• $8,402
  • €9,9899
  • 489.125
  • 1408.81
15 Eylül 2015 Salı

Öyle uzaktan sevmek olmaz bayan Merkel

Türkiye’de 2 milyondan fazla Suriyeli sığınmacı varken 500 milyonluk Avrupa Birliği 150 bin kişi için birbirine girmiş durumda. Başka ülkelere pişkince demokrasi dersleri verenlerin demokratlığı işte bu kadar. Birçok düşünür, adına Avrupa değerleri ve aydınlanma denilen kavramın özellikle Alman soykırım endüstrisinden sonra iflas ettiğini ilan etmişti. ABD tarafından Rusya’ya karşı kullanılmak üzere 1950’lerde sahneye konulan Avrupa Birliği de son yıllarda iyice anlamsız hale geldi. Bu hafta sonu Almanya’nın serbest dolaşım ilkesini askıya almasından sonra birlik fiilen çöktü. Daha birkaç gün öncesine kadar sınır ve pasaport kontrolü olmayan Almanya-Avusturya arasındaki dağlarda şimdi köpekli Alman polisleri devriye geziyor ve tek tek Suriyeli avlıyor.

Aslında giderek bir Almanya-Fransa imparatorluğuna dönüşen Avrupa Birliği büyük bir yalandır. Türkiye’de özellikle liberal etki unsurları arasında yaygın olan, hatta muhafazakâr cenahı da etkileyen bir hurafeye göre bu birlik etrafındaki ülkelere barış ve demokrasi götürürmüş. Ne barışı? Ne demokrasisi? Gözlerimizi biraz açıp AB çevresindeki ülkelere baktığımızda hepsinin alev alev yandığını görüyoruz. Baltık ve Ukrayna’dan başlayıp Fas’a kadar uzanan bir kuşakta AB kendi çevresine istikrarsızlık saçıyor. Ülkelerin içinde terör ve kaos pompalıyor, ekonomileri çökertiyor, İran gibi saldırgan güçlerle oturup kalkıyor, Mısır’da olduğu gibi hükümet darbeleri organize ediyor, meşru Cumhurbaşkanı’nı hapse attırıp diktatörlere destek veriyor.

Bu meyanda duyuyoruz ki Almanya’nın sempatik lideri Bayan Merkel’in bazı sıkıntıları varmış. Türkiye’nin terörizme karşı aldığı önlemlerin ve özellikle PKK’ya düzenlenen operasyonların yumuşatılmasını istiyormuş. Almanya’nın yıllardan beri devam eden PKK sevgisinin farkındayız. Bugün IŞİD’den yakınmalarına da pek bakmayın, IŞİD’den tam 25 yıl önce Almanya’nın göbeğinde 30 bin kişilik spor salonlarında hilafet ilan edenlere yönelik hoşgörülerini de biliyoruz. Bu bakımdan diyoruz ki, öyle uzaktan sevmek olmaz, Suriye’nin hiç olmazsa Kuzey bölgelerinden, örneğin sözde pekeke devrimi olan Rojava’da nedense yaşamak istemeyen Kürtlerden bir 20 bin kadarını Berlin’e yollayalım. Yanında Güneydoğu’da hendek kazıp bomba gömen PKK sempatizanı gençlerden de bir 2 bini yanlarında gitsin. Suriye’ye savaşmaya gelen Alman vatandaşlarından boşalan yer de acilen doldurulsun. Hatta Türkiye’den Almanya’ya gidip yerleşmek isteyen PKK’lılara da herkes yardımcı olsun ki, Merkel sempati ve şefkatini öyle uzaktan değil, daha yakından gösterebilsin.

Şaka bir yana, bugün AB ve Almanya bir sığınmacılar sorunuyla karşılaşıyorsa bunun nedeni kendilerinin çevre ülkelerdeki istikrara katkıda bulunmayıp, tersine kargaşa yaratıcı politikalar izlemeleridir. Şimdi yarattıkları kaos dönüp bizzat onları vurmaktadır. Sığınmacıların ekonomik nedenlerle en çok göçmek istedikleri nüfus ve iş olanağı bakımından büyük ülke Almanya, artık diğer AB üyelerini sığınmacı paylaşımına zorluyor. Güney ülkeleri ekonomik krizle boğuşurken uyanık Almanlar öyle demiyorlardı ama. Batılıların en çok sevdikleri cümlelerden birini tekrarlıyorlardı: ‘O sizin sorununuz’.

Gerçekte Alman hükümet mensuplarının ve bazı diğer AB ülkelerindeki meslektaşlarının sığınmacılarla ilgili ekonomik bir dertleri yok. Onlar aşırı sağın güç kazanmasından ve derin Avrupa’nın uyanmasından korkuyorlar. Rejimlerinin makyajı akacak ve işte o zaman onlar da istikrara ‘Tschüss‘ diyecekler. Bize dostumuz olarak tanıtılan Almanya gücünü, istikrarını korusun diye Türkiye olarak yine de bir şeyler yapmalı mıyız? Kusura bakmasınlar ama ‘o da onların sorunu’.

<p>Sosyal medyadan #HelpTurkey etiketiyle yayılan ve bir kesimin devletin mücadelesini hiçe sayarak

'Help Turkey' provokasyonu

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor