• $13,5971
  • €15,31
  • 778.104
  • 1981.04
6 Nisan 2014 Pazar

İlk yazı ve ilk söz

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Kendime ve herkese
La Galibun İllallah.
El Hamra Sarayı'nı ilk gördüğümde Endülüs Medeniyeti'nin önünde saygıyla eğilmeme fırsat bulamadan. Sarayın her tarafında; taşa, mermere, ahşaba nakşedilmiş tezyinatla karşılaşmanın sersemliğiyle malul oldum.
Aklıma ilk gelen, sarayın Endülüs'ün sonlarında, yıkılmaya yüz tutmuş, zeval vakti görünmeye başlayan dönemlerde yapılmış olma ihtimaliydi.
Öyle ya. O şaşalı medeniyetin sonunu görenler, Kehkeşanları anarak ve o günlerdeki şımarıklıklarına pişmanlık duyarak, kendilerine verilen nimetin kıymetini bilmeyip hoyratça harcadıkları zamanlara yanmış olmalılar ve içlerindeki yangının tezahürü olmak zamanın, mekânın ve tüm şeylerin sahibine iltica ederek haykırmış olmalıydılar.
Ancak sonradan öğrendim ki saray, zeval vaktinde değil, devlet ve medeniyet olarak en güçlü ve en şaşalı Endülüs'te inşa edilmiş. Utandım kötümcül düşüncelerimden. Ve sarayın banisinin basireti karşısında saygıyla eğildim bu kez.
La Galibun İllallah.
***
Peki, bunları niye anımsadım ve anlattım.
"Bilmem" diye geçiştirsem mürailik olur.
Bilinçli yaptım tabii ki.
Çok önemli bir seçimden çıktık biliyorsunuz. Ve seçimler AK Parti'nin büyük başarısı ile bitti.
AK Parti, Genel Başkan'ın "istiklal mücadelesi" diye tanımladığı seçimi açık ara önde bitirdi.
Yani "istiklal mücadelesinin" ilk muharebesini galibiyetle tamamladı.
Bu zaferi kutlamak ve coşkuyla yaşamak oy vereninden en üst yönetimine kadar bütün AK Partililere sonuna kadar helaldir.
Çünkü coşkular paylaşılmaz ise cılız kalır, öksüz kalır, sevinci buruklaşır insanların.
Zaferler kutlanmaz, bireylerin her biri bir an da olsa kendinden geçercesine şölen kalabalığı içinde yok olmayacaksa seçim gerginliği dinginliğe dönüşmez. Bir kabızlık hali olarak oturur içimize.
Tebrike, sevince, kutlamaya dair daha nice cümleler kurabiliriz. AK Partililer bunu haketmişlerdir de.
Ancak bilinir ki şölen anları kısıtlı zamanlardır.
Ve size şölen düzenleten olgu başkaları için üzüntü kaynağı olabilir.
Böyle durumlarda dengeli davranabilmektir esas olan.
***
Çok partili seçim rejimlerinde %45 çok büyük bir orandır. Bu oran ancak seçimlerin (+-5 ) %50 bandında devam eden iki partili rejimlerde alınacak bir sonuçtur.
Çok partili rejimlerde böyle bir oy oranı kazanan partiye ağır siyasi sorumluluklar yüklediği gibi;
Adalet, merhamet, tevazu, diğergamlık, hoşgörü, rikkat, dikkat, erdem, fazilet, feraset gibi ahlaki duyguları hatırlamayı da zorunlu kılmaktadır.
AK Parti, bütün bunların yanında %45 oranıyla da başa çıkmak zorundadır. Çünkü bu oran kışkırtıcı ve baştan çıkarıcı bir rol üstlenerek AK Partililerin önünde, sağında ve solunda durmaya devam edecektir.
Bu putu devirmenin yolu, yöntemi, silahı, mühimmatı, stratejisi, taktiği...
Hatırlatmamı mazur görürseniz eğer.
"La Galibun İllallah"tır.
Galip olan yalnız Allah'tır
Not: Yazı yazmanın, üstelik günlük bir gazetede yazmanın, iddialı, hatta meydan okuyucu bir tarafının olduğunu bilirim. Sırf bu nedenle benim kendi başıma böyle bir cüret göstermem -az sayıda da olsa- tanıdıklarımı şaşırtmış olabilir. Vallahi benim suçum yok. Benim olmazsa olmazım Hüseyin Besli'nin başının altından çıktı böyle bir irade. Umarım Hüseyin Besli'yi de, sizi de utandırmam, mahcup etmem.
Hayırlısı inşaallah.

<p> </p>

Muhalefet yatırıma neden karşı?

AFAD'dan Afganistan'daki ihtiyaç sahibi 2 bin aileye gıda yardımı

Antalya'yı fırtına vurdu! Dev dalgalar oluştu, ağaçlar devrildi

1,5 ton skunk ele geçirildi