• $8,2963
  • €10,1085
  • 489.274
  • 1444.87
09 Eylül 2016 Cuma

Mister Gülen’den Sayın Öcalan’a, körelen devlet aklı

Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
YAZARIN SAYFASI

“Terörist başı mister olur mu?” Başbakan Binali Yıldırım, kapalı bir toplantıda Hintli bir gazetecinin,“Mister Gülen”li sorusunu böyle yanıtladı ve şöyle devam etti: “Mister falan değil; terörist başı “Mister” olur mu? Milletin canına okudu, bu kadar şehitlerin kemikleri sızlıyor, bu kadar gazimiz var. Alçak!”

Başbakan’ın tepkisi yerinde, üstelik “terörist başı mister olur mu” yönündeki sorusu da çok önemli; çünkü FETÖ ve PKK’nın terörist başları neredeyse Türkiye’de “Sayın” mertebesine yükseliyordu. Uçurumdan döndük. Peki nasıl oldu da göz göre göre bu terörist örgütlerin başı “Mister” veya “Sayın” mertebesine yükselecek kadar siyasette ve devlet hayatında önemli bir yere doğru tırmanabildi? Bu siyasi mühendisliğin gelişimini çözmeden, Türkiye’nin nasıl etki altına alındığı ve yönlendirildiği de anlaşılamaz.

“Mister Gülen” ve “Sayın Öcalan” ifadeleri, Türk siyasetinin ve toplumunun bilincinin dumura uğratılmaya çalışıldığının en bariz göstergesidir. “Terörist başı”nın “Sayın”a dönüşmesi, bilinçlerin nasıl körleştirilmeye çalışıldığını da gösteriyor.

Devlete paralel bir devlet kurmaya çalışan örgütü, cazibe merkezi haline getirmek hiç kolay değildir. Yakın zaman öncesine kadar Türkiye'de de büyük bir cazibe merkezi haline getirilen Gülen, asıl popülerliğini Pensilvanya’ya taşındığında yakaladı. Bu da gösteriyor ki cazibeyi yaratan Gülen değil, onu Amerika’da ağırlayan güçtür. Amerika’da finans kapitalin kanatları altında olmasaydı Gülen’in devlet içindeki ağırlığı ne darbe yapacak boyutlara ulaşabilir, ne de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, ailesine ve Başbakan Binali Yıldırım’a suikast düzenleyecek kadar gözünü karartabilirdi.

Burada Gülen’i özellikle seçen, ona örgüt kurdurtan, onu destekleyerek palazlandıran ve sonunda onu Türkiye’nin saygın bir gerçeği haline getirmeye çalışan uluslararası bir güç söz konusu. Gülen’in “mister” haline gelmesi Türkiye’nin de içeriden fethinin tamamlanması anlamına gelirdi. Zaten Gülen ya “mister” olacaktı ya da “terörist başı”; ABD kazansa Gülen “mister” olacaktı, başarılı olamadığı için Gülen “terörist başı” oldu.

Kuşkusuz bu büyük projeyi ya da oyunu bozan “devlet aklı” değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'da temsilini bulan "milli irade”dir. Türkiye’de sanıldığı gibi bir “devlet aklı” söz konusu olsaydı; ihtiyaç duyulduğunda yahut her daim böyle bir akla rastlanırdı. Lakin Türkiye tarihi milletten ve memleketten yana akıl işleten bir "devlet aklı"ndan ziyade, yabancı odaklara ve merkezlere hizmet eden bir "devlet aklı"nın tarihidir aynı zamanda.

Öyle olmasaydı FETÖ, devletin kalbine suikast düzenlemeye kalktığında imdada millet yetişmek zorunda kalmaz; devreye devlet girer ve millet de bu kadar endişelenmezdi.

Oysa 15 Temmuz'da ortalıkta ne devlet aklı vardı, ne de devletin derin irfanı...

PKK, Güneydoğu’yu havaya uçurmaya kalktığında da devlet aklı ortalıkta yoktu. Belki şimdilerde bir devlet aklının oluşmasından bahsedilebilir; ancak bunun da kolay olmadığı bilindiğinden bugün sadece, “İnşallah o da zamanla olur” demekten ileri gidemiyoruz.

“Sayın Öcalan” hikâyesi de aşağı yukarı “Mister Gülen”le aynı. “Mister”dan tek farkı hâlâ ABD’nin Öcalan’dan “Sayın” çıkarma gayretinin devam etmesi.

“Sayın Öcalan” İstiklal Harbi’yle vatan kılınan bu toprakların içeriden parçalanmasını ve Türklerin 780 bin kilometrekare üzerindeki egemenliğinin 400 bin metrekareye düşürülme projesinin adı.

Öcalan’ın “Sayın” mertebesine çıkarabilselerdi veya çıkarabilseler proje gerçek olacaktı; geç de olsa devletin gözünün açıldığını söyleyebiliriz. En azından tuzağı fark etmiş durumda. “Gözünün açılması” terimi, “devlet aklı”nın oluşmaya başladığının da işareti. Ama bu akıl hâlâ çok zayıf, hâlâ çok güçsüz, hâlâ kandırılmaya oldukça açık.

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı