• $8,4758
  • €10,0599
  • 493.702
  • 1413.8
28 Aralık 2017 Perşembe

15 Temmuz’un ölü doğmuş çocukları…

Son KHK tartışması 15/16 Temmuz’un bastırılması ve püskürtülmesine dönük alerjiyi tekrar görünür kıldı. KHK’nın 121. Maddesi 15/16 Temmuz tarihiyle sınırlı olarak, o günlerde FETÖ’cü darbecilere karşı vatanını canı pahasına korumuş insanların eylemlerine hukuki, idari, mali ve cezai muafiyet getirmiştir. Bu muafiyetten kimlerin yararlanacağına da yine yargı karar verecektir. Hukukta, tıpkı TCK’da var olan meşru müdafaa hakkı gibi muafiyetlerin yeri vardır.

Yani alınan karar hukuki bir temele dayanıyor. Türkiye bir hukuk devleti olduğuna göre, bu konunun da hukuki bir kurala bağlanması gerekiyordu. Vatanını savunan insanları, mesela darbecilerin kullandığı tankın benzin deposuna şekerli su, kum koydukları için devlet malına zarar vermekle yargılamak gibi bir saçmalığa düşemeyeceğimize, 250 vatandaşımızı şehit eden darbecilere direnen insanları suçlu çıkaramayacağımıza göre, bu zaten her hukuk devletinde yapılması gereken bir düzenlemeydi.

Bunu affedersiniz “itler” seviyesinde tartışan CHP’li vekili ve CHP’nin duruşunu şiddetle kınıyorum. Tabii bu seviyesiz duruşu anlamakta da zorlanıyorum. Ne yani, bundan sonra insanların ülkelerini savunmak için sokaklara dökülmesi noktasında bir engel mi inşa edilmeye çalışılıyor? Canını sakınmayan bu aziz millet ölümden korkmazken cezadan mı çekinecek? Mesele bu değil… Ama devletin de devlet olarak bu konuları muğlaklıktan kurtarması zaten görevi değil midir?

Konunun ne olduğu, kısıtları gayet belliyken, bu konuyu siyasi bir kriz seviyesine çekmeye çalışan kim varsa hatalı bir yoldadır. Aslında sorumlu muhalefetin veya hassas vicdanlı akillerin bu konuyu sorunsallaştırmaları gerekirdi. Zaten böyle bir düzenleme daha önce asker kişiler için yapılmıştı. Aynı düzenlemenin siviller için de gerekli olduğu konusunda muhalefetin de talepkar olması gerekirken, CHP’nin tavrına ve kullandığı dile bakar mısınız?

15 Temmuz kalkışmasının püskürtülmesi ne kadar çok ağırlarına gitmiş meğer. Bu aziz millete ne kadar kin bağlamışlar. Hani insan bu tavrı Türkiye ile rekabete giren, Türkiye’yi kontrol etmek isteyen dış güçlerden görünce anlayabiliyor da, içeride bu cürretkarlıkla karşılaşınca sarsılıyorsunuz yine de.

Bu tavırlar “15 Temmuz bir tiyatrodur” söyleminin ölü doğmuş çocukları aslında. FETÖ mahkemelerine adım atmayan, şehit yakınlarının evlerinin önünden geçmeyenler, yargılanan, görevden alınan FETÖ’cüler için ağıt yakıyorlarsa, bu, 15 Temmuz’un başarısız olmasına dönük öfkelerinden kaynaklanıyor.

Bize de bozulan buzdolabına girsin demek kalıyor.

<p class='MsoNormal'>CZN lakaplı Burak Özdemir de Antalya'ya giden isimlerden  oldu. Uyarılarına rağ

CZN Burak Özdemir yangına müdahale ederken şov yapmakla suçlandı

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor