• $ 6,8603
  • € 7,8131
  • 399.366
  • 118713
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Mahçupyan’ın şifreleri

Mahçupyan’ı artık tanıdık. Şifreli bir üslubu var. Dünkü yazısında kendisini eleştirenler için yine çoğul anlamlı sıfatlar kullanıyor: “ikbal kapısı”, “göze girme”, “gizli rekabet”, ”garip bir meslek”, ”amigo kümesi”, “tıynet”, ”olur olmaz kişiler”. Dikkat edilsin “saçma sapan”, “düzeysiz” şeklindeki hakaretleri saymıyorum, yazarların saygınlığında üsluptan çok içeriğin önemli olduğuna inanırım.

Ne demek istiyor?

Etyen Mahçupyan, demek istiyor ki bazı çıkarcı insanlar var ve bunlar Cumhurbaşkanı’na ve AK Parti’ye yaranmak için kendisini eleştiriyorlar. Bu konuya aşağıda değineceğim. Ama Mahçupyan’ın asıl politik projesinin içeriği şu satırlarla ortaya çıkıyor:
“Örneğin Türkiye’nin yıllar sonra AB ile açtığı ilk fasılda merkez bankasının konumu ve özerkliği biçimlenirken, siz başkanlık sistemi geldiğinde merkez bankasının yürütmeye tabi olacağını ima etmeye kalkarsanız ortalıkta ne yerli ne yabancı yatırımcı bulamazsınız. Başkanlık sistemiyle birlikte Türkiye’nin ekonomik sıçrama yapacağı hayali, bizzat bugünkü saçma sapan söyleminiz yüzünden heba olup gidebilir.”

Üç bakımdan yanlış

İşte bütün mesele buradadır. Bu görüş üç bakımdan yanlıştır ve cevapsız bırakılamaz.
Birincisi, Türkiye’nin önünde bir 2023 hedefi vardır. Ekonomik sıçrama bir hayal değil, somut bir hedeftir. Bu hedef AB’nin yıllardan beri sürdürdüğü oyalama taktiklerine feda edilemez.
İkincisi, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı prensibi başta AB’nin bizzat kendisi olmak üzere bütün Batı dünyasında artık terkedilirken, bu konuda 1980’lerden kalma Thatcher tarzı dogmatik liberalizmi savunmak yanlıştır ve dahası kasıtlıdır. Gelişmiş kapitalist ülkeler küresel finans oyunlarından kurtulmak isterlerken bunu Türkiye’ye mubah görmek ne anlama gelir?
Üçüncüsü, işte kasıt da buradan anlaşılıyor ki, Merkez Bankası yürütmenin kontrolüne girerse yabancı ve özellikle yerli yatırımcıların kaçacağı iddiası artık bayatlamış bir propagandadan başka bir şey değildir. Tam aksine halk tarafından seçilmiş Obama, Shinzo Abe gibi önderler merkez bankalarını daha sıkı kontrol ettikçe ülkelerinin ekonomisi düzelmiştir. Yatırımlar artmış, hatta Japonya’da olduğu gibi yatırımcılar sıraya girmiştir. Yatırımlar kaçacak iddiası 2008 krizinde IMF’den mutlaka 25 milyar dolar kredi almamız gereğini savunanlarca da tekrarlanmıştı. IMF ile borcu kapatmamayı isteyenler de aynı şeyi söylüyordu. “Kriz bizi teğet geçecek” sözlerinden dolayı Erdoğan’la akıllarınca alay eden liberaller de bu tehdidi savuruyorlardı.

Mahçupyan biliyor

Bu üç noktanın üçü de gerçekte eski bir danışman olan Mahçupyan’ın bilgisi dâhilindedir. Enflasyonla mücadele adı altında Türkiye’yi paçalarından aşağı çekerek büyümesini önlemek isteyenler hep bunları söylemişlerdir, hep de haksız çıkmışlardır. Hep tekrarladığı benzer sosyolojik veya politik yaklaşımlarla tanınan Mahçupyan, bir süredir alışılmadık şekilde ekonomi ve merkez bankası uzmanlığına başlayınca, bu kez onun bayrağı devraldığı anlaşılmıştır.

Entel mafyası

Etyen Mahçupyan’ın bu tutumu siyasal bir tutumdur. Tıpkı AK Parti-CHP koalisyonu talep etmesi gibi, tıpkı Tahir Elçi olayında AK Parti’yi suçlaması gibi belirli bir çizginin tezahürüdür. Ama nedense Mahçupyan’a en ufak bir eleştiri getiren herkes Mahçupyan kafadarları tarafından linç edilmek isteniyor. Bu kastlaşma, mafyalaşma ve entelektüel terörizm girişimleri çok çirkindir.

Aslında Mahçupyan’ın son dönemdeki yazılarında bir fikir de yoktur, sadece verilmesi istenilen bazı mesajlar vardır. Bu mesajlar da sinsi bir üslupla gizlenmiştir ve yazarın 7 Haziran’dan sonra yeni edindiği bir huyla özellikle Cumhurbaşkanı’nı hedef alan hakaretlerle bezenmiştir. Fikirlerini açık açık savunan ve dolambaçlı yollara başvurmaya tenezzül dahi etmeyen Yiğit Bulut’u hedef haline getirenler bunun acaba farkında mı?

Zamanlama

Sonuç olarak hendeklerde sıkışan PKK’nın kamuoyu oluşturma kampanyasına hız vermesi, 1100 sözde akademisyenin bildirisi ve Mahçupyan’ın bir dizi yazısının aynı döneme rastlaması anlamlıdır. Ülkemiz büyük gailelerle boğuşurken bir yandan da sık sık rastladığımız gibi fitne yeniden uyandırılmak isteniyor, bu kez de AK Parti’nin yakınında, mümkünse içinde.

Fitne uyandırma

Bu noktada Mahçupyan’ın satırlarında geçen “gizli rekabet” deyimine ulaşıyoruz. Ne kadar üstü kapalı bir üsluba sahip olursa olsun Mahçupyan da olay yerinde imzasını bırakan bir mücrim gibi AK Parti’de ne iş yaptığını kendi sözcükleriyle itiraf etmiş böylece. Kim kimle rekabet ediyor? AK Parti içinde adeta fitne yapmak için danışmanlık üstlenen Mahçupyan kırk yılda bir açık konuşsa da biz de öğrensek: Rekabet kimle kim arasındaymış? Amigolar kimmiş, kimin amigolarıymış? Olur olmaz kişiler kimlermiş? 15 Gündür bir dizi yazıda onlarca hakareti ardı ardına sıraladıktan sonra açık konuşmamak onurlu bir tutum değildir. Doğan Medya’sında bile millilik ve yerlilik konusunda hassasiyetlerin gözlendiği bu dönemde toplum mühendisliğinde mevzi savaşı Mahçupyan’a mı kalmıştır?

Gnothi seauton Mahçupyan

Şimdi tekrar Mahçupyan’ın “ikbal kapısı”, “göze girme”, “amigo” ifadelerine dönecek olursak açıkça söyleyeyim. Kendi payıma, bir iki kere TV stüdyolarında karşılaşma dışında hiçbir Türk milletvekiliyle oturup konuşma fırsatım olmadı, Erdoğan ve Davutoğlu’nu sadece yurttaş olarak mitinglerde metrelerce uzaktan görebildim, sadece oy kullanırım, parti ya da cemaat üyesi değilim, parti üyesi olmadan Başbakan danışmanı olanlardan hiç değilim, böyle bir amacım da, ihtiyacım da yok. Ama bu tarife tam uyan birini tanıyorum, milletvekilleriyle düşüp kalkar, üyesi olup olmadığını bilmediğim ama kendisinin AKP deyip AK Parti demeye tenezzül etmediği partinin genel başkanına danışmanlık yapar, adına bile saygı duymadığı partiyi ille de başka partilerle koalisyona zorlar. Kendisi de yukardaki sıfatlara uyan birini tanımak istiyorsa Sokrat’ın ünlü sözünü hatırlamalı, “gnothi seauton -kendini kendin tanı”.

Maltepe'de araç markete girdi... Feci kaza kamerada

Maltepe'de araç markete girdi... Feci kaza kamerada

Dünyanın nazar boncuğu 'Meke Gölü'nde bir damla su kalmadı

Dünyanın nazar boncuğu 'Meke Gölü'nde bir damla su kalmadı

Bitter çikolata tüketmek için 10 neden

Bitter çikolata tüketmek için 10 neden

9 Temmuz günlük burç yorumları sizlerle! Aslan burcuna güzel habe

9 Temmuz günlük burç yorumları sizlerle! Aslan burcuna güzel haber