• $13,4733
  • €15,2475
  • 797.479
  • 1910.29
26 Ocak 2017 Perşembe

Çınar gölgesi

‘Arter’de, (Erol Olçok’a selam olsun, rahmeti bol olsun) dostlar ile gündeme dair konuşurken;

Söz döndü dolaştı; kimilerince ‘kolektif şuur altı’, kimilerince ‘damgalanmış bilgi/duygu’, bazılarına göre ‘tevarüs eden bilgi/duygu’ diye tanımlanan vadiye geldi ve durdu.

Bu vadide durmak ve ortasında akan ırmağa karışmak bağlamında Özhan Eren dedi ki; “ ‘aynı yoldan geçmişiz biz’ çok kullanılmayan bir makamda yazılmasına rağmen bu eserin böylesine kucaklayıcı ve kapsayıcı olmasının sebebi hikmeti işte o sözünü ettiğimiz ‘kolektif şuur altına’ hitap edebilmesidir. Yani tarihten akıp gelen o duygu çağlayanına katılabilmesindendir…”

Aynı vadide dolaşmak ve sözleşmek adına son günlerde zihnime ve dilime takılan bir eseri hatırladım ve paylaşmak istedim masadaki dostlarla.

“ben yoruldum hayat gelme üstüme

(…)

ben yanıldım hayat vurma yüzüme

(…)

ben pişmanım hayat sorguya çekme”

Yorulan, yanılan, pişman olan sadece ben değilmişim… Çokları, daha piyasaya çıktığı günden itibaren takılmışlarmış bu esere.

Demek ki, bu eserde o engin vadide akan nehirden sesler/duygular taşıyormuş bizlere.

2

Doğrusu insanlar gerçekten yorgun.

Bu ülke yorgun.

Bu coğrafya bizatihi yorgun ve yorgunlar ülkesi.

Yanılgılarımız ve pişmanlıklarımız bir tarafa…

Bu millet, yüzyıllardır yaşadıkları nedeniyle öylesine yorgun, öylesine yorgun ki…

“20. Yüzyıl dünya düzeni artık kedisini taşıyamıyor. Çok fazla adaletsizlik, çok fazla riya ve çok fazla acı var. Dünyanın taşıyabileceğinden çok fazla…” Markar Esayan’ın isnat ettiği gibi dünyada yorgun.

3

Doğru yorgunuz…

Ama yılgın ve yenilmiş değiliz.

Ötelerden akıp gelen nehrin bizden sonra da akıp gideceğine inanıyoruz.

Hal böyleyken;

Bir gün gelecek;

Tüm yorgunluklarımızı, aldatılmışlıklarımızı, pişmanlıklarımızı, acılarımızı ve hüzünlerimizi başımızın altına yastık yaparak; Coşkunun ve neşenin rüyalarımızı doldurmasına müsaade ederek; Biraz sonrasından emin bir şekilde dinlenebileceğimiz gölgelikler bulabileceğiz.

Anayasa değişikliğinden sonraki Türkiye bize bu imkanı ve huzuru neden sağlamasın ki;

Bu nedenle, referandum sonrası Türkiye’nin, gölgesinde dinlenebileceğim ulu bir çınar olacağı umuduyla, gönül rahatlığıyla ‘evet’ oyu vereceğime ilandır bu yazı aynı zamanda.

<p class='MsoNormal'> </p>

Galatasaray kötüye gidiyor

Hurdalıktan alınan arabanın muhteşem değişimi

Sırları çözülemeyen birbirinden ilginç fotoğraflar! Gerçek oldukları iddia ediliyor

Kendisi küçük etkisi çok büyük! Kansere savaş açıyor