• $9,5871
  • €11,1424
  • 557.351
  • 1493.74
26 Nisan 2015 Pazar

‘Denge Araştırma’da bir gece

1

Dün gece bir grup arkadaş Denge Araştırma’nın Taksim’de ki ofisinde bir aradaydık.
Bir araya gelişimizin nedeni, Denge Araştırma’nın en son yaptığı ve Hasan Basri Yıldız’ın medya aracılığıyla sonuçlarını kamuoyuna açıkladığı araştırma üzerine görüş alış verişinde bulunmaktı.
Bu toplantılar, dar çerçevede de olsa bir grup arkadaş için rutinleşmiş bir durum.
Her seçim sürecinde Hasan Basri bizleri bir iki kez davet eder ve bizler gidişat hakkında hem bilgilenmiş olur hem tahlillerde, çıkarsamalarda bulunuruz.
2
Hasan Basri ile ilk kez 1992 yılında beraber çalıştık.
İstanbul’da yeni kurulan 6 ilçede belediye başkanlığı seçimi vardı.
Hasan Basri’nin o zamanlar bir şirketi yoktu, çalışmalarını parti imkanlarıyla ve sadece parti için yapıyordu.
O bu çalışmalara 1989 yılında R. Tayyip Erdoğan’ın Beyoğlu Belediye Başkan adaylığına destek vermek amacıyla başlamıştı.
Daha sonra 1994’te de birlikte çalıştık.
O günden beri izlerim Hasan Basri’yi ve şirketi Denge Araşrırma’yı.
(Meraklısına not: R. Tayyip Erdoğan Pınarhisar Cezaevi’nden çıktıktan, yeni bir parti kurulmasına karar verilinceye kadar geçen süre içinde 15 günlük periyotlarla hiç aksatmadan 15-20 kişilik bir grup R. Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelip hem günceli değerlendiriyor, hem de gelecek için planlar yapıyordu. Bu toplantıların mekanı o zamanlar Fındıkzade’de bulunan Denge Araştırma’nın ofisiydi ve bu nedenle o toplantılar daha sonraları mekandan dolayı ‘Denge Toplantıları’ diye anıldı.)
Bu kadar uzun süre içinde hiç yanıltmadı muhataplarını Denge Araştırma.
Durumları ne ise olduğu gibi önlerine koydu, ki, alınacak bir tedbir varsa alsınlar, atılacak bir adım varsa atsınlar diye.
Sadece kuru rakamlarda sunmadı.
Rakamların arkasındaki dinamikleri, algıları, psikolojik durumu, sosyolojik akışı bir bilim adamı titizliğiyle, bir dava adamı hassasiyetiyle ortaya koydu.
Bu kez de öyle yaptık. Rakamların derinliklerine inmeye, grafiklerin arkasını görmeye çalıştık.
Gördüklerimizin özeti şu:
2
AK Parti muhalifleri bu seçim öncesi;
Nöbet değişimi ve değişiklikten sonra değişimin tarafları arasında ortaya çıkan bir takım olaylardan hareketle Ak Parti oylarının düşmesinin normal ve makul olduğu algısını yaymaya çalışıyorlar.
Daha çok da yaşananların ekonomiyi olumsuz yönde etkilediğine halkı inandırmak istiyorlar.
Çünkü seçmen davranışlarını en çok etkileyen nedenlerin başında gelir ekonomi.
Bunu bildikleri için tabiri caiz ise oradan surda bir gedik açmaya çalışıyorlar.
En çok bu noktada yoğunlaştık o akşam.
‘Algı’ deyip geçemezdik.
Hakikatle ilgisi olmasa da bazen algılar ve onun oluşturduğu psikolojik hal tayin ediyor sonucu.
Ne dediğimizin daha iyi anlaşılması için bir misal vermek gerekirse.
Mesela, bir iki yıl içinde yapılan araştırmalarda;
“Size göre Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” diye sorulan açık uçlu sorunun cevapları bir grafiğe işlendiğinde görünen o ki;
Ne zaman terör olayları görece yükselmişse halkın nezdinde işsizlik oranı düşüyor. Ne zaman terör görece olarak azalmışsa işsizlik algısı yükseliyor.
Tabi ki; o araştırmaların yapıldığı durumlarda işsizlik, araştırmaların sonuçlarına göre gerçek olarak azalıp/artmıyor.
İnsanların algısı öyle gelişiyor.
4
Algıdan söz etmişken;
Muhalefet 7 Haziran seçimlerinde de avucunu yalamak mecburiyetinde kalacak gibi.
Hasan Basri’nin kamuoyuna açıkladığı, bugün itibariyle hangi partinin ne kadar oy alacağının yanında;
“Hangi partinin tek başına iktidar olmasını istersiniz?” sorusuna, halkın %60’ı AK Parti diye cevap vermektedir.
Yani 7 Haziran seçimlerini de AK Parti her iki kişiden birinin oyunu alarak kazanacaktır.
Durum bu. Göreceğiz.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı