• $8,3994
  • €9,9761
  • 488.893
  • 1408.81
23 Ağustos 2013 Cuma

Diktatör görmek ister misiniz?

Ruhunda ‘darbe virüsü’ bulunan başta Gezi ahalisi olmak üzere CHP ve ittifak içinde olduğu bütün Ergenekoncu, ulusalcı, devrim hevesi yarıda kalmış nostaljik solcular ve ayrıca CHP’nin ‘yarı resmi’ yayın kuruluşu durumunda olan Hürriyet benzeri gazetelerin sivil üniformalı paşaları, Başbakan Tayyip Erdoğan ne zaman değişim ve demokratikleşme hamleleriyle vites yükseltmeye başlasa, hemen yeni ‘diktatör masallarıyla’ arzı endam ediyorlar. 
“Eski Türkiye” ruhuna bağlı ve darbe geleneğinin mirasçısı olan bu çevrelerin diktatörlükle ilgili bilgilerini tazelemek için bazı örnekleri tekrar tekrar hatırlatmakta yarar var. 
Diktatoryal uygulamalar mı görmek istiyorsunuz? 
Dersim’de çocukları bile katleden zihniyet, Cumhuriyet tarihimizdeki diktatör uygulamalarının en acımasız örneğidir. Bugün ikide bir Erdoğan’la ilgili ‘diktatör masalı’ uyduran CHP’nin Dersim’de parmak izleri vardır. 
Hiçbir hukuka, adalet duygusuna dayanmayan İstiklal Mahkemeleri diktatörlere has yöntemlerin uygulandığı utanç verici mahkemelerdir. 
CHP zihniyetinin büyük katkısıyla gerçekleşen 1960 darbesinin utanç verici, uyduruk mahkemelerle ülkenin başbakanını, bakanlarını asması diktatörlüğün zirvesidir. 
“Türk olmayanların bu topraklarda köle olmak dışında bir hakkı yoktur” diyerek faşizan zihniyetin öncülüğünü yapan ve yargıçlara “Sizin asli göreviniz rejimi korumaktır, gerisi teferruattır” talimatları veren CHP’nin ünlü Adalet Bakanı Esad Mahmut Bozkurt’un uygulamaları, otoriter ve diktatoryal uygulamaların dikalasıdır. 
Mısır’da sniper’ların, kurşunuyla annesini kaybeden o küçük çocuğun yüzüne baktınız mı hiç? Ya sadece demokratik hakları için diktatörlerin tankına karşı ellerini açarak yürüyen gencin onurlu duruşunu? 
Peki, sarin gazıyla bebekleri katleden Suriye katilinin insanlık dışı vahşetini gördünüz mü? 
Diktatör görmek istiyorsanız, Mısır’da, Suriye’de yaşanan insanlık dramlarına, gözyaşlarına iyi bakın. Ama siz diktatörlere, darbecilere selam gönderir, hayali diktatör masalları üretmeyi seversiniz... 
Hiçbir şey gizli değil, artık her şey ortada... Başbakan Tayyip Erdoğan’a karşı medyada sistematik bir diktatörlük kampanyası yürütenlerin, Mısır’ın yeni diktatörü Sisi’nin kuyruğuna takılırken nasıl bir diktatör hayali içinde olduklarını çok iyi gördük. 
Bu kampanya içinde yer alanların kahir ekseriyeti, zaten çok açık bir şekilde Erdoğan’la aynı ideolojik kökten gelmedikleri için doğal olarak kan uyuşmazlığı içindeler. Çünkü, onlar için makbul olan, ‘eski Türkiye’deki ‘vesayet düzeni’dir. 
Ayrıca, İslami görünürlüğü ön plana çıkaran bir Tayyip Erdoğan, bu kesimler için sınıfsal asabiyetleri gereği makbul bir başbakan değildir. 
İmam-Hatipler’e uygulanan ayrımcılığı kaldırarak eğitim özgürlüğünün önünü açan Tayyip Erdoğan’ın demokratlığı tartışmalıdır. 
Dahası, yıllarca Avrupa’nın yüzümüze vurduğu “askeri vesayeti” kaldıran, darbecileri yargı önüne çıkaran bir demokratik ortamı inşa eden Tayyip Erdoğan aynı şekilde diktatörlük hayalleri içindedir. 
Hemen hatırlatalım, her seçim öncesi icat ettiğiniz kara çalma kampanyaları, seçimlerle silinip tarihe gömülmüştür. Yıllarca ordu, bürokrasi, medya ve benzeri geleneksel statüko kurumları üzerinden ürettiğiniz toplum mühendisliği projeleri demokrasinin gücüyle imha edilmiştir. 
Hatırlatalım... Malezyalaşma tartışması ve umutsuz bir “mahalle baskısı” kampanyalarını 22 Temmuz seçimleri bitirmiştir. “Sivil diktatörlük, otoriterleşme ve faşizm vs.” kampanyacılarının defterini ise 12 Haziran seçimleri dürmüştür. 2014’teki yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimleri de diktatör karası çalanların hesabını görecek, hukuka ve demokrasiye entegre edecektir. 

<p>Denizli'de  askeri kışla yakınında yangın çıkarmaya çalışan şüpheli yakalandı.</p><p>11'inci Koma

Kışla yanında kundakçı yakalandı

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor