• $13,1307
  • €14,9413
  • 757.002
  • 1811.65
16 Şubat 2017 Perşembe

Artık korkularımla baş başayım

1

Özellikle oğlanların babaları sağ olduğu müddetçe içlerindeki çocuk hiç büyümez.

Ne zaman eksik bir şey yapsalar…

Ne zaman lüzumsuz aşırılıklar içine dalsalar…

Ne zaman yaramazlık yapsalar, haddi aşsalar, suç işleseler, günaha girseler…

‘Çocuklardan böyle şeyler sadır olur’, diye kendilerini avuturlar.

Ta ki babaları ölünceye kadar.

Babaları öldüğü an, o belki de bir saniyelik zaman dilimine yılları sığdırarak biyolojik yaşlarına sıçrarlar bir anda.

Bazen orada da duramayıp zamanın içinde kayıp giderler.

11 Şubat Cumartesi günü, saat 05:20’de;

Bir anda babamın çocuğu olmaktan, torunlarımın dedesi olmaya geçtiğimi o kadar kesin, öylesine katı, burnumun bir duvara toslaması misali yaşayıverdim.

Bir süredir köyümüzün en yaşlısı sıfatını taşıyan; anamın 72 yıllık kocası ve benim 65 yıllık arkadaşım Hocanın Ahmet 100 yıla dayanan ömrünü tamamladı ve bu âlemden göçtü.

2

Babam öldü.

Artık hiçbir mazeretim kalmadı kimi yanlışlarımı rasyonelleştirmeye;

İbadetlerimdeki ihmaller ve eksiklikler için çocukluğuma sığınmaya şansım kalmadı.

Artık korkularımla baş başayım.

Artık sadece bir yaşlıyım.

3

Babam, ihtiyarlığın kendini yeni yeni hissettirdiği yıllarda; ‘ölüm nerede vaki olur ise orada defnedersiniz beni’, diyordu.

Daha sonra; ‘İstanbul’da ölürsem, Çengelköy Mezarlığı’nda yer bulabilirseniz buraya defnedin aksi halde köye götürün’, derken;

Son zamanlarda, çok kesin ve katı bir şekilde nerede vefat ederse etsin köy mezarlığında atalarının, babasının, annesinin yanına defnedilmeyi vasiyet eder olmuştu.

Vasiyeti gereği, karlı bir kış günü Terzi Ali Köyü’ndeki aile mezarlığına yatırdık Babamı,

Anasının babasının kucağına bırakıverdik…

Düşündüm de; eğer Babamın vasiyeti olmasa dahi, onu köye götürürdüm.

Şöyle ki;

İnsanoğlunun bu âlemdeki varlığının bir anlam kazanması için aidiyet önemli bir unsur.

Aidiyetin oluşması içinse mezarlıklar…

Ancak mezarlıklar sayesinde, biz hayatı geçmişten geleceğe akan bir nehir olarak algılayabiliriz.

Geleceğimizi inşa etmek için geçmişe uzanma zaruretini en kolay mezarlıklar ve mezarlıklarda yatanlar üzerinden gerçekleştirebiliriz.

Özellikle günümüzde büyükşehirlerdeki mezarlıklar bu duyguyu ve imkânı sağlayamaz bize. Büyükşehirlerdeki mezarlıkların özel bir kimliği yoktur, çünkü herkesindir, dolayısıyla hiç kimsenindir.

Oysa köy mezarlıkları sadece ‘bizim’dir.

Hatta köyümüzle, yani kökümüzle bağlarımızı sürdürmeyi çoğu kez o köyde bulunan mezarlık, o mezarlıkta metfun olan yakınlarımız üzerinden kurarız.

Her ne kadar, orada bırakıp dönmüş olsak da, çok iyi biliyoruz ki biz çocukları için bundan böyle daha fazla köye gitmemize babamızın orada yatıyor olması etken olacak.

Umarım torunları ve sonrası içinde o mezar çağırıcı, köklere ve geçmişe davet edici bir fonksiyon icra eder.

Not: Gerek Çengelköy’de, gerek Görele’de cenaze namazına katılarak; mezarlığa kadar gelip defin sırasında bizlerle beraber bulunarak, gerekse telefonla arayarak acımızı paylaşan tüm komşu, akraba ve dostlara hem şahsım hem ailem adına sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Her birinize sağlıklı, huzurlu uzun ömürler dilerim. Veleddalin, amin.

<p>Erdoğan, faiz-kur manipülasyonlarıyla mücadeleden Birleşik Arap Emirlikleri ile normalleşen ilişk

Başkan Erdoğan: Göreceksiniz enflasyon düşecek

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (30 Kasım 2021)

2300 yılından geldiğini iddia ediyor! 300 yıl sonra neler olacak

Türkiye'de satılan en ucuz sıfır otomobiller ve fiyatları