• $9,6028
  • €11,1883
  • 553.385
  • 1479.93
24 Şubat 2018 Cumartesi

Hollanda’dan bayat bir oyun daha…

Her şey çok net biçimde gelişti. Hatırlayacak olursanız, anayasa değişikliği referandumu kapsamında Türk bakanların katılacağı toplantıların iptal edilmesinin ardından Hollanda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçağının uçuş iznini iptal etmişti. Bunun ardından Hollanda’ya karayolu ile giden Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın aracının Rotterdam Büyükelçiliği’ne girmesine izin verilmedi. Türkiye tepkisini “İzindeki Hollanda Büyükelçisi bir süre geri dönmesin!” şeklinde gösterdi.

Türkiye haklı olarak özür talep ediyor, Hollanda buna yanaşmıyordu. 5 Şubat’ta ise kriz bir boyut daha kazandı. Hollanda hükümeti, Mart 2017’den beri Türkiye’de görev yapmasına izin verilmeyen Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi’ni resmen geri çekme kararı aldı. Türkiye’nin Hollanda’ya yeni bir büyükelçi atamasına da izin verilmeyecekti.

İşte bu kriz böyle devam ederken, Hollanda Parlamentosu 1915 Tehciri’nin soykırım olduğuna dair bir tasarıyı perşembe günü kabul etti.

Olayları böyle art arda sıraladığınızda durum açıklanmayı gerektirmeyecek şekilde ortaya çıkıyor. Hollanda, Türkiye ile bir sorun yaşamış, özür talebinden geri adım atılmayınca da Ankara’nın “cezalandırılması” için soykırım tasarısı kabul edilmişti. Bu kart, kullana kullana yıpranmış olsa da, maliyeti Hollanda ve benzeri ülkeler için sıfıra yakın bir “imkânı” ima ediyordu.

1915 Tehciri’ne nasıl ve hangi şartlar dahilinde gelindiğine bakıldığında, şaşırtıcı şekilde bugünle benzerlik görülecektir. Ne Rus Çarlığı masum nedenlerle Osmanlı’da Ortodoksların hamisi olmuştu, ne Britanya, ne de Fransa bu konuyla Ermeni aşkı için ilgilenmekteydi.

Şark sorunu, bugünkü Türkiye’nin PKK sorunu gibi, Osmanlı’yı çözme potansiyeli taşıyor, masum insanların kanı üzerinden kötücül bir plan uygulanıyordu.

Peki bu oyunu kim bozacak? Tabii ki Türkler ve Ermeniler… Dönemin Başbakanı Erdoğan bu nedenle Ermenistan açılımı yapmıştı. Bu protokoller Ermenistan Anayasası tarafından veto edildikten sonra bile, sorununun barışçıl çözümü için muazzam bir adım atıldı. 2014 yılının 24 Nisan’ından beri Türkiye her yıl 1. Dünya Savaşı’ndaki zor şartlarda hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerinin torunlarına başsağlığı dilemekte. Ülkedeki farklı dinlerden vatandaşların sorunlarında ise Cumhuriyet döneminde görülmemiş bir reform süreci hâlâ işliyor.

Hrant Dink de parlamentolarda alınan soykırım kararlarına karşıydı. Bu tavrı “siyasi dilencilik” olarak nitelendiriyordu. Yüzyıl sonra bile üçüncü tarafların bu tür ucuz oyunlara maruz kalmak ne kadar acı!

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi