• $8,2487
  • €10,0351
  • 487.014
  • 1455.4
08 Mart 2015 Pazar

‘Işıklar içinde’

1

Kişiyi, en iyi kendi tanımlar.
Çoğu kez başkası üzerinden yaptığı kavramsallaşmalar ve tanımlar aslında kendine yöneliktir, kendini tanımlamaya matuftur.
Bu bağlamda, Türkiyeli aydınlanmacı entelektüellerin kullandığı bir kavram öteden beri zihnimi meşgul etmekte.
Daha çok bir vefat üzerinden devreye giren bir kavramdır bu. Ölünün arkasından, (farkında olmasalar da) ‘ölülerinizi hayırla yad edin’ sadedinde ‘ışığı bol olsun’ temennisinde bulunurlar.
Aslında temennileri ve iddiaları kendilerinin ‘ışıklar içinde’ olduğu ve/veya etrafını aydınlatacak ışıklar ürettiğidir.
2
Şimdi nerelerdedir, sağ mıdır bilmiyorum.
Bir ‘Mısırlı Ali’ vardı, darbukacı.
Kendisini televizyonlarda ve videolarda izlemenin ötesinde bir kez canlı yayında izlemiştim.
Kanun ustası, rahmetli Halil Karaduman’la birlikte Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda iki kişilik bir gösteri sunmuşlardı.
Sahnede iki kişiydiler ama dinleyicilere unutamayacakları bir tat vermeyi başarmışlar ve müzik adına usta işi bir gösteri ortaya koymuşlardı.
‘Mısırlı Ali’nin alameti farikası vardı.
Darbukasının içine bir elektrik ampulü yerleştirirdi.
Çaldığı darbukasından ritimler ve nağmeler dökülürken aynı zamanda etrafa ışık saçardı.
3
Bizim entelektüellerin(!) içindeki ve etrafa saçtıkları ışık da Mısırlı Ali’nin darbukasının ışığı gibi bir şey. Gereksiz, anlamsız, geleneksiz, yüzeysel, saçma…
Sahici ışıkla ilgisi yok, ‘sokma akıl’ gibi bir şey.
Allah onların ışığından gözlerimizi korusun, amin.

<p>Mescid-i Aksa'yı savaş alanına çeviren İşgalci İsrail'in Filistin halkına yaptığı zulüm tüm dünya

Mescid-i Aksa'da 'Erdoğan' sloganları

Onları görebilmek neredeyse imkansız! İşte kamuflaj ustası savaş gemileri

Çamurlarda serinleyen mandaların görüntüsü Serengeti'yi aratmadı

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları