• $13,5513
  • €15,1222
  • 777.583
  • 1983.18
16 Kasım 2017 Perşembe

‘Niçin AK Parti’yi eleştiriyorum?’a eleştiri

1- Etyen Mahçupyan geçen pazar (5 Kasım) günü ‘Niçin AK Parti’yi eleştiriyorum?’ başlıklı bir yazı yazdı.

Başlıktan da belli ki bu bir savunma yazısı.

Mahçupyan; söz konusu yazının içerisinde sarahaten dile getirmese de;

Bir; niçin başkaları da benim gördüklerimi gördükleri halde eleştirmiyor?

İki; haklı olarak dile getirdiğim eleştirilerden kimileri niye rahatsız oluyor? demeye getiriyor sözü.

Mahçupyan söylediklerinde yüzde yüz haklı olabilir, eleştirilerini derin bir samimiyetle yapıyor da olabilir.

Zaten söz konusu yazısını; “bunca yıldır destekleyip sahip çıktığımız (…) AK Parti’nin doğruyu yapmasını istemeye hakkımız var ve istiyoruz.” diye bitirmiş.

Ancak, Mahçupyan’ın anlamadığı, muhtemeldir ki bu bağlamda hiç anlayamayacağı başka bir husus var.

2-Bütün sosyal hareketlerde, bahusus AK Parti gibi partilerde her zaman yan yana iki unsur bir arada bulunmaktadır.

Birincisi, hareketi başlatanların oluşturduğu grup yani kurucu unsurlar.

Onlar için parti bir anlamda bir davadır, bir ülküdür, bir ütopyadır. Ve onların dili bir parti dilinden çok bir dava dilidir, yaşanmışlığın ve gelecek tasavvurunun dilidir, bu vasfıyla da doğaldır, tabidir.

O kadar ki; bizzat parti kendisini bu dilin semantik alanı üzerine inşa etmiştir.

İkinci unsur ise; ‘bir akletme’ sonucu partiye katılanlardır. Onların dili hiçbir zaman kurucu unsurda mevcut olan dava dilinin derinliğine ulaşamaz, çoğu kez de o dili anlamsız bulurlar.

Geldikleri yer gereği bu kaçınılmazdır da.

Bir akletme süreci sonunda partiye katıldıkları için parti ile aidiyetlerini de her olay ve şeyler sonrası işleyen akletme ameliyesinin sonuçlarına bağlıdır. Bu ‘akletme’ faaliyetleri sonucu yanlış ve eksik gördükleri her şeyi eleştirmeyi de çok normal ve makul, hatta gerekli görmeleri tabidir.

Hatta bu hal, yine bir ‘akletme’ gereği kopuşa kadar gidebilir.

Oysa kurucu unsurlar için süreç hiç böyle ilerlemez, ilerleyemez.

3-Mahçupyan; eleştirisizliği ve eleştirilerden rahatsız oluş halini futbol taraftarlığı üzerinden anlatmış meramına destek verdiği için. Ve demiş ki; “onlara kalırsa bir siyasi harekete destek vermek, parti nasıl karar verirse versin, ne yaparsa yapsın söz konusu tasarrufları onaylamayı, sahiplenmeyi ve başkalarına karşı savunmayı gerektiriyor…”

Evet aynen öyle ve öyle olması da gerekir kurucu unsur için.

Nasıl mı?

Bir an için futbol taraftarlığından çıkıp iki ülkenin savaştığını varsayalım.

Savaş devam ederken bizim ülkemizin birtakım taktik ve stratejik hatalar yapmış olduğunu görmüş olalım. Bu durumda her halde, hiç kimse, benim ülkem yanlış yapıyor diye kendi ülkesini/devletini topa tutup, düşman ülkeyi savunmaz, savunamaz, öyle değil mi?

Bu durumda her vatansever, gördüğü eksiklikleri ve yanlışları düzeltmeye çalışmakla beraber ülkesini savunmaya, ülkesinin galip gelmesi için fert olarak yapması gerekenleri yapmaya devam eder.

Bilmem anlatabildim mi?

<p> </p>

Muhalefet liderleri neden Sedef Kabaş'ı savundu?

Lahiti açan öldü! Firavunun mezarında lanet mi var?

Türkiye'den vize istemeyen ülkeler hangileri? Vizesiz kaç gün kalınabiliyor

Her gün yumurta yerseniz ne olur? İşte cevabı