• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
25 Mart 2014 Salı

Faşizm kokulu CHP-cemaat aşkı

Fethullah Gülen'in Zaman gazetesindeki röportajını okurken üzülüp kahrolmamak mümkün değil. O konuşmada 12 Mart ve 12 Eylül'de bir 'şaki' gibi takip edildiğinin altını çizen Gülen'in şu ifadelerini dikkatle okumanızı istiyorum: "Şu an gördüğümüz şey askerî darbelerde gördüğümüzden 10 kat daha fazladır..."

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Aynı kıbleye yöneldiğimizi düşündüğümüz insanlar tarafından benzer bir muameleye uğruyoruz."
Bu ülkede dindarlar dâhil farklı kimliklerdeki milyonların yıllardır yaşadığı mağduriyetleri ortadan kaldıran, özgürlüklerin önünü açan bir iktidara karşı böylesine adaletsiz ve haksız bir ithamda bulunmak nasıl bir vicdanın eseri olabilir?
Hayır, muhafazakâr bir iktidara karşı yöneltilen bu ithamlar, yıllardır hepimize 'hoşgörü' ve gönül hareketinin temsilcisi olarak takdim edilen bir zat tarafından asla söylenemez. Ama söyleniyor işte...
Maalesef dindarları hedef alan bu ithamların sahibi Fethullah Gülen’dir. İşin vahametine bakın ki, bugün AK Parti iktidarını yıkmak üzere yola çıkan bu cemaat, Türk siyasi tarihinde zulmün mimarı olan CHP ile ittifak halindedir.
Bu CHP ki 1928 yılında İslam harfleri ile kitap basımını yasakladığı için, bu zulüm yıllarında matbaalardaki Kur'an-ı Kerimler kese kağıdı olarak piyasaya sürülmüştür. Nitekim tarihimizin bu karanlık yıllarını cemaatin yayın organı Aksiyon dergisi ve STV "İşte tek parti CHP döneminde ağır din baskısı ve halka yapılan zulüm" olarak belgeleriyle yayımlamıştı. Peki bu kadar kısa sürede ne değişti de "halka zulüm yapan CHP" cici bir partiye dönüştü?
Şimdi bir izan sahibi çıksın ve bize, Kur'an-ı Kerim'i kese kağıdı yapan faşizm kokulu bir zihniyet ikliminden gelen CHP- cemaat aşkını izah etsin. CHP'nin bu ülkede mütedeyyin insanlara nasıl tarifi imkansız eziyetler yaptığını çok iyi biliyoruz, bu bizi incitmiyor. Zira tek parti paradigmasının en bariz tanımı zulümdür. İşte tam da bu yüzden, cemaatin CHP sevdası kadar hiçbir şey dindarları böylesine incitmedi.
Peki ne oldu da Gülen hareketini yönetenler CHP'ye böylesine sevdalandılar?
Yıllardır milletin hafızasında totaliter zihniyetin simgesi olarak yer eden CHP'de nasıl bir değişim oldu ki cemaatin gazetelerinde, televizyonlarında bu partiyi demokrat olarak gösterebilmek için kan ter içinde kalıyorlar?
Acaba CHP'de cemaatin gördüğü ama bizim göremediğimiz çok değerli bir demokrasi pırıltısı mı var ki, cemaat ablaları kurslarda, okullarda CHP'nin faziletleri(!)ni anlata anlata bitiremiyorlar?
Yoksa CHP ile cemaat arasında bizim bilemediğimiz çok derin bir akrabalık mı var?
Doğrusu çok merak ediyorum, 28 Şubat'ta İmam-Hatipler kapatılırken, başörtülü öğrenciler için üniversite kapılarında ikna odaları kurulurken susanlar hatta başörtüsü "füruattandır" diyenler, acaba o günlerde CHP ile ittifakın altyapısını mı hazırlıyorlardı?
Çünkü Menderes'i idama bu CHP zihniyeti götürmüştür, 28 Şubat'taki zulümlere bu CHP alkış tutmuştur, üniversite kapılarında ikna odaları kuranlar CHP zihniyetinin vârisleridir. Hâl böyleyken, ne yazık ki cemaat işte bu CHP'nin günah defterlerini temize çekmek için şimdi canhıraş bir gayret içindedir. Ama bilelim ki, inananlar için öte dünyada 'büyük hesap günü' var. Bugün CHP için dindarları incitenler, o büyük hesap gününde CHP ile baş başa kalacaklar…

<p> </p>

'Galatasaray küme düşebilir'

Severek tüketiyoruz ama... Bu etkisini ilk kez duyacaksınız

2 bin 600 yıllık mumyanın gizemi çözüldü! Yüzü yeniden yapılandırıldı

Arıyı yemeye çalışınca olanlar oldu! Son halini gören kahkahayı basıyor