünya bizimkileri konuşuyor! ''Türkler mücevherine güvendi''