• $8,1944
  • €9,7581
  • 456.981
  • 1393.24
26 Şubat 2015 Perşembe

% 50 şirinliği

1
Başta Bülent Arınç olmak üzere, AK Partili kimi siyasetçiler ve AK Parti’yi destekleyen köşe yazarları bile bu tuzağa düşmüş durumdalar.
“AK Parti, AK Parti’ye oy vermeyen %50’yi de düşünmek mecburiyetindedir.”
Eğri oturup doğru konuşalım.
Hiçbir siyasi ortamda/anlayışta, bir siyasi parti seçmenin %50’sinin oyunu aldıktan sonra, kalan %50’den dolayı hesaba çekilemez.
AK Parti’ye oy vermeyen %50 AK Parti’ye karşı fazla mesafeli, fazla katı, fazla ayrışmış diye AK Parti’nin aldığı %50 küçümsenemez.
Doğrudur.
İktidar partisinden beklenen sadece kendisine oy veren vatandaşlara yönelik politika üretmek yerine, ülkenin tamamına yönelik adımlar atmaktır.
Ama hassaten, oy vermeyen %50’ye yönelik bir şirinlik yapmanın anlamı yoktur.
Kaldı ki;
Oy vermeyen %50 homojen de değildir.
(Yine takıntı noktama geldim)
Bu tür iddialar Ertuğrul Özkök’ün bir oyunundan bir dalaveresinden başka bir şey değildir.
Özkök ve onun gibiler; “biz bir avuç ‘yabancı’ AK Parti iktidarından nefret ediyoruz” diyecek değildi herhalde.
O nedenle, kurnazlıkla, kalan %50’nin kendi gibi düşündüğü yalanıyla yola çıkıp, onların tamamı adına laf dolaştırmaktadır.
Ayrıca AK Parti’ye oy vermeyenleri aynı safta değerlendirmek, o grubun çoğunluğuna da saygısızlıktır, hakarettir.
Düşünsenize
AK Parti’ye oy vermeyen %50’nin ne kadarı Hüseyin Aygün’le aynı kategoride değerlendirilmeyi içine sindirebilir, kabul edebilir.
2
Her şeye rağmen,
Türkiye’nin geleceği için,
Ülkenin tamamını, insanların tümünü içeren bir söyleme, bir anlayışa ihtiyaç olduğu inkâr edilemez.
Bunun için millet olarak ‘büyük bir hikâye’ye ihtiyacımız var.
Bütün bir milleti içine alabilecek, kimseyi dışarıda bırakmayacak ama kimseyi tek tipleştirmeyecek herkesin kendisi olarak içinde yer alacağı bir hikâye.
Her birimizin tek tek yaptıklarının daha da büyüttüğü ve zenginleştirdiği bir hikâye…
(Bu ‘hikâye’ üzerinde daha çok durmamız gerekir ya, şimdilik sadece başlamış olalım.)
3
Salı günkü Grup Toplantısı’nda Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde medyada yer alan, Fuat Avni üzerinden yapılan konuşmalara yer ayırmış.
Konuşmasının bir yerinde; MİT’in muhalefeti dinlemesinden şikâyette bulunuyor.
(MİT’in muhalefeti dinlemesinin hukuki ve ahlaki tartışması saklı kalmak üzere; ayrıca MİT muhalefeti mi dinlemiş? Yoksa bir ajanı, bir teröristi dinlerken muhalefette dinlemeye mi takılmış?)
İlginç bir adam Kılıçdaroğlu;
MİT muhalefeti dinlemiş.
Yani Kılıçdaroğlu, Fuat Avni (Emre Uslu)-Umut Oran diyaloglarının gerçekliğini kabul ediyor;
öyle ya olmayan bir şey dinlenemez.
Şikâyeti bu konuşmaların/yazışmaların MİT tarafından açık edilmesi.
(Bilhassa Ertuğrul Özkök’e ve Hürriyet’in bizim mahalleden transfer, Özkök’ün umre arkadaşı diğer yazarına kapak olsun.)

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü