• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

BEDRİ GENCER’i selamlarken…

1

Üsküdar’ın tarihi Uncular semtinde diğerlerinin arasına sıkışmış 3-4 katlı bir binanın son katı, bir köşesinde yerel malzemelerin sergilendiği bir salona dönüştürülmüş.
‘U’ şeklinde yerleştirilmiş masaların arkasında yerimizi aldıktan sonra önce bu tür organizasyonlarda neredeyse gelenekselleşmiş kuru fasulye ve pilavdan oluşan yemekten sonra ortam sohbet için uygun hale getiriliyor.
Mekan, İdris Güllüce’ye ait. (Bu arada İdris Bey’e burada bir iş yapıyor musunuz diye soruyorum. Cevap sadedinde İdris Bey, Yahudi’nin yanında çalışan ve daha iyi şartlar bulduğunda başkasına gitmesini istemediği işçisini ustabaşı yapmasını anlatıyor. Hani adamın kapasitesi ustabaşılığa yeterli değil, bir kez ustabaşı olduysa bir daha işçiliğe inemiyor, dolayısıyla olduğu yerden ayrılma imkanını kaybediyor. Bu misali anlattıktan sonra da devam ediyor. “Ben inşaat mühendisiyim, Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan sonra inşaat yapamayacağıma göre…”)
Bina tamamen sosyal faaliyetlerin yapıldığı bir mekana çevrilmiş. Bu çerçevede ayda bir kez de bir sohbet halkası kuruluyor. Bu ayki sohbetin başlatılması için de beni uygun görmüşler. Biz de, orada bulunan 40-50 kişinin şahitliğinde gecikmiş bir özrü dile getirerek başlattık sohbeti.
2
2000’li yılların sonu idi, ‘Ak Parti ve entelektüellerle ilişkisi’ temalı bir televizyon programına katılmıştım. O programda konuşmanın akışı içinde şöyle bir cümle kurmuştum kendimden emin bir şekilde. “Ak Parti, kendini, 70’li ve 80’li yıllardaki İslamcı entelektüellerin ürettikleri üzerine inşa etmiştir. Yani entelektüel faaliyetler kendi içindeki gelişmenin yanında siyaseti de beslemiştir. Bugün itibariyle ise siyaset çok başat bir durumdadır. Bu bağlamda belki benden şöyle bir cümle bekliyorsunuz; ‘bugün entelektüel üretim siyasetin gerisinde/gölgesinde kalmıştır.’ Hayır. Bugün entelektüel üretim tamamen durmuş vaziyettedir.”
3
İdris Güllüce’nin Uncular’da ki mekanında bir araya gelmiş dostlara yukarıda anlatılan olayı ve orada söylediklerimi anlattıktan sonra;
“Bugün sizin şahitliğinizde gecikmiş bir özrü yerine getirmek istiyorum. Ben o televizyon programında aslında kendimi ortaya koymuşum, sonra da kendi durumumu genelleştirmişim. Ben durmuşum, herkesi durdu zannetmişim. Ben donmuşum, benimle beraber her şeyin donduğunu vehmetmişim. Oysa dindarların ve/veya İslamcıların entelektüel çabaları hep devam etmiş. Hatta yer yer, 70’li yıllarda benim gibi tercüme eserlerle kendine bir koza örenlerin anlamakta zorlanacağı bir üst dil kurarak, gittikçe daha da derinleşerek ve genişleyerek devam etmiş.” şeklindeki tespitimi paylaştım.
O gün orada bulunan arkadaşlarla, bu tespit çerçevesinde 3 isim üzerinden, o üç isme ait metinler eşliğinde bir ufuk turu yapmaya çalıştık.
İhsan Fazlıoğlu, Fatih Şeker, Bedri Gencer.
Bu, diğerlerini ihmal etmek anlamına gelmez, ama sadece bu üç isim üzerinden bile, 1000 yıllık geleneğe yaslanarak bu günkü dünyaya söyleyecek ne kadar çok söze sahip olduğumuzu görebiliriz.
4
Niçin Bedri’yi başlığa çıkardığıma gelince, diğer iki isimle karşılıklı bir çay içmişliğimiz bile söz konusu değilken, Bedri’yi ta üniversiteye ilk girdiği yıllardan beri tanımamdan başka bir sebep söz konusu değil.
Bu vesileyle, özrümü daha da kuvvetlendirmek adına, Bedri Gencer’in 800 sayfalık ‘İslam’da Modernleşme’ isimli eserinin muhteviyatının, bizim 70’li, 80’li yıllarda edindiğimiz toplam birikimin/bilginin fersah fersah üstünde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Benimkisi biraz günümüzde bir Hristiyan’la Yahudi arasında geçen konuşmaya benziyor. Hani demiş ya Hristiyan Yahudi’ye “ben sana kızgınım.” Yahudi “hayrola” deyince, “siz bizim peygamberimizi öldürdünüz.” Yahudi, “o yıllarca önceydi” deyince Hristiyan “…ama ben yeni öğrendim” der ya hani… İlk baskısı 2008’de yapılmış olan ‘İslam’da Modernleşme’ isimli kitabın ben yeni farkına vardım, geç te olsa tamamını okuduktan sonra duygularımı sizlerle paylaşmak istedim, işte o kadar.

02 Aralık Güncel Haberler

02 Aralık Güncel Haberler

Hangi bitki çayı hangi hastalığa iyi geliyor?

Hangi bitki çayı hangi hastalığa iyi geliyor?

Denizli'de kalem görünümlü suikast silahı ele geçirildi

Denizli'de kalem görünümlü suikast silahı ele geçirildi

28 yıl sonra işgalden kurtarılan Laçin'in görüntüle

28 yıl sonra işgalden kurtarılan Laçin'in görüntüleri yayınlandı