• $8,2864
  • €10,0895
  • 489.255
  • 1444.87
06 Haziran 2014 Cuma

Daha çok genç ölürse mutlu mu olacaksınız?

Türkiye'nin yüz yıllık kanlı bir sorunu çözmek için başlattığı barış adımlarını engellemek için öylesine şeytani tuzaklar kuruldu, öylesine fitneler üretildi ki doğrusu bu ölüm tüccarlarının kirli hesapları karşısında ürpermemek mümkün değil.
En temel insani değerler açısından baktığımızda son otuz yılda yaşadığımız ölümler ve acıların en azından yüreklerimizde küçücük de olsa bir sızı bırakması gerekmez mi?
Demek ki bırakmamış... Birileri hâlâ gencecik bedenlerin solmasından, annelerin yüreğine düşen ateşten bile "iktidar mücadelesi" üretmenin hesaplarını yapıyor.
Yıllardır ceberut devlet aklıyla özdeşleşen bir kesim var ki onlar zaten malum, devletin tarif ettiği ''Kemalist yurttaş" tanımı dışında kalan bütün kimliklere düşmanlar. Dolayısıyla Kemalist paradigmanın dışında kalanlardan ha bir kişi, ha bin kişi ölmüş hiç fark etmiyor. Onlar için her şehit cenazesi rejimin kenar süsünden ibaret.
Hayatları boyunca eli sopalı rejime yatırım yapanlar için söylenecek bir şey yok. Çünkü onlara göre rejimin selameti için ölümlerin hesabı yapılmaz, tıpkı Dersim katliamında olduğu gibi...
Bir de Kürtlerden nemalanan demokrat görünümlü husumet aydınları var. Yıllarca Kürt kimliği üzerine yazılar yazdılar, yorumlar yaptılar ve hepimize barışa dönük yüzlerini gösterdiler. Ancak ne zaman ki çözüm süreci başladı bu Kürt tüccarları bir başka galaksiye taşındılar. Asla barıştan mutlu olmadılar, ölümler durdu ama onlar çıldırdılar. PKK'nın silah bırakmaması için Kandil'e gidip salya sümük telkinlerde bulundular. Öcalan’ın “Silahlı dönem bitti artık siyaset başlayacak” şeklindeki çağrısını bile hazmedemeyip “İmralı siyasi iktidarın kuklası oldu” diyerek PKK’yı yeni cinayetler işlemeye teşvik ettiler.
Ama şükür ki Türk ve Kürt halkının sağduyusu, bu ölüm tüccarlarına geçit vermedi. Ve bir buçuk yıldır yaşadığımız çatışmasızlık hali toplumun yüzde 80’i tarafından memnuniyetle karşılandı. Çünkü anneler çocuklarını askere gönderirken tarifi imkânsız korkular yaşamıyor artık… Kürt anneler ise dağdaki evlatlarının eve dönmesi için hayaller kuruyor.
Ancak son günlerde ortaya çıkan tablo barışa gönül veren Türkiye halkını fazlasıyla tedirgin ediyor. Başından beri ülkeye barış hâkim olursa Tayyip Erdoğan kazanır diye çözümün çökmesi için fırsat kollayan, her türlü fitneyi üreten kesimler şu günlerde çok mutlular. Çünkü PKK içinde silahlar susarsa bir hiç olacağını düşünen kesimler, tam da çözüm karşıtlarının istediği gibi hareket ediyor. 15 yaşındaki çocukları kaçırıyor, yol kesiyor, haraç istiyor, korucu öldürüyor ve adeta Silahlı Kuvvetler’i kışkırtıyor.
Ancak çocukları dağa kaçırılan annelerin PKK’ya isyanı hem HDP’nin, hem Kandil’in hem de çözüm istemeyen çakma liberallerin ezberini bozdu ve barışa engel olarak PKK’yı işaret etti. Bu, çözüm sürecinin geldiği nokta açısından çok değerli bir isyan. Daha da önemlisi Kürt siyasetinin ilk kez Kürtlerle karşı karşıya geliyor olmasıdır. Kürt siyasetçiler öyle hafiyecilik oyunu oynayarak, annelerin MİT’ten para aldığı gibi çirkin yakıştırmalarda bulunarak, Kürtleri aşağılayarak bu işin içinden çıkamazlar.
Kim ne derse desin, Türkiye toplumu barışın değerini kavramıştır. Ve bundan sonra ölüme yatırım yapan herkes kaybedecektir.

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı