• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
12 Nisan 2018 Perşembe

Deizm / 2 / Son

1

Hani bir hikâye vardır;

İki kardeş (veya dost) evliyadan biri dağda çobanlık yaparken öbürü kasabada ayakkabı tamirciliği yapar. Bir gün dağda ki çoban evliya koyunlarından sağdığı sütü mendiline koyar, değneğinin ucuna takıp, değneği omuzuna vurup kasabadakini ziyarete gider. Hoş-beş selamlamadan sonra süt dolu mendili duvar da bir çengele asar, sohbete başlarlar. Tam o sırada dükkana bir kadın girer pabuçlarını tamir ettirmek için. O sırada kadının bacağından bir kısım görülmüş olacak ki duvarda asılı mendilin içindeki süt damlamaya başlar.

İmdi: Günümüzde her şey insanlığı ‘hız’a ve ‘haz’za çağırmaktadır. Üstelik bu çağrının önünde de pek engel de yoktur, yani ‘hız’a ve ‘haz’za ulaşmak çok kolaydır, istenildiği takdirde.

Sonuç olarak da ‘hız’a ve ‘haz’za giden yol doğal olarak insanı maneviyattan ve dinden uzaklaştırır.

Böyle olunca; bugün bahusus hıza ve hazza daha mütemayil olan gençlerin bu çağrıya aldırmaksızın/kapılmaksızın inançlı ve dindar kalmaları çok değerli ve kıymetli bir şeydir.

2

Geçtiğimiz günlerde deizm tartışmasına Kemal Öztürk ve Ertuğrul Özkök de katıldılar. (Biri hayıflanarak öteki etekleri zil çalarak.)

Malumunuz bu tartışmalarda veri olarak kullanılan şey sadece kişisel gözlemler. Ortada dünle mukayeseli hiçbir araştırma ve ölçme yok.

Yukarıda iki yazarı birlikte zikretmemin nedeni, ikisi de aynı kaynağı işaret ederek istatistiki bir bilgi vermiş olmaları. Kaynak IPSOS isimli bir araştırma şirketi.

Özkök diyor ki IPSOS’a dayanarak; “2005 yılında Türklerin yüzde 82’si ‘ben inançlıyım’ derken… Aradan geçen 13 yıl sonra bugün insanların yüzde 79’u ‘ben inançlıyım’ diyormuş.”

Öztürk de aynı konuya dayanarak diyor ki; “IPSOS’un her yıl yaptığı ‘Türkiye’yi Anlama Kılavuzu’ araştırmasına göre, (2018) dindarlık toplumun en güçlü yönlerinden biri ve son dört yıldır aynı yerde duruyor, değişmiyor.”

(Aynı kaynağın niyete göre farklı yorumlanması bahsi diğer de, Kemal Öztürk son dört yıla bakınca oranın değişmediğini, Ertuğrul Özkök ise 13 bakarak değiştiğini söylüyor.)

Buradan yola çıkarak, rakam ister 82, ister 79 olsun (aslında bu seviyede yüzde 3’lük fark hiç de dikkate alınmayabilir) bu oran oldukça yüksektir, ki Türkiye’nin gerçekliği de budur. Kuşkusuz bu oranın içinde gençler de vardır. Yani gençlerin tercihlerinde dünle bugün arasında manidar bir fark yoktur.

Öyleyse bu deizm fırtınasını nereden çıkarıyorlar.

3

Bir kez daha tekrarlayalım ki; bu bir projedir.

Proje gereği mesela toplumda ne kadar çok tartışılırsa, aslında yok olmasına rağmen var gibi sunulursa, insan tabiatı gereği bu konu üzerinde ilgiler çoğalır ve bir kampanyaya dönüşmesi mümkün hale gelir.

Buna inandığım için; yazının başlangıcında da belirttiğim gibi kendi adıma bu konuyu bir daha açmamak üzere kapatıyorum.

Acizane ricam; ‘sağlam yerimizi tamire’ kalkışanlara karşı biraz daha ihtiyatlı ve dikkatli yaklaşmamızdır.

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı