• $8,5375
  • €10,0992
  • 494.184
  • 1431.78
8 Ocak 2015 Perşembe

‘Nihayet’ Dergi

1

Geriye baktığımda, hâlâ çıkınımda taşıdığım en değerli azığımın, ilki 70’li yılların başında yayın hayatına başlayan, aralıklarla olsa da 80 darbesine kadar devam eden ‘Düşünce Dergisi’.
Ve daha sonra da yayımlanmasına ve yaşamasına katkıda bulunduğum dergiler olduğunu görüyorum.
70’li yıllarda dergiler bizim tek şansımız, tek imkanımızdı.
‘İslamcılar’ olarak yoğun bir okuma süreci içindeydik. Bu okumaların sonucu olarak bizim de söyleyecek sözlerimiz, başkalarıyla da paylaşmak istediğimiz düşüncelerimiz oluşmaya başlamıştı.
O günkü ana akım medyada bizim sesimizin ve sözümüzün yer alması mümkün değildi.
O çevrelere göre İslam hâlâ bastırılması, hayatın dışında tutulması, entelektüel çevrelere ve kamusal alanlara zinhar sokulmaması gereken,
Hatta buna rağmen görünür olmaya çalışıyorsa ‘başının ezilmesi’ gereken bir şeydi.
Ekonomik olarak kendi gazetelerimizi çıkaramayacağımıza, kendi radyo ve televizyonlarımızı kuramayacağımıza göre;
Geriye kalan, öğrenci harçlıklarımızı bir araya getirmek, iş sahibi bir iki dostun da katkılarıyla dergi çıkarmaktı.
Başlangıçta belki bir zorunluluktu bizim için dergi.
Ama zamanla bir tutkuya, bir aidiyet aracına, bir ifade alanına dönüştü.
Bu nedenle sadece kendi çıkardığımız dergiler değil, bütün dergiler ilgi alanımızdaydı.
Kişisel olarak halen kütüphanemin en kıymetli eserleri eski dergi koleksiyonlarıdır.
Sadece İslamcıların çıkardıkları değil, sağdan soldan birçok dergiyi zaman zaman karıştırmak, onların arasında gezintiye çıkmak vazgeçilmez alışkanlıklarımdan birisi olarak devam etmektedir.
Bu vesileyle paylaşmak isterim.
Milli Eğitim Bakanımız Nabi Avcı daha lise tahsilindeyken Eskişehir Maarif Koleji’nde, bir grup arkadaşı ile ‘Deneme’ isimli bir dergi çıkarır.
Bir sohbet esnasında 8 sayı yayınlanan bu dergilerin bütün nüshalarının bende bulunuyor olmasının anlaşılması üzerine Nabi Bey; “Bende tamamı yok, eksik sayıları bana vermen mümkün mü?” diye sorduğunda tabii ki kibarca reddederek elimde bulunanlardan vazgeçememiştim.

2
Bu uzun girişe ihtiyaç duyulmasının nedeni geçen hafta ilk sayısı elimize geçen ‘Nihayet’ isimli bir derginin yayın hayatına başlamasıdır.
İlk bakıldığında ‘kadın dergisi’ gibi algılanmasına rağmen, Yayın Yönetmeni Fatma Barbarosoğlu çıkardıkları dergiyi; “kadın değil, ev dergisi” diye tanımlamakta.
‘Nihayet’ gerçekten de herkesin okuyabileceği sıcak bir dergi.
Barbarosoğlu ilk takdimini yaptığı ‘editörden’ köşesinde;
“Evet nihayet, Nihayet Dergisi’nde gündelik hayatı konuşacağız” demesine rağmen,
Gündelik hayata dair çok şeyin yanında ‘gündelik’i aşan yayınlara rastlamakta mümkün.
Fatma Tunç Yaşar’ın yazdığı ‘Görgülü Olmanın Alamet-i Farikası’ başlıklı makalede “Modernleşme süreci içinde ahlak ve terbiyeden bağımsızlaşan ve sadece dış görünüşe indirgenerek kamusal davranışı standardize etmeye dönüşen adab-ı muaşeret, günümüzde ‘tarz’ denilen baskıya dönüştü. Ve bu tarzın kişiye özgü olduğu iddia ediliyor. Bireysel gibi gözüken bu tarz anlayışında bireysel tercihe yer olmadığı hususu ise gözden kaçıyor” derken Cumhuriyet modernleşmesini özetleyerek önümüze koyuyor.

3
İşin özeti Nihayet Dergisi, dergi özlemimizi giderecek evsafta bir dergi olmuş.
Emeği geçenlere teşekkür ederken,
“Keşke kullanılan kağıt bu kadar parlak olmasaydı” itirazi kaydımızla, uzun soluklu bir dergi olmasını temenni eder, başarılar dilerim.

<p class='MsoNormal'>Çok Güzel Hareketler 2 programının sezon finali yapmasının  ardından soluğu Köy

Yılmaz Erdoğan, yardım malzemelerinin yangın bölgesine ulaştığını duyurdu

Iğdır'da yıkılan cezaevinin yerine yapılan sosyal yaşam alanı ilgi görüyor

Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Uludağ'da yangın ihtimaline karşı helikopterli denetimler artırıldı