• $ 6,1421
  • € 6,8555
  • 251.986
  • 84.442
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

CHP’nin hepimizin önüne bıraktığı adisyon...

Elindeki metni okurken “Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen alçak” diyen Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında “Emin olun Erdoğan İstiklal Marşı’nı da bilmiyor. Ne olduğunu da bilmiyor, belki de hayatında hiç okumadı” dediğinde, asıl taciz edilenin CHP seçmenleri olduğunu görmek gerekiyor. Böyle bir insanın liderliğini yaptığı partinin oydaşları ne kadar öfkelense, ne kadar isyan etse hakkıdır.

Ama Kılıçdaroğlu meselesi sürekli gaf yapan bir politikacının ötesine taşmış durumda. Yine Kaşıkçı cinayeti bahsinde “Erdoğan’ın hesap vermesi lazım. Erdoğan katillerin Türkiye’de yargılanmasını sağlamadığı sürece, katillerle işbirliği yapan bir siyasetçi durumuna düşer” diyor. “Cinayeti bildiği, gördüğü halde canileri koruyanların da yargılanması lazım” diye ilave ediyor.

Tek kelimeyle korkunç.

Bazen Kılıçdaroğlu’nun (Bir ara Ajdar hakkında bu dedikodu çıkmıştı) rol yaptığını, anti-siyaset taktiği uygulayarak kendisini zaten terk etmeyecek seçmenleri bilinçli olarak marjinalleştirmeye çalıştığını düşünüyorum. Toplumsal kesimler etkili ve itibarlı şekilde temsil edildiklerinde siyasetten ümitlerini kesmez, şiddete eğilimli olmazlar. Kılıçdaroğlu’nun kritik dönemlerde sıkça yaptığı sokağa davetleri hatırladığımızda, çok da zayıf bir teori değil bu.

Burada “Ockham Usturası” yöntemiyle budama yaparak bir sorunun olası cevaplarından en basitinin doğru olduğunu varsayarsak, Kılıçdaroğlu belki de gerçekten böyle biridir. Peki böyle birinin CHP’nin başında kalabilmesinin sorumlusu sadece Kılıçdaroğlu mudur?

Teşkilat ve seçmenler milyonlarca Kılıçdaroğlu kopyasından oluşmadığına, birçok akıllı, saygıdeğer insan barındırdığına göre, buradaki sıkışmanın tahlili oldukça karmaşıklaşmakta. Öte yandan koca koca insanların ilkokul önlüğü giyerek Andımız’ı, yine yazılı metinden yanlış okuduklarını gördüğümüzde ise, çok da şaşırmamak gerektiğini mi düşünmeliyiz?

CHP’nin muhafazakâr seçmene reva gördüğü “göbeğini kaşıyan adam” muamelesinin farklı bir versiyonundan kaçınmak lazım. Belli ki korku, öfke gibi duygular rasyonaliteyi perdelemiş durumda. Bu etkiden kendisini koruyanlar da hesap edilmiş, hatırlarsanız HDP allanıp pullanarak “yeni ana muhalefet partisi” diye sunulmuş, 7 Haziran’da bu mühendislik çalışmıştı da. Demek ki bu cenahta bir siyasi aktör ihtiyacı hissediliyor; ancak mühendislikten kaçınılamadığı için paradoks kendini sürekli tekrarlıyor.

Bu durum sanıldığının aksine ülkenin de, AK Parti’nin de lehine değil. AK Parti’nin aslında normal bir ülkede anormal bir yük kabul edilecek şekilde kavrayışını çok daha fazla genişletmesi lazım gibi geliyor. Lakin AK Parti bunu yapabilse dahi, bu başarı bir diğer paradoksu içerebilir. Sanırım Kılıçdaroğlu CHP’nin bunca yıldır yaptığı hataların bir adisyonu. Ama bu adisyon hepimizin önüne bırakılmış durumda.

Çankırı´da bir ortaokulda veli tarafından ders esnasındaki öğretmen koridora çıkarılarak darp edildi

Dersten Çağırdığı Öğretmeni Darp Etti

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

2 DHKP-C'li teröriste tutuklandı

558 yıllık Tarihi Kapalıçarşı'nın çatısı ve alt yapısı tamamlandı