• $ 6,7742
  • € 7,3651
  • 358.875
  • 92381.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

‘Gerçek Hayat'a dair

1

Gerçek Hayat Dergisi 1000. sayısını kutlamak için, içinde benimle yapılmış bir söyleşinin de bulunduğu özel bir nüsha çıkardı.

Özel nüsha, kuruluş bildirgesi sayılacak mektuptan başlayarak bu güne kadar geçmiş sayılar üzerinden bizi geçmişe doğru

20 yıllık bir yolculuğa çıkarıyor.

Bu süre içinde dergiye bir şekilde katkı sunan isimlere ya ulaşılmış, bir kutlama yazısı alınmış, ya da adı zikredilmeye çalışılmış.

Ancak; üç isim var ki, Gerçek Hayat’ın 1000. sayısında mutlaka zikredilmeliydi.

Yapılan söyleşide ben değinmişim ama isimlerini vermemişim. Gökhan Özcan da bir şekilde değinmeye çalışmış...

Şimdi kalkıp; o üç isim olmasaydı Gerçek Hayat Dergisi olmazdı demeyeceğim. Çünkü olmuş.

Diyeceğim şu ki; eğer bir Gerçek Hayat Dergisi var ise ve bugün 1000. sayısını yapmış olmasının mutluluğunu yaşıyorsak bunu; Mehmet Altın, Lokman Koyuncuoğlu ve Osman Uzun’a borçluyuz.

Bunlar o gün Yeni Şafak Gazetesi’nin satış temsilcileri. Mehmet Altın Ankara, Osman Uzun İstanbul, Lokman Koyuncuoğlu Konya...

Levent Gültekin’in Yeni Şafak’tan ayrıldıktan sonra bir şeyler yapma çabası, Hakan Albayrak ve Gökhan Özcan’ın dergi çıkarma arzusuna denk düşünce ne yapılacağı netleşmiş olur. Ama bunun için az da olsa para lazım. İşte bu parayı ve diğer imkanları (derginin dağıtımı mesela) Levent Gültekin’e bu arkadaşlar verir.

Bugün bu arkadaşların halen Yeni Şafak’la ilgileri var mı bilmiyorum.

Ama, mademki şimdi Gerçek Hayat Albayrak Grubu’nun bir organı olarak çıkıyor, bir hakkı teslim etmek ve şükranlarımızı bildirmek adına Albayrak Medya Grubu (Yeni Şafak veya Gerçek Hayat) bu arkadaşları bulup, hepimizin adına onlara teşekkür edebilir.

2

Gerçek Hayat’taki söyleşimizde arkadaşlar bir cümlemizin altını özellikle çizip başlığa çıkarmışlar. ‘Azdık ve güzeldik; çoğaldık, onlara benzedik.’

Bu sözleri şöyle bir soru karşılığında vermiştik. Demişti ki Sevda Hanım; “eski sayılara baktığımızda sadece İslamcılar değil her kesimden, her görüşten insanla söyleşiler yapılmış, bugün böyle bir şey görmüyoruz, neden?” Biz de cevaben ve mealen; “Bizim dışımızdakiler o günde bu günkü gibiydi. Mesela o günlerin Hürriyet Gazetesi’nde bir tarama yapılsa hiçbir Müslüman’la yapılmış bir söyleşi veya olumlu bir haber göremezsiniz. Varsa da aşağılamak için vardır. O günlerde biz azdık ama iyi idik, zihnimiz ve kapılarımız herkese, her düşünceye açıktı. Şimdilerde ise biz de çoğaldık, güçlendik ve onlara benzedik...”

Bu doğru doğru olmasına.

Ancak; bir Müslüman/İslamcı/dindar ne kadar çirkinleşirse çirkinleşsin, her ne kadar kötülüğe bulaşırsa bulaşsın yine de ‘onlar’ kadar (Onlar: Batıcı, laikci, modern, seküler, ulusalcı, Kemalist, liberal vs.) kötü olamayız. Onlar kadar çirkinleşip, saldırganlaşamayız.

Bu hususu tavzih etmek istedim.

Bu vesileyle Gerçek Hayat’a nice 1000’li sayılar dilerim. 

Hüseyin Besli Diğer Yazıları

'Leş yiyiciler'

23.02.2020

Sadece bu bile...

21.02.2020

O Kadın'a dair

07.02.2020

Maske satışları yasaklandı!

Maske satışları yasaklandı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

WhatsApp'tan corona virüs ile ilgili kritik hamle! Sınırlama getirildi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı hastanenin yapımına başlandı