• $7,3643
  • €8,9067
  • 410.485
  • 1528.82
18 Aralık 2014 Perşembe

‘Özgür basın susturulamaz’

1

‘Özgür basın susturulamaz’ haykırışının bir karşılığı olmayacak mı?
‘Oh olsun!’ demek nasıl bir insani duruma tekabül eder.
‘Bırakınız yargı süreci işlesin’ sözünün bizatihi hukuksal bir karşılığı kaldı mı?
Gibi sorular tabii ki sorulabilir.
Ancak adaletin söz konusu olduğu yerde diğer birçok soru gibi bu sorularda buharlaşır ve anlamsızlaşır.
2
Henüz Gülen örgütü mensuplarının makul ve makbul vatandaşlar olarak sokaklarımızda dolaştığı, kurumlarımızda çalıştığı, komşumuz, arkadaşlarımız olduğu günlerdi.
Henüz Gülen örgütü mensuplarının makul ve makbul dindarlar olarak mabetlerde omuz hizamızda durduğu, sofralarımızda aşımızı paylaştığı günlerdi.
Henüz, ‘söze sınır yok’tur dediğimiz özel toplantılarımızda, en yakınlarımızdan en uzaktakilere kadar herkesi, iktidar mensuplarını olduğu kadar Gülencileri de eleştirdiğimiz, kritik ettiğimiz mekanlarda söze onları da ortak ettiğimiz günlerdi.
Murat Doğanşafak, Erzurum’da küçük bir Nurcu grubun, sırf Fethullah Gülen’e tabi olmadığı için uydurma iddialarla içeri alındıklarını anlattığında sadece dinlemiş geçmişiz anlaşılan.
Murat da Erzurumlu olduğu için operasyonlara uğrayanların içinde tanıdıkları bulunması hasebiyle bizimle paylaşmıştı olup bitenleri.
3
Bugün gözaltına alınanlar, Murat Doğanşafak’ın bize olayın yaşandığı günlerde bunun bir tuzak olduğunu söylediği, o tuzakta dahli olduğu iddiasına muhatap olan insanlardır.
Bu kişiler, gazeteci ve polis kimliklerinden önce hile ve desiseyle, tuzak marifetiyle bir grup insanı haksız yere hapse atmakla itham edilen kişilerdir.
Bugünden geriye baktığımızda taammüden işlenmiş bir cürüm, her şeyi belli bir plan ve amaç doğrultusunda gerçekleştiren bir örgütün işlediği suçların söz konusu olduğunu görmek o kadar mümkün ki...
4
Gözaltına alınan polis şeflerinden birisi malum medyanın televizyonlarından birinde ‘olay’a dair konuşuyordu.
Söylediklerinin içinde iki cümle dikkat çekiciydi.
Birincisi: “Nurcu kökenli selefileşmiş bir örgüt”
İkincisi: “O kitapları Mehmet Doğan yazmıyor” Bu cümlelerin ‘terör örgütü’ açıklamasıyla ne ilgisi olabilir.
Hadi diyelim birinci cümledeki ‘selefi’ kelimesi, El Kaide ve IŞİD nedeniyle terör çağrışımı yapıyor. Peki ‘Nurcu kökenli’ olmasına ne diyeceğiz. ‘O kitapları başkası yazıyor’ iddiasını ‘terör’ün neresine iliştireceğiz.
Yoksa meselenin püf noktası orası mı?
Nurcu kökenli olması mı rahatsız etti Gülencileri? Bu bile bize karşımızda bir örgütlü yapı olduğunu göstermiyor mu?
Doğrusu, başlangıçtan beri devasa bir arşive sahip, her kademesi ilmik ilmik örülmüş büyük bir yapıyla karşı karşıya olduğumuz aşikâr.
Bu konuda dünyada bilinen en iyi örgütlenmelerden biri olan ‘cizvit papazları’nkinden bile daha büyük, daha karmaşık bir örgüt söz konusu olan.
Sadece örnek olsun diye;
5
Yıl 1991
Polis Akademisi mezunlarının kura çekimi yapılıyor. Gülenci polisleri istenilen yerlere göndermek için tombalacıların kullandığı cinsten çift torba kullanılıyor.
Durum dönemin Emniyet Gn.Md.’ne ihbar ediliyor. Müdür kura çekimi devam ederken baskın yapıyor ve çift torba kullanıldığını ortaya çıkarıyor. Torbayı tutan Emniyet Amiri bu nedenle meslekten ihraç ediliyor.
Gel zaman git zaman…
Başbakan’ın ofisine böcek koyanların iddianamesine baktığımızda 91 yılında hileli torba tutan amirin oğlu da böcek iddianamesinde yer alıyor.
Bilmem anlatabildim mi?

<p>Bu süreç şu şekilde ilerleyecek:<br></p><p>İllerimiz 100 bin nüfusa düşen vaka  sayısı baş

Kontrollü normalleşme nasıl olacak?

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik