• $9,5054
  • €11,0668
  • 549.259
  • 1519.25
4 Ocak 2015 Pazar

Cumhuriyet Projesi

1

Her ne kadar Hakan Arslanbenzer, “Birinci Cihan Harbi bizim (herhalde bütün Türkiyelileri kastediyor) için bitmedi, devam ediyor” (İbrahim Tenekeci, Yeni Şafak, 3 Ocak) dese de…
Birinci Cihan Harbi’nden sonra dünya yeniden kuruldu.
Eskiye ait sistemler yıkıldı, yerine (çoğunlukla) ‘ulus devlet’ önermesine dayanan yeni sistemler geldi.
Ülkelerin ve devletlerin adları farklı olsa da dünya iki ‘ideoloji’ arasında paylaşıldı, kamplaştı; Kapitalizm ve Sosyalizm.
Yeni Dünya’da, yeni aktörlerin arasında yer alanlardan birisi de Türkiye Cumhuriyeti idi.
2
Cumhuriyetin, eskiyle, yani geçmişiyle bütün bağları keserek ‘yeni’ (bu arada AK Parti’nin ‘yeni’ sözcüğüne fazlaca önem atfetmesine göndermede bulunalım isterseniz) bir millet ve devlet ‘yaratma’ya çalıştığını hatırlayalım.
Neredeyse 100 yıl geçtikten sonra, bugünden geriye baktığımızda çok rahatlıkla şunu söyleyebiliriz;
Türkiye Cumhuriyeti Projesi; Birinci Cihan Harbi’nden sonra geliştirilen ve hayata geçirilen projelerin arasında en başarılı olmuş olanlardan birisidir.
3
2015’e girerken;
Birinci Cihan Harbi’nin en büyük projelerinden sosyalizmin son kalesi Küba rejimi de son günlerini yaşarken;
Türkiye’de, çok rahatlıkla ‘proje’ karşısında konumlandırabileceğimiz AK Parti %50’lere varan oy oranına ulaşmışken;
‘Proje’ mamullerinin hâlâ ülke kaderini etkileyecek kadar güçlü bir temsile sahip oldukları gün gibi aşikârdır.
Her ne kadar siyasal oranları en fazla %30’lar seviyesinde olsa da;
Neredeyse 100 yıldır sistem tarafından kollanıp, teşvik edilmeleri nedeniyle hâlâ ülkenin önemli atardamarlarını, imkânlarını, etkileyici kanalları ve aletleri ellerinde tuttukları ortadadır.
4
İki örnek verirsek söylemeye çalıştığımız şey daha iyi anlaşılabilir.
BİR: Yeni yılın ilk bebeğinin görselleri kamuoyuyla paylaşıldığında adı ‘barış(!)’ olan birinin attığı twetler.
İKİ: TÜSİAD başkanının yılın son günlerinde verdiği röportajda söyledikleri, söyleyebildikleri.
İkisi de yaptıklarının cesaretini işte söz konusu ‘proje’ mensuplarının oluşturduğu cenahtan almaktadır.
5
Alev Alatlı bu ‘proje mamulleri’ni kastederek; “Beyaz Türklerin hayal ettikleri dünya devrimi kapandı” dese de,
Onlar bir şekilde hükmünü icra etmeye devam ediyorlar.
Öyle olmasaydı; hükümet yüzyılların derdi, problemi olan Kürt meselesini halletmeye çalışırken birileri sürece sürekli takoz koymayı nasıl başarabilir ki;
Öyle olmasaydı; yeni yönetim ve yeni paradigma Türkiyelilerin Batı karşısındaki aşağılık kompleksini izale etmek için atak üstüne atak yaparken birileri, terbiye etsin diye, Türkiye’yi hâlâ Batı’ya şikayet edebilir miydi?
Öyle olmasaydı; bugünkü Cumhurbaşkanı, dünkü Başbakan R. Tayyip Erdoğan , dünyada devam eden haksızlıklara, adaletsizliklere, zulme dikkat çekmek için ‘oneminute!’ dediğinde ‘dünya 5’ten büyüktür’ dediğinde, Erdoğan’ı otokratlıkla kim suçlayabilirdi?
Eğer; Türkiye’de ‘Cumhuriyet Projesi’nin yetiştirdiği zihniyetin gücü kalmamış olsa,
AK Parti iktidarının sadece Türkiye’yi değil, ortak coğrafyayı da kapsayan ‘medeniyet tasavvurunu ve medeniyet yürüyüşünü’ kim durdurabilir ki?
6
Her şeye rağmen “beyazların devri bitti” diyebiliriz belki.
Ah! Yne Alev Alatlı’nın dediği gibi, beyazlaşmaya çalışan zenci misali ucubeler çıkmasa içimizden.
Öyleyse asıl dikkat etmemiz gereken bu ‘ucubeler’dir…
Deyip; herkese hayırlı seneler.

<p>Almanya'da önemli bir ilk yaşandı. Türk  kökenli bir milletvekili, ilk kez federal mecliste başka

Federal meclise Türk başkanvekili

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu