• $8,3468
  • €10,1984
  • 501.863
  • 1462.5
17 Ocak 2014 Cuma

Dindarlar ve hizmete gönül verenler fırıldak değil

Dışarıda kurşun gibi ağır bir hava var. Ama aynı zamanda da puslu bir hava… Yıllardır bu ülkenin değerlerine karşı hep mesafeli duran ve özellikle de mütedeyyin insanlara nefretle bakan laikçi azınlıklar, son günlerde Türkiye'nin içinden geçtiği sancılı günleri mutlulukla izliyor ve de çok eğleniyorlar.

En çok da AK Parti ile cemaat arasında kavga var algısını köpürterek adeta mutluluktan uçuyorlar. Oysa Başbakan Tayyip Erdoğan'dan partinin en alt birimine kadar hiç kimse, hizmete gönül veren insanlara karşı en küçük bir olumsuzluk duygusu içinde değildir ayrıca olamaz da…
Başbakan Erdoğan'ın söylemleri dikkatle incelendiğinde hizmete gönül verenleri değil, devlet içinde yeni bir “derin devlet” oluşturma hevesine kapılan paralel yapıları hedef aldığı ve onları eleştirdiği rahatlıkla görülecektir. Başbakan'ın son grup konuşmasında bu konuda verdiği mesaj son derece açık: “Bu sürecin Türkiye'deki inançlı kesimleri mağdur etmesine asla izin vermeyiz. Örgütün üst yönetimiyle oradaki diğer vatandaşımızın hassasiyetlerini birbirinden kesinlikle ayırıyorum, yıllarca burada fedakârca hizmet etmiş kardeşlerimizden oynanan oyunu görmelerini bekliyoruz.”
Durum bu kadar açık ve net olduğu halde, birileri memleketteki puslu havayı fırsat bilerek dindarları birbirine vurdurma hevesiyle yanıp tutuşuyor. Hatta kimi kalemler, demokrat ve yenilikçi yazarları, aydınları hedefe oturtarak, “Hani dün cemaatle kol kola geziyordunuz, ne değişti de dün demokrat gördüklerinizi bugün darbecilikle suçluyorsunuz” şeklindeki münasebetsiz ifadelerle dindarlar arasına nifak sokabileceklerini sanıyorlar.
Ama yanılıyorlar, hizmete gönül verenler dahil bütün dindarlar, dün nasıl demokrasi için mücadele vermişlerse bugün de demokrasinin safında yer alıyorlar. Bu arada, şu günlerde paralel devlete takla atmakla meşgul taklacı güvercinlere bir kez daha hatırlatalım, hizmete gönül verenler dahil, bu ülkede hiçbir mütedeyyin insan geçmişte cuntacılarla olmadı, bugün de paralel çetelerle birlikte olmayacak.
Şüphesi olanlar, hiç uzağa gitmeden 12 Eylül 2010 referandumunda dindarların ortaya koyduğu mücadeleye bakabilirler.
Eğer o kadar çok fırıldak görmeyi merak ediyorsanız, darbe dönemlerinde cuntacılara kuyruk sallayanların şimdilerde hangi paralel efendilere kuyruk salladığına bakabilirsiniz.
“Peki bugün yaşananların anlamı ne?” diyenler için hemen söyleyelim, maalesef cemaatin tepesinde yer alan bazı isimler, girdikleri farklı bağlantılar ve angajmanlar dolayısıyla hizmete gönül verenleri de utandıracak çok ayıp işler yapıyorlar.
Çünkü hizmete gönül veren hiçbir dindar insan millet iradesine suikast düzenleyen, Türkiye'nin istikrarını, ekonomisini yok etmek isteyen ve hele de dindarlara karşı cadı avı başlatan paralel çetelere asla destek vermez ve onlarla birlikte olmaz.
Biliyorum, cemaatin tepesindeki bazı isimlerin devlet içindeki paralel yapıları ölümüne savunmalarından çok mutlular. Hep özledikleri ve bir taşın arkasına saklanarak hayalini kurdukları “eski Türkiye” günlerini cemaatten birilerinin savunuyor olmasını gizli bir sevinçle alkışlıyorlar.
Ama herkes bilsin ki boş hayal bunlar, bu ülkeye inanan bütün onurlu insanlar cuntacıların ve uluslararası Türkiye düşmanlarının karanlık hayallerine asla ortak olmayacaklar.
30 Mart gecesi, bütün paralel çetelerin, yeni derin devlet özlemcilerinin, ağzı açık İsrail lobisi hayranlarının ve Neo-Con taşeronlarının yüzlerini görmeyi çok merak ediyorum doğrusu. Bu ülkeye tuzak kuranları milletin nasıl ödüllendireceğini o gece hep birlikte göreceğiz.

<p>MGM Hava Tahmin Uzmanı Şahin Şahbaz,</p><p>'Balkanlardan gelen yağışlı ve serin bir hava cuma, cu

Meteorolojiden gök gürültülü sağanak yağış uyarısı

Filistin'de işgalci İsrail'e ait patlamamış bir füze bulundu

Belediye ekipleri Marmara Deniz'indeki deniz salyasını temizlemeye başladı

ASELSAN'ın mikro insansız hava aracı ''Saka'' kanatlandı