• $9,4429
  • €10,9643
  • 547.001
  • 1507.18
8 Ekim 2016 Cumartesi

Cumartesi Anneleri kime ağlıyor?

Yakınlarını sözde işkence ve gözaltında kaybeden ailelerin oluşturduğu anneler eskiden her hafta Galatasaray Lisesi önünde toplanırdı. Yalan değildi elbet, çoğu 90’larda oğlunu, kızını kaybetmişti. Kimi gerçekten gözaltında kaybolmuştu ama doğrusunu isterseniz çoğu da ailesinden habersiz katıldığı terör örgütlerinin içinde yitip gitmişti. Buna son örneği HDP Eşbaşkanı Demirtaş’ın resmini grup toplantısında paylaşarak, devlet tarafından gözaltında kaybedildiğini öne sürdüğü Hurşit Külter’di. CHP’li milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun da dahil olduğu pek çok milletvekili, akademisyen, siyasetçi, medya aktörü Hurşit Külter’in gözaltında katledildiğini öne sürerek bu devleti, ülkeyi, milleti haksız yere suçlayarak zan altında bıraktı.

Arjantin’de 1976-82 arasında darbe mağduru annelerin oluşturduğu Plaza de Mayo adlı girişimin bir kopyası olan Cumartesi Anneleri de uzun bir aradan sonra 600. haftasında Hurşit Külter için yeniden toplanmaya başladı. PKK ve HDP, Türkiye’nin 90’lara döndüğü algısını oluşturmak için Cumartesi Anneleri’ni bu kez Hurşit Külter için seferber etmişti. Ağladıkları sözde kayıp Hurşit Külter ise PKK’nın Kuzey Irak’taki kamplarında ortaya çıktı. Külter yaşıyordu, ne gözaltına alınmıştı, ne de işkence görmüştü. PKK’nın Şırnak’taki hendek terörünü yöneten isimlerden olan Külter’i savunmak ise Cumartesi Anneleri’ne ve CHP’ye düşmüştü.

Algı operasyonlarının en etkilisi, en başarılısı kuşkusuz en acılı ve en dramatik hikâyeye sahip olanıdır. Hikâye şöyle yazılmış: Sıradan bir vatandaş devlet tarafından gözaltına alınmış, sonrası ise muamma... Belki işkence, belki de karanlıkta kafasına sıkılan bir kurşunla meçhule yollanmış... Hikâyeyi böyle kurup bir de yaşlı anneleri seferber etmeyi başardığınızda atom bombasından daha güçlü bir algı bombası yaratmış olursunuz ki, böyle hikâyelerin etkisi son derece büyük olur.

Bu tür algı operasyonları için uydurulan hikâyeler sayesinde devlet, sorgusuz sualsizce sivilleri katleden bir güce dönüşür, terör örgütü ise masum gençlerden müteşekkil haklı bir isyan ve hak örgütüne...

Zaman ve tecrübe gösterdi ki Cumartesi Anneleri, İHD, İnsan Hakları Vakfı ve Mazlum Der gibi pek çok sivil toplum kuruluşu ve aktivist topluluk terör örgütlerinin elinde oyuncak olmaktan öte bir işleve sahip değil. Hurşit Külter vakasında görüldüğü gibi HDP ve CHP’li bazı yöneticiler terör örgütlerinin kullanışlı birer uzantısı durumunda. Hurşit Külter olayı ders olur mu bilmem ama PKK ve HDP’nin gerçek yüzünü göstermesi bakımından son derece önemli bir olay. Görmek ve anlamak isteyene elbette.

<p>Yere yatırıp yumrukladılar. Polis  şiddetinin görüntüleri çevredekiler tarafından kaydedildi. Sos

Polis şiddeti tepki çekti

Mersin Uluslararası Limanı'nda 60 kilo 950 gram kokain ele geçirildi

Hayvancılıktan sağladıkları gelirle 35 ülke gezdiler

Japonya'da Prenses Mako ile Komuro Kei evlendi