• $8,7728
  • €10,3498
  • 493.448
  • 1401.46
27 Eylül 2014 Cumartesi

Solcuların Amerika’ya yıldırım aşkı

Elinde kırk yıldır okuyadurduğu Lenin, Mao kitapları, parkası kızıl yıldızlı gerilla liderinin Irak ve Suriye’de sivil halkı bombalayan ABD uçaklarını alkışlamasına şahit olduk. Ortaöğretimdeki başörtüsü serbestisini ‘kafa kesme özgürlüğü de yakındır’ şeklinde manşetten vererek Batılılardan aferin almaya çalışan devrimcileri gördük. Kadıköy çarşısında ‘Işid’e karşı Kobani-Gezi el ele’ diye pankart asan solculara rastladık. Şaşırmak mı gerekir? Hayır. Bu ABD sevgisi, kapitalizm karşısında bu yaltaklanma Türk veya Kürt sadece Türkiye solcularına mı özgüdür? Hayır. Daha önce de vurguladığımız gibi sol, her ne kadar kendini muhalif olarak tanıtsa da kapitalizmin hizmetinde bir akımdır.
Kapitalizm, alt ve üst yapısıyla, ekonomik temeli, kültürü ve yaşam biçimiyle bütünlüklü bir sistemdir. Sol, kapitalizmin yaşam biçimini militan bir şekilde savunmasıyla kendini sağdan ayırır. İşçilerin sömürülmesine karşı çıktığını iddia ederek de kendini gizlemeye çalışır. Oysa ücretli işçilik veya İslam uygarlığındaki adıyla ecir sistemi zaten başlı başına kapitalizmin kendisidir. Solun verdiği mücadele sadece teknolojinin gelişmesine ve sonuçta emeğe olan ihtiyacın azalmasına yol açar ki bu da solun sisteme verdiği başka bir hizmettir.
Kapitalizm iki yüz yıl önce ortaya çıktığından beri merkez ülkeler ve çevre arasında sürekli gerilim olmuştur. Merkez ülkeler, kapitalizmi dünyaya kan ve ateşle kabul ettirmişlerdir. Aynı zamanda kapitalizmin teknolojiyi geliştiren, içi boş fakat parıltılı yönlerine vurgu yaparak çevre ülkelerdeki aydınları etki altına almışlardır. Bu çevre ülkelerde kapital ve kapitalist bulunmasa da işte bu aydın kesimlerden Marx’ın deyimiyle ‘kapitalizmin fikir çavuşları’ devşirilmiştir.
Rusya, Çin, Vietnam, Küba gibi ülkelerde iktidarı devrim adını verdikleri darbe veya terörle ele geçirenler, olmayan sermaye birikimini esir kampı yöntemleriyle zorla yaratmak, oluşmamış kapitalizmi de devlet kapitalizmiyle ortaya çıkarmak görevini üstlenmişlerdir. Fikir ve hayat tarzı bakımından ise bu çavuşlarla onların New-York ve Londra’daki benzerlerinin hiçbir farkları yoktur. Hepsi ‘aydınlanma’nın çocuklarıdır. İşte bu nedenle Cumhuriyet eliyle palazlanmış Türk oligarşi mensuplarıyla Gezi’deki çapulcu solun el ele vermesi tesadüf değildir. Yine bu nedenle, eğer açık bir CHP-PKK işbirliğiyle karşılaşırsak bu da şaşırtıcı olmayacaktır.
Solcuların anlattığı emperyalizmle mücadele masalları hamasettir. Adına mücadele denilen siyasal olaylar kapitalizm merkezlerine uyum sağlama çabalarıdır. Ürdün’den Vietnam’a, Küba’dan Kongo’ya şema hep aynıdır. Sadece siyasal ve sözde bir bağımsızlık vardır, ülkenin bir bayrağı ve diplomatik temsilcilikleri olur ama bu şekilseldir. Gerçekte kapitalizmin kültürüne, uygarlığına, yaşam biçimine kapılar ardına kadar açıktır, ilk fırsatta da karar merkezleri dışarıda olan şirketler gelir. Ulusal kurtuluş savaşları adı verilen süreçte kapitalizm merkezlerinin egemenliği daha da güçlenmiştir. Bu merkezler eskiden askerlerinin kanını dökerek yönettikleri ülkeleri işbirlikçiler aracılığıyla yönetmeye devam etmişlerdir. Üstelik Vietnam ve Küba gibi ülkeler eskisinden de daha feci batakhaneler haline dönmüştür.
Eğer solcuların ulusal kurtuluş savaşları ezberi doğru olsaydı, adına emperyalizm denilen çabalar bugün açıkça tek bir ‘emperyal ülke’ hedefine varamazdı. Bugün dünyanın en az yirmi ülkesinde ABD’nin insansız hava araçları uçuyor ve istediği hedefi bombalıyor. Son yıllarda bu şekilde öldürülen sivillerin miktarı binlercedir. Esed’in kitlesel kırımına tepkisiz kalan ABD’nin yeni stratejisi şimdiden Irak ve Suriye’de sivil ölümlerine yol açmıştır.
Türk solcuları Beşer Esed’i ABD’ye kafa tutan Suriye lideri gibi göstererek 250 bin kişinin ölümü karşısındaki suskunluklarını anti amerikanizmle izah ediyorlardı. Şimdi de IŞİD terörünü gerekçe gösterip ABD’yi açıkça destekliyorlar. Demek ki artık maskeler düşüyor ve kartlar da açık oynanıyor.

<p>Bu yıl 4.sü düzenlenen TeknoFest, birçok yeni teknoloji  ürününün ilk gösterimlerini ve yaratıcıl

Can ve Ceren TEKNOFEST'te!

Özkan Demir'in gözünden TEKNOFEST İstanbul Festivali

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (23 Eylül 2021)

Lüfer tezgaha çıktı: İşte ilk fiyatlar