• $8,8415
  • €10,3771
  • 497.777
  • 1384.68
6 Ağustos 2021 Cuma

‘Münhasır' bir yazı

30 Ekim 2020 İzmir depreminden sonra, deprem sonrası, yaraya şifa olmak için değil de, yarayı kaşıyan ve kanatan kimi söylemler ve yazılar üzerine kaleme aldığımız 8.11.2020 tarihli 'Deprem Konutu Yapmaktan Daha Önemli' başlıklı yazımızın bir yerinde şöyle demiştik:

"Şimdilik doğrudan yalan söyleyenlerin bir kısmını burada zikredeceğim: Kemal Kılıçdaroğlu, Seyit Torun, Selin Sayek Böke, Faik Öztrak, Gürsel Tekin...

Daha sonra Ertuğrul Özkök ve Deniz Zeyrek gibi dolanarak, süsleyerek yalan söyleyenlere gelebiliriz."

Yazıdan sonra Deniz Zeyrek bizzat arayarak, kendisine yalancı denmesinden büyük üzüntü duyduğunu, yalanla işinin olmadığını vs. söylemişti.

Biz de, hem arama zahmetinde bulunduğu için, biraz da soyadına istinaden/hürmeten, söz konusu yazıda devam edeceğimizi/edebileceğimizi söylememize rağmen bir daha Deniz Zeyrek adını hiç anmadık.

(ARA NOT: Zannediyordum ki; Deniz Bey'in soyadı; Fatih Sultan Mehmet Han ile İstanbul'un fethine katılmış, gösterdiği yararlıklar nedeniyle fetihten sonra, Ayasofya'yı müteakiben kiliseden çevrilme camiye ve o caminin bulunduğu semte adını veren hem alim, hem savaşçı Molla Zeyrek'ten geliyordur.

Sonradan öğrendim ki; Deniz Bey'in soyadının İstanbul'daki 'Zeyrek' ile bir alakası yokmuş.

Deniz Zeyrek Gürcü asıllı olup, Kars/Susuz doğumluymuş.)

Ancak; yeni bir afet ile (yangın) baş başa iken Deniz Zeyrek hep yaptığı gibi yine yalana sarıldı, tıynetini ortaya koydu.

Zeyrek; 2 Ağustos 2021 tarihinde Sözcü Gazetesi'nde yayınlanan yazısında şöyle bir cümle kurmuş: "İnsanların evi barkı yanmış, yanan ormanlarla birlikte milletin ciğeri yanmış, yangını zamanında söndürecek bir uçağı dahi olmayan devlet seyirci kalmış..."

7 ay önceki yazımızda Deniz Zeyrek'in dolaylı yalan söylediğini ifade etmiştik.

Oysa şimdi görülen o ki;

Deniz Zeyrek kaba, provokatif, yıkıcı, yakıcı, taammüden yalan söyleyen biridir.

Güya uyanıklık yapmakta; cümlenin başında herkesçe malum ve herkesin iştirak ettiği; "insanların evi barkı yanmış", "milletin ciğeri yanmış" gibi ifadelerden sonra "devlet seyirci kalmış" yalanının yutulacağını düşünmüş olmalı.

Herkesten iyi o bilir ki; devlet, bırak seyirci kalmayı, yangın bölgelerine adeta çıkarma yapmıştır.

Hatta, benzer durumlarda Deniz Zeyrek gibilerin ne türden saldırılarda bulunacağını bizzat yaşayarak gördüğü/bildiği için neredeyse abartılı bir katılımla yangın yerlerinde bulunmuşlardır.

O safta duranların diğerleri gibi Deniz Zeyrek de yıkıcı politikalarını güçlendirmek adına, güya Ak Parti'ye karşı muhalefet yapmak ve Tayyip Erdoğan'ı indirmek için çekinmeden, içinde zerre gerçeklik, zerre rasyonalite, zerre merhamet, zerre diğergamlık, zerre yurttaşlık, zerre adalet bulunmayan yalanlar söylemekte...

Okuyucularım yanlış anlamasınlar;

Deniz Zeyrek hakkında yukarıda derç ettiğim düşüncelerimi sadece alıntıladığım bir cümle nedeniyle söylüyor değilim.

Yazılarını geriye doğru bir tarama ameliyesine tabi tutarsak, daha birçok konuda taammüden yalan söylediğini ayan beyan görürüz.

SON BİR NOT: Deniz Zeyrek'te Sözcü'de yazıyor. Doğrusu ne basılı kayıtta, ne ekranda Sözcü okuru değilim. Zeyrek'in yazılarını Google'ın Türkçe uygulamasından takip ediyorum. Ve merak ediyorum; bu platform benim bir yazımı dahi alıntılamıyorken Deniz Zeyrek'in her yazısını niye sayfalarına taşır.

AYRICA: Deniz Zeyrek hakkında 'Münhasır' bir yazı yazmamın özel bir nedeni yoktur, kişisel bir husumeti bırak ilişkim bile söz konusu değildir. Sadece, 'tam bir örnek' olduğu için yazı konusu yapılmıştır.

<p>Fetullahçı  Terör Örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle hakkında yakalama kararı bulunan eski  istih

FETÖ'cü komiser yakalandı

''Yola çıkmalı'' dedirten 5 film

Mezarlıkta toprağa yarı gömülü halde bulundu!

Kilo vermek isteyenler dikkat! Limon diyetiyle ayda 10 kilo vermek mümkün