6 Mayıs 2014 Salı

#Diren Amerika (!)

Bir insan nasıl etkisiz hale getirilir? Bıçakla mı, silahla mı, linç edilerek mi, açlıkla mı, psikolojik gerilimle mi, zehirlenerek mi? Ülkeleri yıkmak ve boyunduruk altına almanın da benzer yolları vardır. Hepsi Türkiye’de, üstelik son yıllarda denenmiştir. Küresel kapitalizmin merkezleri, dünyanın diğer ülkelerinde tek tek deneyip başarılı oldukları yöntemleri sırayla, üstelik bazen birkaçını aynı anda Türkiye’de sahneye koydular. Başarılı olamadılar.

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN
Doğrudan müdahalede bulunmadan da bir ülkeyi kontrol altına almak onlar için olanaklıydı. Bunun yolları belliydi:
1. Ülke içinde etnik çatışmaları körüklemek. Yugoslavya’da başarılı olan bu yöntem Türkiye’de barış süreciyle boşa çıkarıldı.
2. Etki ajanları aracılığıyla gerilim yaratılıp kukla generallere darbe yaptırmak. Bu formül Mısır’da denenip başarılı olabildi. Ama Batı’nın çok yönlü manevralarına, hatta bazı generalleri ‘ABD think tankları’nın senaryolarına katma çabalarına rağmen darbe senaryosu bu kez Türkiye’de sonuca ulaşamadı.
3. Değişik kesimlerden eylemcileri meydanlara toplayıp halkın seçtiği ama Batı’nın beğenmediği bir hükümeti turuncu devrimle bertaraf etmek. Tehditle dayatılan bir anlaşmayı imzalamak istemeyen Ukrayna hükümeti bu yöntemle düşürüldü. CNN, BBC, Reuters gibi medya organlarının hazır bulundukları tertiplerle sahneye konulan bu bildik senaryo Türkiye’de çöpe atıldı.
4. Ekonomik baskıyla, haksız not indirimleriyle, finans oyunlarıyla ülkeleri destabilize etmek. Venezüella’da, İran’da, Kıbrıs olayından sonra ülkemizde ve daha nice ülkede başarılı olan bu taktik, dinamik ekonomisiyle, girişimci ve çalışkan insanlarıyla direnen yeni Türkiye’de fos çıktı.
5. Gerçek veya gerçek dışı, haklı veya haksız tarihsel sorunları gündeme getirip kampanyalarla ülkeleri itibarsızlaştırmak, izole etmek. Her yıl 24 Nisan’da 1915 olaylarını gündeme getirip birkaç milyarlık daha silah pazarlamak isteyenlerin kurnazlığını Türkiye vicdanlı tutumuyla boşa çıkardı.
6. Scientology, Falun Gong, Moon tarikatı gibi dinsel görünümlü örgütleri kullanarak ülkelerin yargı kurumlarına, bilim merkezlerine, etki odaklarına sızmak, sabotaj yapmak. Örneğin Kore’de başarılı olan bu taktik F tipi ajanlara direnen sağlam iradeyle Türkiye’de akamete uğradı.
Şimdi, global odaklar diz çökertemedikleri Türkiye’nin direnişini önemsiz göstermek için bahaneler aramaktalar. Bu çerçevede Türkiye’de bir diktatörlüğe gidiş iddiasında bulunuyorlar ve medya özgürlüğünden söz ediyorlar. Bu, kendi başarısızlıklarını örtbas etme çabasından başka bir şey değildir.
‘Tüm bindirilmiş kıtaları Taksim’e topladık, oligarşinin olanaklarını açtık, milyarder ayı avcılarını yalılarından kaldırıp meydanda poz verdirdik, olmadı. Yargı darbesi düzenledik, kaset, video, şantaj, montaj yaptık, diplomatik temsilcimiz bile militanlaştı, yine olmadı.’ ...Düşünceleri budur. Kendilerine mazeret bulmak zorundalar.
Herkesin her aklına gelen düşünceyi, iddiayı, iftirayı hatta hakareti basıp serbestçe yayabildiği Türkiye’yi medya özgürlüğü düşmanı olarak tanımlayanlar kendilerine baksınlar. Özgürlük alanı olarak sundukları interneti casusluk, gizli dinleme ve dünya meydanlarını yönlendirme aracı olarak kullandıkları ayyuka çıktı. Kendilerini ABD’nin en yakın müttefiki zanneden Avrupa liderleri bile pervasızca dinlenmedi mi? Herhalde Freedom House’un medya özgürlüğünden anladığı bu olsa gerek. Peki bu casusluğu internet ortamında açığa çıkaran ABD’lilere ne oldu? WikiLleaks belgelerinden sorumlu tutulan Manning ABD’de 35 yıl yedi. Snowden ilticacı olarak sürgünde.
Batı’nın kendi örgütü RSF’e göre bile ABD, medya özgürlüğünde zaten üst sıralarda değil, ancak 43’üncü sırada. Bir ABD medyası var ki, bir yerde biri bir iddia ortaya atsa, hepsi oybirliğiyle aynısını tekrarlar. Tek sesli, tek fikirli bu totaliter medya zaten topu topu 6 oligopolun (Big Six) elindedir. Irak’ta kitlesel imha silahları bulunduğu yalanıyla savaş nedeni oluşturan, ancak yüz binlerce insanın kaybından sonra özür dileyen aynı medya değil miydi?

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan yoğun bir mesaiyi  geride bıraktı. Devletin zirvesi önce savunma sana

Külliye'de savunma toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de Din Eğitimi Sempozyumu'na katılarak konuşma yaptı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ekim 2021)

Kumanda görünümlü tabanca, polisi yaraladı