• $8,2865
  • €10,0851
  • 489.596
  • 1444.87
21 Mayıs 2018 Pazartesi

21. yüzyıl sömürgeciliğe Yeni Türkiye panzehiri...

Yenikapı Mitingi ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın etkili bir sonuç bildirgesi ile toplanması ile Kudüs’ün bir oldu bittiyle Filistinlilerden tamamen koparılması hamlesine güçlü bir tepki verildi. Böylelikle, bu yıkıcı adımın sessiz sedasız geçiştirilmesi önlendi. Dünya medyasında Türkiye’nin bu konudaki liderliği övüldü. Çünkü, her ne kadar Kudüs’te öncelikle Filistin ve İslam âleminin hakları çiğneniyorsa da, aslında bu kutsal mekanın dünyayı, üç büyük dini birleştirme potansiyeli var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda son derece etkili ve akılcı bir diplomasi ortaya koyuyor. ABD ve İsrail’in şiddet pratiklerini dünya kamuoyunu tahkim ederek yalnızlaştırıyor. Bunun daha kolay bir yolu yok. Museviler ile siyonizmi ayrıştırmak, ABD kamuoyuna seslenmek oldukça önemli. Papa ve Hıristiyan dünyasını bu işe katması da öyle. Çünkü Kudüs üç semavi din için de tartışılmaz bir öneme haiz. Bu kutsal mabedin terörizme teslim olması dünyaya felaketten başka bir şey getirmez.

Kudüs’ün İsrail devletince ilhak ve Filistin’in tasfiye edilmesi, çift devletli çözümü esas alan barış görüşmelerini ortadan kaldıracağı gibi, İsrail halkı için de pozitif bir gelecek ortaya koymaz. Netenyahu, Mısır’ın düşmesini, Suudi Arabistan ve BAE’nin dizaynını, Suriye içsavaşını büyük bir fırsat olarak görmüş olabilir. Türkiye’nin dizayn çabaları da bu fırsatı tamamlamak içindi. Ancak Türkiye diri kalınca, işte bugün gördüğünüz güçlü tepkiler verilebildi. Neden Türkiye’nin düşürülmeye çalışıldığı çok net değil mi?

Ancak zulümle abad olunmaz. Ülkeleri dizayn ederek, yerli milli yönetimleri boğarak bölgeyi kontrol etmenin sonucu, yıkıcı bir kaos olacaktır. Bunu arzu eden kesimlerin Başkan Trump’ın zayıf pozisyonunu da kullanarak harekete geçtikleri ortada. Başkan Bush’un bile tevessül etmediği Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına dönük adım, zamanı geldiği ve uygun şartların oluştuğu düşünülerek atıldı.

Görüldüğü üzere, Türkiye’de kâh seçimlerde, kâh darbelere karşı verdiğimiz mücadelede, mesele sadece Türkiye değildir. 21. yüzyıl sömürgeciliğine, Kudüs’ü semavi dinlerin merkezi olmaktan çıkarmaya dönük kötücül harekete, İslam coğrafyası ve tüm mazlum milletlerin haklarının çiğnenmesine karşı en güçlü sesi veren, aksiyon alan ülke Türkiye ise, bu mücadele sayesinde olmuştur.

Dünya beşten büyük olacak ise, Türkiye’nin ayakta kalması, iddialarını sürdürmesi gerekir. Bu hamasi değil, rasyonel bir tespittir. Bu manada 24 Haziran da seçimlerden bir seçim değil, hem ülkemizin, hem de dünyamızın miladı olacaktır.

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı