• $8,5351
  • €10,1157
  • 494.763
  • 1431.78
8 Kasım 2013 Cuma

Erdoğan, özel hayat polisi mi?

Başbakan Tayyip Erdoğan Finlandiya, İsveç ve Polonya ziyaretine çıkarken, öğrenci evleri bağlamında Türkiye’nin değişik şehirlerinde yaşanan toplumsal bir sorunla ilgili bazı değerlendirmelerde bulundu ve kıyametler koptu.
Doğrusu, birkaç gündür koparılan fırtınayı akılla ve mantıkla izah etmek mümkün değil. Evet Tayyip Erdoğan ‘muhafazakâr-demokrat’ bir liderdir, değerleri konusunda da son derece hassastır. Ama o bir siyasetçidir ve toplumda reel karşılığı olmayan hiçbir tavrın içinde olmaz.
11 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olan Erdoğan’ı artık çok iyi tanıyoruz, hiçbir zaman popülist adım atmaz ve de hukuk devleti ilkelerine sonuna kadar sadıktır. Bugün, muarızları da dahil olmak üzere kimse Erdoğan’ın keyfi, hukuk dışı uygulamalar içinde olduğunu iddia edemez.
Eğer, bugünlerde tartıştığımız sosyal bir problemle ilgili adımlar atacaksa, bunu kesinlikle hukuk devleti sınırları içinde atacaktır.
Nitekim Erdoğan Helsinki’de, hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde, yasal sınırın altını net olarak çizdi: “11 yıldır başbakanım özel hayata müdahale eden bir iktidar olmadık. Olsaydık 2 kişiden birinin oyunu alan bir parti olmazdık. Halkımızın özel hayatı bizim teminatımız altındadır. Meşru hayat vardır. Gayri meşru hayatlar vardır. Bizim üzerimize düşen görevler vardır. Yasalar bize hangi görevi verirse o konuda adımlar atarız.”
Medyada, sadece Erdoğan karşıtlığıyla varlığını kanıtlayabilen, CHP gibi halkla ve halkın değerleriyle bir irtibatı bulunmayan çevreler, olayı doğal mecrasından saptırarak, “özel hayata müdahale” üzerinden hesap görmeye çalışıyorlar.
Şimdi, yasal vurgunun son derece net yapıldığı Başbakan’ın yukarıdaki ifadelerinden nasıl bir “gizli gündem” çıkabilir. Oysa yaklaşık birkaç gündür yazılan yazıları, yapılan yorumları, CHP’nin ipe sapa gelmez değerlendirmelerini dikkatle incelediğinizde tam bir zihinsel faciayla karşılaşırsınız.
Yok efendim, Erdoğan zihninin bir köşesinde beklettiği ‘gizli hedefleri’ teker teker gündeme sokuyormuş...
Ve Erdoğan, “Bireyleri ve toplumu kendi muhafazakârlık ölçüleri doğrultusunda formatlamayı” hedefliyormuş.
Bütün bu analizlerde gözardı edilen bir gerçek var. Bir kere olayı doğru değerlendirebilmek için Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarından bazı cümleleri cımbızlayarak değil, metne daha bütüncül bakarak bir değerlendirme yapmak gerekiyor. Bağlamından koparılarak sunulan cümlelerin esas arka planında Başbakan Erdoğan, öğrenci evleri adı altında oluşturulan bazı yapıların sosyal ve ahlaki bir yara haline geldiğini, ailelerin ve toplumun bu durumdan şikâyetçi olduğunu söylüyor.
Biliyorum, bu ülkede bazı kesimler Erdoğan düşmanlığı yapmadan rahat edemiyorlar. Ama unutmayalım ki, bu Tayyip Erdoğan tam 11 yıldır Türkiye de ekonominin de, demokrasinin de, özgürlüklerin de kalitesini yükselterek milletin teveccühüne mazhar oldu.
Dolayısıyla, boşuna uğraşıyorsunuz. Erdoğan bu milletten ‘özel hayat polisliği’ ile oy almadı. Ama toplumun sosyal problemlerle ilgili şikâyetlerine ve beklentilerine duyarsız da kalmadı. Kim, “Nerede bu devlet” diye sesini yükselttiyse Tayyip Erdoğan devleti o bireyin ayağına götürdü. Bütün bunları yaparken de tek referansı hukuk oldu.
Öyle ortalarda boşuna “gizli gündem” goygoyculuğu filan yapmayın. Çünkü toplum, bu ülkede neyin kimin sahici, kimin çakma demokrat olduğunu çok iyi görüyor.
Günlerdir tartıştığımız kız ve erkek öğrencilerin birlikte yaşaması konusunda TÜİK’in çok dikkat çekici bir araştırmasını sunmak istiyorum.
Değişik şehirlerde 12 bin 280 haneden, değişik yaş grubundan 24 bin 647 kişinin katılımıyla yapılan araştırmada katılımcılara, “Çevrenizde nikâhsız birlikte yaşayan çiftlerin bulunması sizi rahatsız eder mi?” sorusu yöneltildi. Toplam katılımcıların yaklaşık yüzde 67’si bu soruya “evet rahatsız eder” yanıtı verdiler.
Araştırmada, “üniversite çağı” olarak bilinen 18 - 24 yaş arasındaki gençlerin yüzde 59’u, çevrelerindeki bu tür birlikteliklerden “rahatsızlık duyacaklarını” ifade ettiler.

<p class='MsoNormal'>Çok Güzel Hareketler 2 programının sezon finali yapmasının  ardından soluğu Köy

Yılmaz Erdoğan, yardım malzemelerinin yangın bölgesine ulaştığını duyurdu

Iğdır'da yıkılan cezaevinin yerine yapılan sosyal yaşam alanı ilgi görüyor

Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Uludağ'da yangın ihtimaline karşı helikopterli denetimler artırıldı