• $32,8427
  • €35,3082
  • 2489.66
  • 10739.9
24 Eylül 2022 Cumartesi

Molla rejiminin sonu mu?

İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini isimli bir genç kızın ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü karakolda yaşamını yitirmesi üzerine başlayan protestolar giderek büyüyor. Ülkenin tüm şehirleri kısa bir sürede yangın yerine döndü. Batı basınının hararetle servis ettiği haberlere bakılacak olursa, Hamaney rejimi son günlerini yaşıyor. Peki, gerçek böyle mi?

İran'da 1979 devriminden bu yana rejimin baskıcı politikalarına karşı zaman zaman kitlesel gösteriler oldu. Hatta bazıları bugün yapılanlardan çok daha büyük ve şiddetliydi. Özellikle 2009'da Hamaney'in desteklediği Ahmedinejad'ın seçimleri kazanmasından sonra başlayan protestolar yakın tarihteki en büyük eylemlerdi. Fakat eylemlere öncülük eden eski başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı Mir Hüseyin Musavi ile Meclis Başkanı Mehdi Kerrubi'nin ev hapsine alınması ve devrim muhafızlarının çok sayıda protestocuyu öldürmesi sonrası "yeşil devrim" hayali son buldu.

REJİMİN YIKILMASI ZOR

Bugün yapılan protestoların kaçınılmaz sonu da böyle olacak görünüyor. İran'da rejimi korumak için kurulan ve doğrudan dini lider Hamaney'den emir alan 125 bin kişilik Devrim Muhafızları Ordusu ülke yansa da rejimden asla vazgeçmez. Üstelik sayıları on binlerle ifade edilen, işledekileri cinayetlerden dolayı hukuk önünde hesaba çekilemeyen ve yine sadece Hamaney'den emir alan sivil giyimli "besicler" eylemcilere göz açtırmaz. Bunlar işlerinde o kadar profesyoneldir ki, Suriye'de diktatörlüğe karşı başlayan halk ayaklanmasını Esad engelleyemeyince çözümü bu insan kasaplarından destek almakta bulmuştu.

Protestoların görünen yüzünde rejimin kılık-kıyafet kısıtlamaları başta olmak üzere hayatın çeşitli alanlarında uyguladığı baskıcı politikalar var. Oysaki İran'da halkın temel sıkıntısı bu değil. Ülkede başörtüsü mecburiyeti bir formaliteden ibaret. Kadınlar mendil kadar bir örtü ve ağır bir makyajla sokakta dolaşabiliyorlar. Gençler evlerde içkili partiler düzenleyip bunları sosyal medyada paylaşıyor, uyuşturucu kullanımındaki yaygınlık ise ülkenin büyük bir sorunu.

Asıl sorun, elindeki petrol ve doğalgaz sayesinde dünyanın en müreffeh ülkelerinden birisi olması gereken İran'da halkın tam bir sefalet içinde yaşaması. Petrol gelirleri 10 yıl içinde 120 Milyar dolardan 25 Milyar dolara geriledi. Üstelik bu paranın önemli bir kısmı Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan'daki operasyonlara harcanıyor. Molla rejimi ideolojisini yayabilmek için bu ülkelerdeki diktatörlere ya da bağnaz/kanlı örgütlere para yağdırıyor.

Rejim, halkın üzerinde tahakküm kurabilmek için İsrail ve ABD'nin kendilerine düşmanlık ettiğini, bu yüzden milislere büyük harcama yaptığını savunuyor. Halk rejimin bu yaklaşımından o kadar bezmiş durumda ki, 2009 protestolarında Filistin karşıtı sloganlar dahi duyulmuştu.

BATI'NIN GÜÇLÜ PARTNERİ

Gerçekte ise rejim sadece göz boyuyor. İran, Afganistan'ın işgalinde ABD'ye destek verdiğini en yetkili ağızdan açıklamıştı. Irak işgali sonrası ABD'nin ilk yaptığı iş mollalara jest için İranlı muhaliflerin sığındığı Irak'taki Eşref Kampı'nı dümdüz etmek olmuştu. Üstelik İran yanlısı Iraklı örgütlerin kampta gerçekleştirdiği katliama iştirak ederek.

İran'daki mevcut rejim Batılılar için eşi bulunmaz bir partner. Onun eliyle Suriye'de halkı yok ediyor, PKK'ya terör devleti kurdurtuyor, Afganistan'ı işgal ediyor, Karabağ Savaşı'nda Ermenistan'a nefes aldırıyor, Lübnan'ı istikrarsızlaştırıp, Yemen'i bölebiliyor. Bu rejimin yıkılıp halkın özgürleşmesini, kendi servetine sahip çıkmasını Batı neden istesin? İşte bu yüzden molla rejiminin yıkılması çok zor.

İran'ın son 20 yılda Irak ve Suriye'de işlediği suçlara gözlerini kapatıp, Türkiye'de bu rejime başörtüsü üzerinden muhalefet edenlerin ikiyüzlülükleri ise gözlerimizi yaşartıyor.

<p>19 yaşındaki Arda Güler, Avrupa Şampiyonası tarihinde gol  atan en genç oyuncu oldu.</span><br></

Tahtın yeni sahibi Arda Güler!

Dünya mirası Nemrut bayramda ziyaretçi akınına uğradı

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!

Dünya bizimkileri konuşuyor! ''Türkler mücevherine güvendi''