• $ 5,8038
  • € 6,6241
  • 265.981
  • 95.182
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kanalizasyon patladı

Yıllardır onlarca seçim takip ettim. Hepsinde çeşitli iddialar ortaya atılırdı. Oylar kullanıldıktan sonra şehir efsaneleri oluşurdu. Dedikodular dilden dile dolaşırdı…

Bu defa durum çok daha vahim: 31 Mart’ta kanalizasyon patladı. Etrafı pislik bastı. Çevreye hepimizi rahatsız eden kokular yayıldı.

Akla, hayale gelmeyen sahtekârlıklar yapılmış. Oylar çalınmış.

Bununla ilgili onlarca maddi delil var: Binali Yıldırım’dan alınmış, Ekrem İmamoğlu ve başkalarına yazılmış. Yapılan yeniden sayımlar sonucu, ortaya başka karineler de çıktı. Boş araziler üzerine hayali binalar dikilmiş; içleri taşıma seçmenlerle doldurulmuş. Küçücük bir daireye 40 seçmen yazılmış. Sandık kurulu başkanlıklarına hukuki olmayan görevlendirmeler yapılmış. Seçim kurulu başkanlıklarına CHP’li olduğu belgeli isimler atanmış. İtirazlar onların önüne götürülüp, kurda kuzu emanet edilmiş. Vesaire, vesaire…

Uzun süreli ve organize hazırlıkların sonucu bunlar. Seçimlerden önce 20 Ocak’ta yer ve şahıs ismi vererek bizzat ben yazdım. Sadece küçük bir örnekten bahsettim. Büyükçekmece’de, CHP’li belediyeden geçici olarak nüfus müdürlüğünde görevlendirilen bir şahsın, boş arsa ve dairelere tam 354 seçmen yazdığını ortaya koydum. Bu yüzden tutuklanıp cezaevine atıldığını kamuoyu ile paylaştım.

Yetkili merciler üzerine gitmedi; yeterli hassasiyet gösterilmedi. Sonuç bu oldu işte! Hiçbir seçimde yaşanmayan tartışmalar ortaya çıktı.

YSK ise, onca delil ve başvuruya rağmen, İstanbul’un 31 ilçesinde oyların yeniden sayılması talebine ret cevabı verdi.

***

Bu arada suç duyuruları yapıldı. Doğal olarak savcılıklar harekete geçti. Büyükçekmece’de tespitler sürüyor. Belki başka ilçelerdeki iddialar da araştırılıp incelenecek. Ardından hukuki süreçler başlatılacak.

Bunlarla ilgili dava açılma ihtimali çok yüksek.

O davalarda yapılan yargılamalar sonucu suçun netleştiğini ve cezalandırmaların ortaya çıktığını düşünün! Yargı, “Evet, bir suç işlenmiştir ve ben de gereğini yapıyorum, suçluları cezalandırıyorum” derse ne olacak?

İşte o zaman 31 Mart seçimleri, Türk Siyasi Tarihi’ne şaibeli bir seçim olarak geçecek. Hem de kesinleşmiş yargı kararları ile.

İşte bu yüzden, YSK’nın itirazları dikkate alıp, İstanbul’da oyların yeniden sayılmasına karar vermesi gerekirdi. YSK’nın görevi acil değil, adil sonuç almaktır. Varsa seçim sonuçları üzerindeki şaibeleri ortadan kaldırmaktır.

Ama olmadı, yapılamadı. O yüzden bu pilav çok su götürecek artık…

***

Bu hukuki sürecin asıl kaybedeni ve sınıfta kalanı ise CHP oldu. Geçersiz oylar sayılıp aradaki fark kapandıkça agresifleşti. Demokrasi nutukları, yerini tehdit diline bıraktı. Yaldızlar döküldü, gerçek sıfatlar ortaya çıktı. İş, ülkeyi yönetenlerin dış güçlerle tehdit edilmesine kadar götürüldü.

Çünkü güvenmiyor kendisine.

Çünkü olan bitenin CHP de farkında.

Çünkü oyların yeniden sayılması halinde tablonun değişeceğini onlar da biliyor.

Merak ediyorum ben: Bütün olan bitenin ardından da CHP kurmayları halkın karşısına çıkıp, bundan sonra da “hak, hukuk, adalet” diyebilecek mi acaba?

Emin Pazarcı Diğer Yazıları

Bu neyin paniği?

04.04.2019

Savcılar göreve

03.04.2019

Bakan Çavuşoğlu: Hangi açıklama gelirse gelsin biz S-400´ü aldık

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Zamanın hayatımıza etkisi

17 milyon kişiye Temmuz zammı geliyor! Emekli maaşları ne kadar olacak?