• $7,4083
  • €9,0284
  • 441.522
  • 1542.45
26 Mayıs 2012 Cumartesi

Demokrasi (mi)!

Hüsnü Mübarek 30 yıl ABD'ye hizmet ettikten sonra yine ABD'nin 'yeşil ışığı' ile 20 günde alaşağı edildi ve kafese konuldu. Bu süreç içinde medya Tahrir'i dolduran 'milyonlar'dan söz etti ve bütün Mısırlıların 'devrimi' desteklediğine bizi inandırmaya çalıştı. Önceki gün yapılan başkanlık seçiminde ise farklı bir tablo ortaya çıktı. Örneğin Ocak 2012'de sonuçları açıklanan ve üç aşamalı olarak gerçekleşen parlamento seçimlerinde oyların %47'ni kazanan Müslüman Kardeşler cumhurbaşkanlığı seçiminde aynı gücü kanıtlayamadı ve  ikiye bölündü. Müslüman Kardeşleri temsil eden Adalet ve Özgürlük Partisi'nin desteklediği Muhammed Mursi oyların % 28'ni alabildi. Müslüman Kardeşler'den daha önce ayrılan 'reformcu' Ebulfutuh ise % 17 ile yetindi. Ancak seçimin en önemli sürprizi Mübarek'in son başbakanı ve Mübarek gibi eski bir hava kuvvetleri komutanı olan Ahmet Şefik idi. Şefik oyların % 24'ünü alarak yarışı ikinci olarak bitirdi ve büyük olasılıkla ikinci tura kalabildi. 'Büyük olasılıkla' diyorum çünkü iki günde yapılan seçimlerin sonucu ancak bir haftada açıklanabiliyor. İkinci tur 16-17 Haziran'da... İkinci sürpriz ise solcu aday Hamdin Sabahi'nin % 20 oyla üçüncü olması. Mübarek'in eski dışişleri bakanı ve Arap Birliği eski genel sekreteri Amr Musa ise oyların ancak  % 11'ni alabildi. Bu sonuçlara göre Mısırlıların % 35'i yani Şefik ve Musa'ya oy verenler hala Mübarek'e sempati duyuyor demektir. Bu kişiler aynı zamanda parlamento seçimlerinde zafer kazanan Müslüman Kardeşler ve onun daha sağındaki radikal Selefilerin Mısır'ı yönetmesinden tedirgin. Aynı tedirginliği Solcu-Milliyetçi Hamdin Sabahi'ye oy veren % 20 Mısırlılar da duyuyor demektir.
Bu ön yorumların ikinci tura nasıl yansıyacağını hep birlikte göreceeğiz. Çünkü birinci turda Mübarek karıştı Hamdin Sabahi ve diğer adaylara oy veren ancak Müslüman Kardeşler'in yani İslamcıların iktidarından tedirgin olan Mısırlılar ikinci turda istemeyerek de olsa Mübarek'in eski başbakanı Şefik'e oy vermek zorunda kalabilir. Mısır 'devrimi'nin en ilginç sonuçlarından biri de bu olacaktır. Yani 'Arap Baharı' ilk ciddi sınavını Mısır'da verecek. Mısır halkı Mübarek ile İslamcıları yan yana koyarak hangisinin daha iyi ya da daha tehlikeli olduğuna karar verecek ve ikinci turda ona göre oy kullanacak. Başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin kime ve nasıl destek vereceğini önümüzdeki günlerde hep birlilkte göreceğiz. Bunu da daha çok Katarlı Elcezire ve Suudi Elarabiye televizyonlarının tavrından anlayacağız. Çünkü bu iki etkili televizyon ABD'nin emriyle yayın yapmaktadır. Çünkü bu iki televizyon 'Arap Baharı'nın ilk anlarından itibaren inanılmaz provokatif yayın yapmakta ve gerektiğinde birer CIA-Mossad operasyon merkezi gibi çalışmaktadır. Bunu Tunus'ta, Cezayir'de, Yemen'de ama daha çok Libya'nın NATO tarafından işgal edilmesi sürecinde ve şimdi de Suriye ve Lübnan'da  iç savaşın çıkartılma sürecinde görüyoruz. Bunu da demokrasi adına yaptıklarını söylüyor ve demokrasinin kiriter ve ölçütlerini kendilerine yani ABD'ye göre belirliyorlar. Örneğin Tunus'ta İslamcı Elnahda oyların  % 30 kadarını alınca zafer kazanmış oluyor ama Cezayir'de İslamcılar hezimete uğrayınca seçimlere hile karıştırlmış oluyor. İşte tüm bunlardan dolayı Mısır'daki başkanlık seçimi çok önemli. Mısır'da kimin cumhurbaşkanı olacağı yalnızca Mısır için değil, İslamcıların güçlü olduğu Tunus, Libya, Fas ve Yemen için de çok önemli. Tabii Araplara göre İslamcı AKP'nin iktidarda olduğu Türkiye için de. Daha açık bir ifadeyle Müslüman Kardeşler'in doğduğu ülke Mısır'da İslamcı bir cumhurbaşkanı ile Müslüman Kardeşler'den esinlenmiş bir AKP'nin iktidarda bulunduğu bir Türkiye'nin ideolojik ve politik birlikteliği bölge ve tüm İslam alemi ve İslam aleminin geleneksel müttefiği ABD için yaşamsal öneme sahiptir. Ama İslamcıların iktidarından tedirgin olan ve yalnızca bundan dolayı Mübarek'in adamına oy vererek 'Laik' Ahmet Şefik'i seçecek bir Mısır bölgede birçok hesap ve kitabı karıştırabilir. Bu karışıklığın etkileneceği ülkelerin başında ise Türkiye gelir. Mısır'da İslamcı bir başkanın seçilmesi ise Mısır'dan daha çok başkanlık sistemini tartışan Türkiye'yi ve cumhurbaşkanı olmayı planlayan Başbakan Erdoğan'ı etkileyecektir!

<p>Gelişen piyasalara para akımının devam ettiği sürece Türkiye'nin önde olacağını söyleyen  Ekonomi

Merkez Bankası'nın faiz kararı piyasalara nasıl yansıyacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kafese giren adam ayıya yem oldu

Bakanlar Gül ve Karaismailoğlu, Gaziray Projesi'nde incelemelerde bulundu