• $8,3672
  • €10,234
  • 502.297
  • 1459.57
27 Ocak 2019 Pazar

‘Maalesef’e maalesef

1

Serdar Aydın dikkatime sunmasaydı büyük ihtimalle görmeyecektim İbrahim Tenekeci’nin ‘Maalesef’ başlıklı yazısını.

Yazının son paragrafı şöyle; “Bir analiz haberde okumuştum. Şoförler kazaların büyük kısmını, iyi bildikleri yolda yapıyormuş. Nasıl olsa bu yolu biliyorum diye dikkati elden bırakıyor demek ki. Bizim durumumuzda biraz böyle değil mi? ahlak, kul hakkı, adalet, emanet, hakkaniyet, samimiyet gibi en iyi bildiğimizi sandığımız konularda sıkıntı yaşıyoruz. Maalesef.”

Bu tespitlere ve sonundaki ‘maalesef’e katılmamak mümkün değil kuşkusuz.

Ancak;

2

Söz konusu yazısında ‘hasbi’ ile ‘hesabi’ arasındaki mesafeden, eşyalarla birlikte tükettiğimiz değerlerden bahseden İbrahim Tenekeci;

Acaba; anlattıklarını örneklemek babında yazıda geçen tek isim hakkında, yukarıda anlattığı ‘iyi bilirim’ dikkat dağılmasına uğrayabileceğini düşünmüş müdür?

Öyle ya; bu yolu ‘iyi bilirim’ yani bu kişiyi ‘iyi tanırım’…

Büyük yanılgılarımızı en çok bildiğimizi zannettiğimiz yerlerde yaşarız/yaşayabiliriz değil mi?

Maalesef böyle yanılgıları yaşamak her zaman ihtimal dahilinde.

3

Bu vesileyle;

Malum seçim sürecindeyiz…

‘Dava arkadaşı’ dediğimiz/diyebileceğimiz öyle insanlar görüyoruz ki;

Mesela (yerel seçim öncesinde olduğumuz için) iki dönem belediye başkanlığı yapmış.

Haklı veya haksız gerekçelerle yeniden aday gösterilmemiş.

Beklenen nedir; iki dönem aday gösterildiğinde nasıl teşekkür etti ise (ettiyse tabi) şimdi de teşekkür edip kenara çekilmektir değil mi?

Ama bakıyorsunuz hiç te öyle olmuyor.

Büyük bir feveran ve isyan.

Ya küskünleri oynayıp zarar veriyor, ya da başka siyasi partilerle flörtleşip hem kendi dünyasını hem partisini yıkıp geçiyor.

Tam bir densizlik, sorumsuzluk ve hamlık örneği.

Anlaşılan o ki; kimi (çoğu) siyasetçiler, siyaseten geldikleri makamları kendilerine atalarından miras kaldığını zannediyor.

Ve bir daha oraları terk etmeyi kabullenemiyor.

Başka bir deyişle; aslında geçici bir görev olması gereken siyaset, bir meslek gibi algılanıyor.

Kişiler kendilerini ‘devletlu’(!) zannediyorlar.

Keşke öyle olsa;

Değil mi ki, bizatihi ‘devlet’ el değiştirmek demektir.

Öyleyse değil midir ki; devlete talip olmak, peşin peşin gücün el değiştirmesini kabul etmiş olmaktır.

4

Bu vadide söyleyecek çok şey olsa da…

Şimdilik yok!

<p>Peki, Osmanlı'da eğitim nasıldı? Modern eğitim kurumları ne  zaman kuruldu? Padişahlar eğitime na

Osmanlı'da eğitim sistemi nasıldı?

Bakan Karaismailoğlu, Gebze-Darıca Metrosu TBM Töreni'ne katıldı

Amanos Dağları'nda ters lale türü keşfedildi

Şans eseri bir çiftçi tarafından bulundu! ICA taşlarının sırrı ne?