20 Mayıs 2014 Salı

Oligarşi matemde ‘maden’ arıyor

Bir gazetecinin, Soma’da ölenler için ‘onlara müstahak’ şeklinde bir ifade kullanması infial yarattı. Oysa bu şahıs sadece bir propagandacıdır. Pazarlamak istediği ürünün gerçek sahibi kendisi değildir. Patronlarının övgüleriyle başı dönmüş, öz kontrolünü kaybetmiş olmalı.
Bundan 15 yıl kadar önce bu şahsın çalıştığı Uzan grubunun bir gazetesinde Doğan medyasına karşı sistemli bir hakaret kampanyası yürütülmekte, şahıs da kendine verilen görevi ‘başarıyla’ yerine getirmekteydi. Anlaşılan Aydın Doğan bu ‘yeteneği’ iyi keşfetmiş olmalı ki, onu transfer etti. Şahıs da koşarak gitti. Bir profesyonel futbolcu gibi davranıp eski eylemlerini unutturdu ve yeni takımında işe başladı. Ne var ki profesyonel futbol bir ‘show’dan ibarettir ve gazetecilikle karşılaştırılamaz.
Bu şahıs, 2000 yılının Nisan ayında İstanbul’da bir futbol maçı öncesi iki İngiliz’in öldürülmesini öven ‘Two (2) Size’ manşetini attığında da, Kürtlere ‘Ker (eşek) kürt’ diyerek hakaret ettiğinde de Aydın Doğan medyası yazarları onu ırkçılıkla, barbarlıkla suçlamıştı. Ama neticede şahsı bağırlarına basarak kendilerinin ondan farklı olmadıklarını ilan etmiş oldular.
Aydın Doğan medyası bu son olayda da ona sahip çıkarak, zaten bilinen konumunu bizlere bir kere daha hatırlattı. Aydın Bey ve kızları gerek kişisel bağlantıları, gerekse siyasal fikirleriyle Türk oligarşisinin sembolüdür. Doğan medyası, TÜSİAD çevresinde toplanmış olan tekelci sermayenin sesidir. ‘Müstahakçı’ şahıs Aydın Bey adına, Aydın Bey de TÜSİAD adına konuşmaktadır.
Kimse kendini kandırmasın, tek bir ailenin ülke ekonomisinin yüzde 10’unu temsil ettiği bir ülkede demokratik seçimler sonucunda hükümette halk çocukları bulunuyorsa, oligarşi küresel sermayenin de desteğiyle bu demokrasiyi yıkmak için elinden geleni yapacaktır.
Gezi’den 17 Aralık sürecine, 30 Mart seçimlerinden 1 Mayıs’a ve son maden kazasına kadar kadar her olayda basın bildirileri yayımlayarak hükümeti yıpratmak için didinen TÜSİAD bakın son yerel seçimlerden hemen sonra ne demiş: ‘... son dönemlerde kaygı verici düzeye yükselmiş bulunan kutuplaşmayı ortadan kaldıracak bir siyasi tutumun ve söylemin oluşmasına siyasetin tüm taraflarının katkı vermesini umut ediyoruz. Hızla ve partiler üstü bir anlayışla demokrasimizi, ekonomimizi ve sosyal yapımızı güçlendirecek reformlara yönelmeliyiz’.
Meydanlara fırlayıp ‘ben çapulcuyum’ diyecek ölçüde hükümeti yıpratmaya uğraşanlar, seçimden çıkan sonuç işlerine gelmeyince ‘kutuplaşma var’ diyorlar. Ama şu kullanılan ‘partiler üstü’ deyimi bile onları ele vermeye yetiyor.
‘TÜSİAD’ ve‘partiler üstü’ sözcükleri yan yana gelince akla TÜSİAD’ın 12 Mart ve 12 Eylül darbesinden önceki ve 28 Şubat’taki bildirileri gelir. Darbe kışkırtıcılığı yaptığı hatırlanır. Darbeler ve faşizmler sadece sert bakışlı, üniformalı asker ve polis demek değildir, daha çok da ‘şık’ beyler ve ‘zarif’ hanımların işidir. 1933’de Hitler’e görev verilmesini isteyen Alman sanayicilerinden, 1980’de bildirilerle generalleri göreve çağıran Türk sanayicilerine dek bu böyledir.
Türkiye’de tekelci sermayenin demokrasi istediği iddiası büyük bir yalandır. Bu yalan, Pensylvania’daki ilkel tarikatın goygoyculuğunu yapan bir takım liberalimsiler tarafından savunulsa da gerçekler hep aksini kanıtlamıştır.
30 Mart yenilgisinden sonra soluğu hemen ABD’de alan TÜSİAD örgütü yeni tertipler peşindedir. TÜSİAD çığırtkanlarının maden faciasından sonra işyeri sahibi holdingi korumaya alıp hemen hükümeti hedef almaları zaten bu tertipleri yeterince ortaya koymaktadır. Bakalım maden sahibinin Koç Holding’in eski gözdesi olma durumu ve kazanın sorumlusu olan şahıs ve şirketin sermaye destekleriyle ilgili soruşturma nereye varacak?
Halkın oylarıyla hükümete gelen bir kadroya yıllardır olmadık hakaretleri yaparak kutuplaşma yaratan oligarşi çığırtkanları anlaşılan artık ‘halk buna müstahak’ makamına geçtiler. İleride ne olabilir? Tekelci yapı ister istemez değişecektir, oligarşi ‘matemlerde maden aramanın’ çıkar yol olmadığını artık anlamalıdır.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın en  büyük hayaliydi. Şimdi geçekleşmesine günler kaldı. Ankaralıla

AKM Millet Bahçesi açılışa hazır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de Din Eğitimi Sempozyumu'na katılarak konuşma yaptı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ekim 2021)

Kumanda görünümlü tabanca, polisi yaraladı