• $ 5,9025
  • € 6,6388
  • 254.515
  • 90.787
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Tarih Türkiye’yi öne çıkarıyor…

Dünyada hâlihazırda üç potansiyel kriz bölgesi var. Bunlar tabii ki başta Ortadoğu, şu an sakinleştiği gözlenen Kuzey Kore/Asya bölgesi ve bizi de yakından ilgilendiren Ukrayna/Rusya hattı.

Ukrayna/Rusya hattı bilindiği üzere 2016 yılındaki savaşla dünya gündemine oturmuştu. Ancak krizi başlatan unsur, Kırım’ın 2014 yılında bir hafta gibi kısa bir sürede Rusya tarafından ele geçirilmiş olmasıydı. Daha sonra çatışmalar Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk’a sıçramıştı. Rus ayrılıkçılar bu bölgede “Novorossi”, yani “Yeni Rusya” adında bir yönetim kurduklarını açıklamışlardı. Çatışmalarda 10 bin kişinin öldüğünü biliyoruz.

Tabii Rusya’yı harekete geçiren asıl unsur, Ukrayna’da “2004 turuncu devrimi” öncesi ve sonrasında yaşanan gelişmeler. Kremlin, tarih boyunca Moskova’nın batısından Avrupa’ya kadar uzanan Doğu Avrupa Ovası düzlüklerini bir risk olarak algılıyor. Nitekim Rusya geçmişte üç işgal girişimini de (İsveç, Fransa ve Almanya üzerinden) bu hattan karşılamıştı.

Dolayısıyla, Ukrayna’nın AB ve NATO’ya girme ihtimali, Moskova’nın işgal edilme girişimi olarak algılanıyor. Ukrayna’nın Batılı “dostları” bu hassas noktayı ne kadar hesap etti bilinmez. Ancak, Rusya tarihine üstünkörü bir bakış bile, bu girişimlere Rusya’nın sessiz kalmayacağını görmeye yeterdi. Burada şüphesiz Rusya’nın pratiklerini meşru görüyor değiliz. Ancak son yaşananları sadece “Rusya’nın emperyal yayılmacılığı” olarak okumak da eksik olacaktır.

Sorun şu ki, Moskova yanlısı, AB karşıtı Yanukoviç Batı destekli gösterilerle devrildiğinde ve bunun arkasından Rus işgali geldiğinde, Batılı ülkeler Ukrayna’nın yanında yer almadılar.

Poroşenko şimdi, son çatışmadan sonra Azak Denizi’ne NATO müdahalesini çağırarak bunun rövanşını almaya çalışıyor. Kendince haklı olabilir; ama bu, krizin nedenlerini unutmak için bir gerekçe olmadığı gibi, krizi sönümlendirmek için de herhalde son seçenek olmalı.

Bu durumun ABD’nin işine geldiğini, Almanya’nın yaşadığı panikten anlayabiliriz. Yakındaki bir savaşın çanları çalmaya başladığında, Merkel veya Macron’un NATO hakkında öyle eskisi gibi atıp tutamayacakları da ortada. Üstelik diğer yanda Avrupa’yı ısıtan gazın akmaya devam etmesi gerekiyor.

Pentagon’un 15 Kasım’da Kongre’ye sunduğu raporda “Sıra dışı jeostratejik konuma sahip” diye nitelendirilen Türkiye ise dünyanın bu iki sıcak bölgesine hem komşu, hem de bu krizlere doğrudan etki edebilecek potansiyele sahip. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan G20 Zirvesi öncesi, Rusya/Ukrayna arasındaki krizde arabulucu olmak istediklerini ifade etti. Doğrusu Türkiye bu iş için en güvenilir ve dürüst aktör olarak gözüküyor.

Ukrayna için en sıhhatli konumun Batı ve Rusya arasında istikrarlı bir tarafsızlık olduğu ortada. Türkiye’nin enerji hub’ı ve diğer konularda ise ne kadar önemli bir ülke olduğu bir kez daha teyit edilmiş oldu.

<p>Milli Savunma Bakanlığı Babalar Günü içi,n duygulandıran bir video yayımladı</p>

Mehmetçik´ten Tüm Babalara Mesaj Var!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Rus lider Putin’den Çinli mevkidaşı Xi Jinping’e sürpriz