• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
30 Ekim 2012 Salı

Çözüm olur mu?

Bayram süresince sağlanan ateşkese rağmen Kaide'ci gruplar ve zaman zaman da diğerleri eylemlerini sürdürdü. Başta başkent Şam olmak üzere bir çok yerde bomba yüklü araçlarla insanları öldürüp terör estirdiler. Güvenlik güçleri de karşılık verince çatışmalar çıktı. Ama herşeye rağmen bazı yerlerde ateşkese uyuldu ve bu çok önemliydi. Bu ise sonraki ateşkesler için umut verici. Çünkü insanlar yoruldu ve savaşmanın ne anlama geldiğini anladı. İç ve dış provokasyon azalır ya da tamamen durursa ben önümüzdeki dönemle igili olarak belki de ilk kez iyimserim. BM Suriye Özel Temsilcisi İbrahimi de öyle olmasaydı belki de Annan gibi görevini bırakır 'Ben bu işte yokum' derdi. İbrahimi ilerlemiş yaşına rağmen bu hafta iki uzun seyahate çıkıyor ve önce Rusya sonra da Çin'e gidecek. Büyük olasılıkla bu iki ziyaret sonrasında Suriye'de bazı önemli gelişmeler yaşanabilir. Çünkü önümüzdeki hafta Amerikan seçimleri var ve bu seçim sonuçlarına göre Washington'un Suriye politikalarında daha net bir tavır ve kararlılık görülebilir.
***
Daha açık bir ifade ile son dönemde Suriye konusunda ilgisiz kalan ABD ve bazı Batılı müttefikleri büyük olasılıkla Putin ile masaya oturacak ve 'Gelin şu Suriye sorununu çözelim' diyecekler. Ya da tersi olacak. Yani Putin, Obama ya da Romney'ye 'Gel bakalım şu Suriye konusuna birlikte el atalım' diyecek. Bunu demeden önce de Putin, Ankara'ya gelecek ve Cumhurbaşkanı Gül-Başbakan Erdoğan ikilisine 'Komşular gelin İran'ı da yanımıza alarak şu Suriye sorununu çözelim artık' diyebilir. Çünkü Putin de biliyor ki Türkiye bütün verileriyle artık Suriye konusunda  baş oyuncu. Yani Türkiye bir şekli ile ikna edilip şimdiki tavrından vazgeçirilmeden Suriye'deki süreç böyle devam eder. Çünkü Suriyeli muhaliflerin güç ve moral kaynağı Katar, Suudi Arabistan hatta Batılı ülkeler değil direkt olarak sınır komşusu Türkiye'dir. Daha açık bir ifadeyle Türkiye 'Ben artık bu işte yokum' der ya da şu anda izlediği politikalarından az da olsa farklı bir tutum alırsa Suriye'de bir çok şey değişebilir.
***
 Bunun olup olamayacağını kestirmek kolay değil ve kestiremiyorum. Ancak gazetecilik sezileriyle anladığım kadarıyla Ankara da Suriye ve Suriye'den dolayı bölgedeki gelişmelerin artık kendisi için de çok tehlikeli sonuçları beraberinde getireceğini çok daha net görmeye başladı. Böyle bir durumda olup bitenleri sakin bir şekilde gözden geçirmek ve yeni durum değerlendirmesi yapmak en sağlıklı ve doğru yoldur. Çünkü çok karmaşık veri ve süreçleri ile son Lübnan gelişmeleri, Netanyahu-Lieberman İttifakı ve İsrail'in İran'a karşı olası bir çılgınlığı tüm bölgeyi ve dolayısıyla Türkiye'yi çok zorlayacaktır. Üstelik Türkiye geçen süre içinde Suriye ve bölge ile ilgili hiç bir planını gerçekleştirememiş ve ne tampon ne de uçuşa yasak bölge konularında Batılı müttefiklerinden destek alamamıştı. Bundan sonra da alamayacaktır. Silahlı ve siyasal muhalefetin Esad'ı devirme olasılıkları da giderek azaldığına göre ortaya mutlaka yeni bir durum çıkmalı ve bunun için de en uygun zaman şimdi.
***
Çünkü her şeye rağmen bir ateşkes oldu ve Putin, Ankara'ya geliyor. Tam da çılgın yenge Hillary 'Ben bu Suriye işinden yoruldum bırakıp gidiyorum' demişken! Tam da Amerikalı generallerin 'Suriye için Türkiye'ye asker yolladık' türünden anlamlı açıklamalarının geldiği sırada. Tam da Katar Şeyhi, Başbakan Erdoğan'dan rol çalarak İsrail kuşatması altındaki Gazze'ye gittiği ve kendisinin Arap ve İslam alemine rol model olduğunu kanıtlamaya çalıştığı sırada. Üstelik sırada başkaları da var: Halkını Suudi tankları ile bastıran Bahreyn Şeyhi ve belki de asıl model Muhammed Mursi!

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor