• $7,4252
  • €9,011
  • 442.848
  • 1540.21
19 Mayıs 2012 Cumartesi

CIA yalancısı

7 Mayıs'ta yapılan seçimleri izlemek üzere bir grup meslektaşımız Suriye'ye gitmişti. Farklı TV ve gazeteler adına Şam'a giden meslektaşlarımız, seçimleri izledikten sonra Şam'da meydana gelen ve 70 kadar insanın ölümüne ve 400 kadarının da yaralanmasına neden olan intihar eylemlerinin meydana geldiği yere gidip sıcağı sıcağına izlenimlerini anlattılar. O intihar eylemleriyle ilgili olarak muhalefet sözcüleri ve bizim buradaki yandaşları 'Esad yaptırmıştır' demişti. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon dün yaptığı açıklamada bu eylemlerin Kaide'nin işi olduğunu söyledi. Bakalım şimdi o garip huylu meslektaşlarımız ve onlara inanan saflar ne yapacak? Ne yapacakların başında da Suriye Ulusal Konseyi denilen örgütün başı olan Burhan Galyun geliyor. Çünkü Galyun  Konsey'in iş yapmadığını ve yapamayacağını itiraf ederek bırakıp kaçmaya hazırlanıyor.
***
Suudi Arabistan, Katar ve ABD olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen milyon dolarları cebe indirmek için kavga eden Konsey üyeleri Galyun'dan farklı tutum ve davranış sergilemiyor. Bazıları kaçarken, başkaları Konsey'in başka ülkelerin oyuncağı haline geldiğini görerek toplantılara katılmıyor. Herkes bu Konsey'in aslında Suriye içinde hiçbir karşılığının ve halk desteğinin bulunmadığını biliyor. Çünkü muhalefet denilen şey silahlı gruplardan başka bir şey değildir. Bu silahlı gruplar da çevre ülkelerden sağladıkları silah ve paralarla ülke içinde terör estiriyor ve asker sivil demeden Esad yanlısı olmakla suçladıkları insanları öldürüyorlar. Yakında tüm bu gerçekleri sayıları 260'ı bulan BM gözlemcilerinin raporlarında hep birlikte okuyacağız. Bakalım o zaman Suriye'de demokrasi ve özgürlük isteyenler ne diyecek ya da ne yapacak? Çünkü demokrasi yalan ve palavralarla olmaz ve olmayacaktır. Hele kanla asla. Geçen hafta ve öncesinde Suriye'ye giden meslektaşlarımız bu gerçeği görüp yazdılar. Bunların taraflı olduğunu hiç kimse söyleyemez. Örneğin gidenler arasında Dış Haber Müdürümüz Kader Balıkçı da vardı. Gidip gördü ve yazdı. Aynı şeyleri diğerleri de yaptı. Örneğin Cumhuriyet gazetesi adına giden meslektaşımız Mustafa Erdemol'un yazdıkları Ertuğrul Özkök'ün dikkatini çekecek kadar ilginç idi. Özkök dünkü Hürriyet'te çok önemli tespitlerde bulundu. Özkök'e göre 'Mesleketaşlarımızın anlattıkları ile Suriye'deki tablo tam anlamıyla  Dışişleri Bakanlığı'nın anlattığı gibi değil.' Özkök yazısını bakın nasıl bitiriyor: 'Bir gün sınır ötesine asker göndermek gündeme gelir ve vekiller el kaldırmak zorunda kalırlarsa, Suriye sokağından gelen ve 'embedded' olmayan bilgileri dinlemelerinde de yarar var.''
Bu çağrı ve uyarı hem çok önemli hem de çok gereklidir. Çünkü Özkök bunları yazarken SETA ve Bahçeşehir Üniversitesi 'önemli' bir konuğu ağırlıyor ve konuşturuyordu. Bu zat El Cezire'nin eski genel müdürü Vaddah Hanfer. İstanbul ve Ankara'da konuşmalar yapan bu zat, 7 yıl süreyle El Cezire'yi CIA talimatı doğrultusunda çalıştırdı ve kurumu 'Arap Baharı' sürecinde bir televizyon olarak değil, bir CIA-Mosad operasyon merkezi olarak yönetti. Bunları ben söylemiyorum. WikiLeaks belgelerinde Hanfer ile ilgili ilginç bilgiler var. Bu bilgiler ve belgeler ortaya çıkınca geçen yıl Vaddah Bey görevinden istifa etmek zorunda kaldı ve Soros'un paralarıyla bir araştırma merkezi kurdu. Şimdi CIA için yaptıklarının devamını farklı alanlarda yapmaya çalışıyor. Bunların tümü doğal ama doğal olmayan bizdeki kurum ve kişilerin bu adamı davet ederek insan karşısına çıkarmalarıdır. Çünkü o bir basın elemanı olarak yalnızca CIA'e nasıl hizmet verileceğini anlatabilir.

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız