• $8,2671
  • €10,0461
  • 487.638
  • 1452.46
07 Nisan 2016 Perşembe

İşte tam da bu!

1
Öteden beri tanıyanlar ve bu köşeyi takip edenlerin bildiği gibi; özellikle dostlarla polemik yapmak gibi bir heves taşımadığımı belirttikten sonra…

2
Son zamanlarda bu sütunda yazdığım yazıların genelinde, bahusus 6 Mart tarihli ‘La Galibe İllallah mı? El Hükmü Lil Galibi mi?’ başlıklı yazılarımızda anlatmaya çalıştığımız şey tam da bu idi işte…
AK Parti’nin kurucularından, 3 dönem AK Parti’de milletvekilliği, AK Parti hükümetlerinde Kültür Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, AK Parti Grup Başkan Vekilliği, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı yapmış Hüseyin Çelik internet üzerinden bir yazı yayımlamış.
Yazısının sonuna doğru diyor ki Çelik; “En güzelini atalarımız söylemiş: ‘Ağaçtan kopan yaprağın akıbetini rüzgâr tayin eder.’ Sadece ekonomimizle değil, demokrasimiz, hukuk sistemimiz, din, vicdan, düşünce ve ifade özgürlüğümüz ve tüm medeni değerlerimizle medeni dünyadan geride kalırsak elbette akıbetimizi, 3. dünyanın oldum olası mustarip olduğu ve onları felaketten felakete sürükleyen çok farklı rüzgârlar tayin eder.” (‘medeni’ kelimelerine ait vurgular bana ait)
Yukarıdaki alıntılar konjonktüre ilişkin lafın gelişi ifadeler değilse şayet; belli ki, AK Parti’nin bir kitle partisi olmasından mütevellit içinde taşıdığı çok önemli bir tenakuzun ortaya çıkmış halidir.
AK Parti bir tarafı ile (ki ben o tarafın ana damar olduğuna inanıyorum) varlık nedenini Batı’nın bütün dünyaya dayattığı, sömürgeci, yok edici medeniyete yönelttiği itirazdan alırken, ‘dünya 5’ten büyüktür’ şeklinde formüle ettiği mücadelesinde Batı’nın bütün dünyaya, bahusus Müslüman âleme karşı yürüttüğü acımasız, insafsız, ahlaksız, gayri insani politikalarını eleştirirken;
Bir zaman partinin sözcülüğünü de yapmış birisinin Batı’yı tartışmasız ve tek değer olarak kabullenip, Batı’ya tam teslimiyeti önermesi gerçekten de üzerinde durulması gereken bir husus değil midir?
3
Kendi adıma, beraber mesai yaptığım ve mücadele verdiğim Sayın Çelik’in yukarıdaki sözleri özünden ve içeriden söylemediğini;
Konjonktür gereği, şahsi ya da grupsal olarak kendince yaşadığı sıkıntılar nedeniyle bir nevi ağzından kaçan sözler olmasını tercih ederim.
Birinci ihtimal, Çelik gibi düşünen başkalarının da olabilirliği nedeniyle AK Parti’nin iç sıkıntısını göstermesi yanında, Hüseyin Çelik’in bu zamana kadar oluşturduğu kişiliğin berhava olması anlamına gelir ki, bu üzüntüden başka bir şey vermez bize…
4
Bunlar ister istemez Birinci Dünya Savaşı öncesi Prens Sebahattin’in Osmanlı’nın kayıtsız şartsız Batı’ya teslimiyet babında söylediklerini hatırlatıyor;
“Yalnız bilaperva (pervasız) iddialardan vazgeçerek davamızın ilmi bir surette müdafaa edilmesi gerekir.”

<p>Avrupa sevdalısı aydınların asıl derdi ne? Neden bir  Avrupalı'dan daha 'Avrupa'cılar'? Avrupa öz

Avrupa'yı bize ışıltılı tablolar gibi çizenler kimler?

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları

NATO tatbikatına katılacak askerler yola çıktı

Demirspor, Süper Lig'e çıktı; Adanalılar çıldırdı!