• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
30 Temmuz 2016 Cumartesi

ABD’li general ne yapmak istiyor?

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ABD’nin Afganistan, Irak, Suriye ve Libya’daki operasyonlarını yürütüyor hali hazırda. CENTCOM komutanı Joseph Votel, bu yılın başında bu güçlerin başına getirildi. Daha önce “Özel Harekat Birleşik Komutanlığı”nın başında olan Votel, Birleşik Devletleri’nin dünyadaki özel operasyonlarını yürütmekle görevliydi. Türk kamuoyu Joseph Votel’in adını mayıs ayında PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG’yi ziyareti sırasında duydu. ABD, ziyaretin DAEŞ’e karşı yürütülen Rakka operasyonu hazırlıkları kapsamında olduğunu açıkladı. Ancak Ankara, ABD Merkez Kuvvetleri Komutanı’nın YGP ile buluşmasını Türkiye’ye dönük bir “uyarı” olarak algıladı. Nitekim Türkiye’nin “düşman” olarak gördüğü bir terörist yapılanmayı ABD açıkça “müttefik” olarak tanımladı. CENTCOM’un görevinin DAEŞ’i etkisizleştirmekle değil ABD’nin Ortadoğu stratejisini hayata geçirmek olduğu bilinmekte. Bu strateji de maalesef Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesini ve bölge haritasının yeniden çizilmesini öngörüyor. Türk-Amerikan ilişkilerinde yaşanan sıkıntıların temel sebebi de işte bu “Ortadoğu stratejisi”dir.

CENTCOM, bölgede Türkiye’ye rağmen Güney sınırımızı PKK ve PYD’nin kontrolüne geçecek şekilde operasyonlar yürütüyor. Ancak Ankara fiili olarak çizilen bu yeni sınırları onaylamaya yanaşmıyor; güney sınırlarında PKK/PYD devleti kurulmasına rıza göstermiyor. ABD’nin dışarıdan ve içeriden geliştirdiği baskıya rağmen Ankara ne PKK’yı, ne onun Suriye’deki uzantısı PYD/YPG’yi tanımaya yanaşıyor. Çünkü “Yeni harita” Türkiye’nin milli sınırlarını, siyasal ve toplumsal bütünlüğünü tehdit ediyor. Türkiye’nin bu pozisyonu haliyle ABD’yi rahatsız ediyor. ABD’nin bu engeli aşmak için içerideki “müttefiklerini” harekete geçirdiği iddiası gayet gerçekçi duruyor. Suriye’deki YPG’yle ortak operasyonlar düzenleyen ABD’nin PKK’nın Türkiye’deki terörist saldırılarına sessiz kalması bu anlamda manidar değil mi? Suriye’deki PKK ABD’nin “müttefiki” ise; peki Türkiye’deki PKK ABD’nin nesi oluyor? Suriye ile Türkiye’deki PKK’nın birbirinden ayrı olmadığını herhalde en iyi ABD biliyor.

General Votel, PKK/PYD’den sonra 15 Temmuz darbecilerini de “Temasta olduğumuz komutanlar tutuklandı, endişeliyiz” diyerek “müttefik” olarak niteledi. Türkiye’yi istikrarsızlaştıran bu iki terör örgütünün, yani PKK’dan sonra FETÖ’nün de ABD’nin “müttefiki” çıkması Türk-Amerikan dostluğuna sığar mı? Pentagon’da herhalde şöyle konuşmalar geçiyordur: Türkler her şeyi çok şahsi algılıyor; ABD’nin PKK ve FETÖ’yü “müttefik” olarak değerlendirmesi Birleşik Devletler’in Ortadoğu stratejisiyle ilgili, kişisel almayın! PKK ve FETÖ’nün değeri ABD’nin bu iki terör örgütünü sadece Türkiye’yi değil, Ortadoğu’yu da dizayn etmek için kullanıyor olmasından ileri geliyor. PKK’nın hendek terörünü, iç savaş çıkarma çabalarını; FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimini ABD ve Britanya’nın Ortadoğu stratejisinin parçası olarak görmek gerekiyor. 15 Temmuz darbe teşebbüsü Türkiye’yi yeni Ortadoğu haritasına direnmekten çıkarma ve etkisiz kılma girişimidir. Şimdilik başaramadılar ama bu, Batı’nın darbe arayışlarından vaz geçeceğini göstermiyor. Üstümüze gelmeye devam edecekler.

<p>Markar Esayan'ın cesur bir insan olduğunu söyleyen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah

'Markar Esayanlara bu toplumun her zaman ihtiyacı var'

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi

Sel felaketinin çevre sorunlarına da yol açan izleri 3 aydır silinemedi

Cevizi 1 gece suda bekletip içerseniz... Faydasını bir bilseniz